Küresel Düzen Çanakkale’yi Unutmamalıdır!

20

98 yıl önce, Atalarımız, Çanakkale’de onurlu bir mücadeleyle emperyalist saldırılara geçit vermediler.
O mücadelede bedelini bu ülkenin 250 bin evladı canlarını feda ederek ödediler.

Çanakkale Zaferi, tarih sahnesine Mustafa Kemal‘i armağan etti.

 O zafere rağmen, ilk paylaşım savaşı sonucu yurdumuz emperyalistlerce işgal edildi. Bu işgale karşı direnişin en büyük güç kaynağı Çanakkale Zaferi oldu.

O onurlu savaşın gerçek kahramanı olan Mustafa Kemal, Anadolu halkı ile verdiği kurtuluş mücadelesinden zaferle çıkarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.

Emperyalistler bu sonucu içlerine sindiremedi.

İç isyanları kışkırtarak çelme takmaya çalıştılar!

Mustafa Kemal’e suikastler planladılar!

Olmadı, başaramadılar.

İkinci Paylaşım Savaşı’na sokarak güçlenmeden yıkmaya çalıştılar, olmadı!

1947’de, “Marshall Planı” ile ilk çelmeyi taktılar.

Fakir genç kızı saldırıdan koruyan zengin delikanlı misali, tuzağa düşürdüler! “Yardım ediyormuş” gibi yaparak vatanımıza girdiler. Askeri üsler kurarak kirlettiler topraklarımızı. Önce dış işlerimize, sonra iç işlerimize karıştılar! Bilimsel, teknolojik, ekonomik gelişmemize ambargo koydular! Milli eğitimimize “danışman” olarak girdiler, “meslek sahibi, aklı egemen kılan, düşünen, nitelikli insan gücünün yetişmesine engel oldular.

Bu topraklarda binlerce yıl “ulus kimliği” ile yaşamakta olan kardeş toplumlar arasına “etnik ve mezhepsel ayrılık” tohumlarını ektiler.

İşbirlikçi yöneticilerle halka zulüm ettiler, yoksullukla terbiye ettiler.

Daha 1880’lerde çizdikleri “bölünmüş Türkiye” haritalarını gerçekleştirmek, bu suretle Ortadoğu’nun petrol ve maden kaynaklarına sahip olmak için “kardeş kavgasını” körüklediler.

Eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, yatırıma harcayacağımız kaynaklarımızı bu akıldışı kavgada tükettirdiler.

Onlar “BOP” dediler, biz “HOP” diyemedik!

Aksine, birileri “eş başkan” oldu!

Bu arada bütün ulusal varlıklarımız yabancıların eline geçti.

Ülkemizdeki yabancı şirket sayısı 30 bini geçmiş!

“Ulus Devlet” yok sayılıyor!

“Ulusalcı” olmak en büyük suç!

Tıpkı, Osmanlı’nın son dönemlerinde olduğu gibi!

Dünya egemenlerine borçlandık.

Bütçemizin büyük kısmı “borç faizlerine” gidiyor.

Halk, yoksulluk ve işsizlikle terbiye ediliyor; birkaç torba erzak ve birkaç çuval kömürle köleleştiriliyor!

Ordumuzun en onurlu subayları tutsak, sınırlarımız Allah’a emanet!

Yenildik sanıyor Emperyalistler!

Yanılıyorlar!

Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi; bu ulus yeniden uyanacak ve meşru müdafaa hakkını kullanacaktır!

Küresel düzen Çanakkale’yi ve Kurtuluş Savaşı’nı unutmuş!

Biz unutmayalım!..