Hadislerden Bir Demet

47

             – İlim öğreniniz. Çünkü onun öğrenilmesi, Allah’tan korkmaya vesiledir. Onu Allah için öğretmek, Allah’a gönülden saygının bir ifadesidir. Onu öğrenmek ibadettir. Müzakeresi tesbihtir. Ondan bahsetmek cihaddır.

     – Bir âlimin yatağına yaslanarak kitabına, bir saat bakması yetmiş saat ibadetten hayırlıdır.

     – İlim öğrenen, Rahman olan Allah’ın rızasını aramaktadır. İlim öğrenen kişi, İslâm’ın ana direğidir. Mükâfatı, peygamberlerle birlikte verilir.

     – İlim öğrenmek; Allah katında nafile namaz, oruç, hac ve Allah yolunda cihaddan daha faziletlidir.

     – İlminden faydalanılan bir âlim, kendisini ibadete veren bin âbidden daha hayırlıdır.

     – Âlimlerin mürekkebiyle şehitlerin kanı tartılsa, âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanından ağır gelecektir.

     – Kim ki ilim öğrenirken ölüm kendisine ulaşırsa, onunla peygamberler arasında, bir  tek mertebe kalır. O da: Peygamberlik mertebesidir.

     – İlmin en üstünü, Allah’ı tanımaya vesile olan ilim (yani iman ilmi)dir. Bilerek yapılan az amel fayda verir. Bilgisizce yapılan çok amel ise fayda vermez.

     – Ben Âdemoğullarının en cömerdiyim. Benden sonra onların en cömerdi ise, öyle bir kimsedir ki, bir ilmi öğrenir ve etrafına yayar. Allah Kıyamet günü bunu, başlı başına bir ümmet olarak haşredecektir.

     – En üstün cihad, zâlim bir hükümdara karşı söylenen hak sözdür.

     – En faziletli cihad, kişinin kendi nefsi ve nefsinin gayri meşru isteklerine karşı yaptığı mücadeledir.

     – Dikkat edin! Kur’an’ı öğrenen, onu öğreten, içindeki hakikatleri başkalarına bildiren kişinin ben elinden tutar Cennete götürürüm.

     – İslâmı ihya etmek için, ilimden bir mesele öğrenen kişiyle, peygamberler arasında sadece bir derece farkı vardır.

     – Kim ki ilimden (yani imanî ve tahkikî ilimden) bir mesele öğrenirse, ister onunla amel etsin, ister etmesin, bu, kendisi için bin rekat nafile namaz kılmaktan daha faziletlidir. Eğer onunla amel de ederse veya başkasına öğretirse, bunun ve Kıyamete kadar bununla amel edenlerin sevabı kadar sevap kazanır.

     – Şu dört haslet mü’minde bulunursa, Allah ona Cennetini vacip kılar. (1) Dilinin doğruluğu. (2) Malında cömertlik. (3) Kalbinde sevgi. (4) Yanında bulunsun bulunmasın herkesin iyilik ve selâmetini gönülden arzu etme.

     – Dini âlet ederek dünyayı kazanmak isteyenlerin vay haline.

     – Bir kişinin hikmetli bir söz dinlemesi, bazan kendisi için bir senelik nafile ibadetten daha hayırlı olur. İlmî müzakerenin yapıldığı yerde bir saat oturması, onun için bir köle âzad etmekten daha hayırlıdır.

     – Allah’ın senin vasıtanla bir kişiye hidayet vermesi, senin için, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır.

     – Güçlü kuvvetli kişi, insanları yenen değil. Aksine öfkelendiğinde kendisine hâkim olandır.

     – Bir müslüman, din kardeşine hidayetini arttıracak ve bir kötülükten alıkoyacak hikmetli bir sözden daha üstün bir hediye veremez.

     – İlim öğrenene, o haldeyken ölüm gelip çatarsa, şehid olarak ölür.

                                                              x

       (Îmana dâir âlî bir TEFEKKÜRNÂME Tevhîde dâir yüksek bir MÂRİFETNÂME’ den)

Önceki İçerikYumuşak Atın Çiftesi Pek Oldu
Sonraki İçerikYunanistan, İşgal Ettiği Adalarımızı İlhak Edip Topraklarına Katarken, Erdoğan, Güler, Fidan Ve Yerlikaya Seçim Meydanlarında Dolaşıyordu!
Avatar photo
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.