Kosova Seyahati, Türkçe’nin Önemi!

62

Öncelikle tadı damağımızda kalan bu gezinin düzenlenmesi ve bize de vesile olmasını sağlayan herkese canı gönülden teşekkürlerimi sunarım.

Yaklaşık altı günlük Kosova-Prizren merkezli gezimiz neticesinde birçok ülke, şehir ve millet görme fırsatı bulduk. Gördüğümüz bu coğrafyalar ve üzerindeki kültür tarih bizler için yabancı olmayıp, okul yıllarından başlayan eğitim serüveninde dinlediğimiz öğrendiğimiz bilgilerin somut görüntüleriydi.

*****

Priştina hava limanında bizi bekleyen Kosova Aydınlar Ocağı Başkanı Ferhat Derviş Bey ve soydaşlarımızın karşılamalarıyla başlayan Kosova serüvenimiz, Kosova parlamento sıralarında, Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar Bey’in ve Türk kökenli diplomatların misafirperverliği ile zihinlerde şekillendi.

Serüvenin ikici günü toplantı faslıyla devam edip, Kosova hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı ve şehir gezisiyle son buldu. Bu arada yağan yağmur havanın soğumasına neden olsa da Türk kardeşliğine susayan bölge insanının sıcaklığı yürekleri ısıttı. Devam eden günlerde sırasıyla Makedonya-Üsküp, Arnavutluk-İşkodra ve Adriyatik denizi gezileriyle son buldu.

*****

Kosova merkezli gezimizde birden fazla ülke ve millet gözlemle şansı bulduk. Gördüğümüz ülkeler yaklaşık beş asır boyunca Türk kültürü medeniyetiyle şekillenmiş ve imar edilmişlerdi. Bu eserler bazen konuşur bazen de görünür oldular.

Geziden çıkardığım en büyük sonuç konuşur eserlerin korunması yönündedir. Konuşur eserlerden kastım halen Türkçe’yi unutmayıp konuşabilen, Osmanlıyla bölgeye yerleşen, vefakâr Osmanlı tebaası ve Türk soydaşlarımızdır. Çok güzel ve hazin durumlar görme ve Ferhat Derviş Bey’den dinleme fırsatı bulduk.

Güncel yazılar ve konferanslarda, Türkçenin korunmasına sürekli dikkat çekilmektedir, bu çabanın sebebini bu gezide iyice anlama fırsatı buldum. Çünkü dilini kaybeden insan kültür medeniyet adına her şeyini kaybetmiş olmaktadır. Bir nokta dil bir insanın kimliğidir. Dilini unutan bireyin, sadece dilini değil, medeniyetini kültürünü de unutup günlük hayatta kullandığı anlaştığı dilin etkisindeki medeniyete göç etmektedir. Manidardır ki, bu çıkarımları gezimizdeki gözlemlerimden yapmaktayım.

Balkanlarda yaşayan Türk Kültür Medeniyetinin korunması ve devamı adına bu merkezlere dil konusunda daha fazla yatırım yapılması, alınacak sonuçların görülmesi içinde Prizren’den 10 km mesafedeki Mamuşa’ya gidilmesinde fayda olacağını düşünmekteyim.