Gazze – İsrail

307

Hamas‘ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim 2023 Cumartesi sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatırken, herhalde kendilerini sadece galibiyete odaklandırmış olmalılar. Oysaki yaptıkları işin önünü arkasını ve sonunu iyice düşünüp hesap etselerdi böyle akılsızca bir saldırı planını gerçekleştirmezlerdi.

                Gerçekleştirmezlerdi çünkü biz bu filmin benzerlerini daha önceden defalarca görmüştük.

                2 Ağustos 1990 yılında Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgalinde bir hastanenin çocuk kliniğinde çocukların gelişigüzel yerlere atılıp, ranza altlarında yerlerde sürünmeleri, aynı anda bütün dünya televizyonlarına servis ediliyordu. Bu servisi yapan kimdi diye soracak olursanız; ABD’nin Kuveyt Büyükelçisinin hemşire rolüne girmiş kızıydı.        

                *Bütün dünyanın gözü önünde Gazze şeridi yakınlarında İsrail gençlerince düzenlenen Müzik Festivaline baskın düzenleyip, 260 gencin ölümüne sebep olmak,

                *Öldürdükleri bir bayanı çırılçıplak soyup kamyonet arkasında halka teşhir etmek!

                Bu görüntülerin aynı anda bütün dünya televizyonlarında yayınlanması acaba hangi aklın ürünüdür?

                Bütün bu soruların cevabını bulmak için hafızamızı tazelememiz gerekiyor. Bugün Hamas güçlerinin İsrail’i bombardıman etmesini isteyen akıl kimden geliyor ise; Saddam Hüseyin’e Kuveyt’i işgal ettiren aklın sahibi de odur.

                Osmanlı’nın kanı, canı ve malı pahasına yüzyıllarca koruduğu Arap topraklarını Siyonistlere peşkeş çeken başta Mekke emiri Şerif Hüseyin olmak üzere birçok Arap şeyh ve emiri, İngilizlerle birlikte olup Kutsal Topraklarda Türk askerini arkadan vurmuşlardır. Bu ihanetlerinin bir bedeli olacaktı elbet. İşte o bedeli de o günkü hainlerin, bugünkü masum torunları ödüyor.

                Bizim Gazze de yaşanan olaylara bakış açımız; ümmet, din kardeşliği gibi duygularla yaklaşmaktan ziyade, tamamen insani bir bakıştan ibarettir. Bu kutsal topraklarda ölenler ister Yahudi olsun, ister Müslüman Arap. Yaşanan olaylar tamamıyla vahşet ve dramdan ibarettir.

                Türk Milletinin yüzyıllardır Filistin Müslümanlarına yaptığı onca fedakârlığa karşılık:

                *Bugün dahi  “Dost Filistin” dediklerimiz, sözde Ermeni Soykırımını tanıyan Filistin’dir. Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas’ın Filistin’de bir caddeye “Ermenistan” ismini verdiğinin de bilinmesi gerekir.

                *Filistin Kurtuluş Örgütü, Türkiye’deki Komünist hareketlerin en yoğun olduğu yıllarda(1970-1980 arası) o günün komünist liderlerini kamplarında eğitmiş, PKK’ya da kucağını açmıştır.

                *PKK’lı teröristlerin ve onlarca büyükelçimizi ve vatandaşımızı katleden ASALA terör örgütü üyelerinin eğitimlerinin verildiği, yetiştirildiği yerler Filistin kamplarıydı.

                *2009 yılında Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas, Kıbrıs Rum kesimini ziyaret ettiğinde Kıbrıs sorununda Rum tezlerini desteklediklerini açıklamıştı.

                *Türkiye’nin “Mavi Vatan” davasında Yunanistan’ın yanında yer alan da Filistin ve Arap dünyası olmuştur.

                *Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 09 Ekim 2019 tarihinde PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı “ülkemizin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek” amacıyla başlatıldığı Barış Pınarı Harekâtı’nı Arap Birliği ile birlikte kınayan da yine Filistin olmuştur.

                *13 Haziran 2023 tarihinde Filistin Yönetimi Lideri Mahmut Abbas Çin’i ziyaret ettiğinde, Uygur Türklerinden terörist olarak bahsetmiştir. Mahmut Abbas, Çin de bir Uygur soykırımı olmadığını, Çin hükümetinin terörizmle mücadele ettiğini ve Filistin halkı olarak Çin’i desteklediklerini söylemiştir.

                Sağlıklı günlerde kalmanız dileklerimle.