Kümelenme..(3)

101

“Kümelenme; içersindeki tüm üyelere rekabet avantajı sağlar.”

Küreselleşmenin yaygın bir şekilde arttığı dünyamızda, iş yapış şekilleri de ona göre değişmiştir. Bu değişime ayak uydurabilenler ancak ayakta kalabilmişlerdir. Türkiye’nin de bu arenada boy gösterebilmesi için rekabet gücüne ve yüksek katma değere sahip ürünler üretip, bu küresel pazara sürebilmelidir. Bunu yapmanın yolu araştırma geliştirme, kamu, sivil toplum kuruluşları, Üniversite, araştırma merkezleri ve sanayiden geçmektedir. Görülüyor ki son zamanlarda Üniversite bölgelerinde kurulan Teknoparklar vasıtası ile sanayi üniversite işbirliğinin yoğun olduğu bu bölgelerde kümelenme yapılarına önem verildiği gözlenmektedir. Bu iş asında rekabetçi ortamda şirketlere avantaj sağlayacak gelişmelerdir. Bu oluşumlar kesinlikle desteklenmelidir.

Bir işletme eğer faaliyet gösterdiği alanda oluşan ortalama kar avantajının üzerinde kar etmek istiyorsa ve bu karıda sürdürülebilir kılmak istiyorsa iş stratejilerini buna göre kurgulamak zorundadır. Aslında rekabet avantajı geliştirmek için işletmelerin rakiplerinden daha üstün kaynaklara ve yeteneklere sahip olması gerekir. Eğer bir işletmenin üstünlüğü yoksa diğer firma tarafından kopyalanır ve elde edilen rekabet avantajı ortadan kalkar. Rekabet avantajı kaynak ve yetenek üstünlüğünü göstererek oluşturulan maliyet avantajı ve farklılığın ortaya konması ile oluşur.

Kümelenme Rekabeti üç ana yolda etkiler. 1. Kümelenme içinde bulunan işletmelerin üretkenliğini artırır. 2. Yeni ürünlerin oluşmasını sağlayarak yenilikçiliği özendirir ve gelecekte rekabet avantajlı ürünlerin üretilmesini sağlar. 3. Yeni ürün ve değişik iş yapış şekilleri ile birlikte genişleyen ve güçlenen yeni iş kolları oluşturur.

Bir kümelenmenin üyesi olmanın avantajları ise başlıca,  girdilerin sahip olunmasındaki; ilişkili şirketlerin koordine edilmesindeki; bilgi ve teknolojiye ulaşmadaki; uzmanlaşmış ve deneyimli personeli bulmadaki kolaylık gibi sayacağımız bir sürü özellik vardır. Kümelenme dışında bulunan şirketlere göre Kümelenme içindeki şirketler rekabette avantajlı konuma geçecektir. Kümelenmeler işletmelere çeşitli fırsatlar sunarlar. Ciddi bir tedarikçi alt yapısına sahip olunur. Yerel tedarikçiler oluşur. Maliyet ve zaman tasarrufu sağlanır. Envanter ihtiyacını minimize eder. Yakınlık ve yerellik iletişimi kullanılarak satış sonrası hizmetlerinde maliyetleri düşürülür. İşletmeler arası bağlar kuvvetlenir. İşletmelerin paydaşları ile ilişkileri artar ve birbirlerine olan güven bağları artar. Teknik ve rekabet bilgileri kümelenme içinde ciddi bir bilgiye dönüşür. Oluşan bu bilginin birbirlerine akışı hızlanır. Devlet’in yapması gereken yatırımlar daha düzenli olacağından mükerrer yatırımlar yerine Kümelenme bölgelerine uygun yatırımlar yapılır. Ülke kaynakları heba edilmez. Kümelerdeki bu yapısal durum, bu işletmelere finans sağlayan kuruluşlara da risksiz bir şekilde finans hizmeti vermesini kolaylaştırır. Kümelenmenin içinde bulunan işletmelere daha avantajlı finans sağlayabilir duruma gelir. İşletmeler ürettikleri malları bilinen müşterilere vererek risklerini aza indirirler.

Yeni işletmeler kurulmaya başlandığında ise ilgili kümelere dahil edilmesi gerekir. Böylelikle Kümelenmede oluşan tüm rekabet avantajlarından faydalanması sağlanır. Böylelikle işletme diğer yerlere göre sektöre girerken avantajlı konumda girmiş olur.

Kümelenmenin kendisi baktığımızda aslında önemli bir iç pazar oluşturur. Tedarikçileri, personeli, satış sonrası hizmetleri, finans şubeleri ve diğer ilişki kurdukları paydaşları ile birlikte.

Aslında bakıldığında Kümelenme; şirketlere ve paydaşlarına sadece rekabet avantajı sağlamıyor, aynı zamanda teknolojinin uygulanmasına, gelişimine, iletişimin artmasına, uzmanlaşmış profesyonel insan gücüne, ekonomik kalkınmaya ciddi katkı sağlıyor. Her şeyden önemlisi o ülkeye kattığı sosyal ve teknolojik gelişmeyle birlikte, bireylerin ekonomik ve sosyal anlamdaki gelişmişliğine verdiği güçle mutlu ve sağlıklı bireylerin yetişmesine imkan sağlamış oluyor.