Işid yeni bir Peşmerge Hareketi Olmaya Aday!

69

 

Doksanlı yıllarda, cereyan eden hadiselere baktığımızda;

Bu güne benzer olaylar yaşandığını,

Aynı tepkiler ve aynı algılamalar olduğunu görmekteyiz.

Tesadüf müdür?Bilinmez…

Gelişmelere bakıldığında, şaşmayan bir hedef, var.

Türk milletinin birliği ve Türk devletinin dirliğihedef alınmıştır.

Doksanlı yıllarda ki olaylar gibi…

Halepçe katliamı yapıldı, Peşmergeler güneydoğu sınırlarımıza dayandı,

İnsani duyguları harekete geçiren batılılar, Iraktan kaçan herkesi, sorgulatmadan sınırlarımız içine aldırdılar.

Doğu Anadolu’nun birçok yerleşim bölgeleri onlara tahsis edildi.

Özellikle, köy-kent projesi kapsamında, “mezraları bir merkezde toplamak üzere imal edilmiş yerleşkeler…”

Dönemin başbakanı Özal; bir koyup üç alacağız gibi toplumu kandıran o meşhur mesajı vererek, milleti tepkisiz hale getirdi.

Tabi, üçün birini dahi alamadı… Ne oldu?

Peşmerge ile birlikte, on iki eylülde ne kadar kaçak duruma düşmüş militan varsa, gerilla eğitimi alarak, sınırlardan içeri alındı.

Peşmerge bölgede keşif imkânı buldu…

Daha sonra malum! Bölge kan gölüne döndü…

O günlerde kazandıkları mevziler sayesinde;

Bölgeyi nasıl teslim edebiliriz gibi bir projenin kılıfını, “çözüm süreci” adı altında tasarlamaya çalışmaktadırlar.

Başta aydınlık gazetesi olmak üzere, bir çok basın organın ifadesine göre; Sayın başbakan; hakkını yememek lazım, bu konuda, tam bir “müstemleke valisi” gibi çalışmaktadır.

Birçok siyasi şahsiyetin ifade ettiği üzere, Sayın Cumhurbaşkanı ise tasdik memuru hükmünde görünüyor.

Suriye de başgösteren olaylara bakıldığında,aynı gerekçe aynı mesajlar aynı hedef ve stratijiler hayata geçirilmiştir.

Hamaset nutukları atan sayın başbakan ve onun hariciye bakanı,

Milletimizin İslami hassasiyetini istismar edercesine bu konuyu,duyarlılıktan uzak,üzerinde muhakeme edilmeden millete yutturmaya çalışmaktadırlar.

Beşir Atalay’ın ifade ettiğine göre; Suriyeli mültecilerin sayısı, yaklaşık olarak, bir milyon yüz bin kişi civarındadır.

Kesin sayıyı bilmediği için yaklaşık olarak ifade etti. Ya da hakikati gizleyerek muğlak bir rakamdan bahsetti.

Mülteci olarak ülkemizde bulunan guruba, şaka gibi bir teklifte bulunularak,

Hazırlanmış kamplara yerleşmelerisöylemekteler.

Kimin nerede ve hangi şartlarda ikamet ettiği bilinmediği gibi, sayıları da bilinmemektedir.

Bölgemizde dehşet saçan Işid örgütü ile ilgili organik bağları da bilinmiyor elbet…

Ya da biliniyor ve gizleniyor…

Bu hükme nasıl varıyoruz? Çünkü hükümet, yasal olmayan güçlerle “paralel” hareket kabiliyetindedir.

Paralel yapıyı da, milletten gizlemediler mi?

Ne zaman paylaşımda anlaşmazlık çıkınca olanlar oldu…

Işid organize terör örgütüdür. Hedeflerini tespit etmiş, stratejisini ona göre harekete geçirecektir.

Yani hangi insanı ve hangi noktayı vuracağı önceden bellidir.

Lakin devletin güvenlik birimleri bundan haberdar değil…

Birbirlerini fişlemekten, terör örgütünün kapasitesi ve muhtevasını tespit edemiyorlar.

Ülkemiz; Hizbullah’ın yaptıklarına, rahmet okutacak gelişmelere gebedir.

Sindirilmiş millet, daha da sinecek, gözleri önünde öldürülenlere şahitlikten bile kaçınacaklardır.

Kim niçin vurulduğunu bilemeyecektir.

Musul ve Kerkük te Türkmenler yerlerinden yurtlarından çıkarılıp öldürülürken, hiç bir haber kanalında gündeme gelmeyişi, çok manidar değil mi?

Gazze’de ölenler, insan da, onlar insan değil mi? Her ikisi de Müslüman değil mi?

Elbette insan…  elbette Müslümanlar…

Lakin Işid terör örgütünün vahşetini deşifre etmeyenler, gelecekte ülkemizde, yapabileceklerinin de örtbas edilebileceğine işaret etmektedirler.

Hayâsızca bir politika izlenmekte…

Medya ve basın, ordu ve polis, gelişmeleri seyrederken,

Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP, siyasi ikballeriyle meşguldürler.

Müşterek hareket ettikleri, terör örgütleri ise mevzi kazanmaktalar…

Işid ve başbakanında dediği gibi, “ya taraf olacaksınız,ya da bertaraf…”

İki kutuplu bir toplum yapısında, organize olmuş güçler, azınlık ta olsa kazanma şansı daha yüksek değil mi?

Bölgemizdeki gelişmeleri duyarlılıkla gözlemlediğimizde bunu daha iyi anlayacağız.