Fikir Damlaları (7)

184

     -Aşk olmayınca,
meşk / çalışma olmaz.

     -Önce iman /
inanç, sonra amel / gereğini yapmak.

     -Önce ilim, sonra
madde, atbaşı gitmeli.

      Biri bilmek,
diğeri yapmaktır.

     -Önce mânâ, plân –
program,

       Sonra mânânın,
madde olarak zuhûru.

     -Önce karar, sonra
karar-gâh / uygulamak için mekân.

     -Mâbudu / tapılanı
bilmek, mâbedi / tapılacak yeri gerektirir.

     -Her hareket,
alınan kararın sonucu.

      Her karar, tatbik
yerini ve tüm bunlar;

      Kimin için
yapıldığını ve bunun için mekânı akla getirir.

     -Tekrar olmazsa,
nisyan / unutmak galebe eder.

     -Bildikçe korku
büyür, amel artar.

     -İncitme korkusu;

       İnsanı sevdiğine
karşı dikkatli olmaya sevkeder.

     -Tren rayda, uçak
ve gemi rotada, yolcu yolunda gerek.

     -Hedefe durarak ve
ters yönde giderek varılmaz, ancak uzaklaşılır.

     -Fiilden fâile,
nakıştan nakkâşa, resimden ressâma, besteden bestekâra geçmeli.

     -Tuğlalar; birlik,
dayanışma ve birbirine destek olmakla binayı oluşturur.

     -İnsan büyüse
büyüse kâinat / evren, kâinat küçülse küçülse insan olur.

     -Kâinat büyük bir
insan, insan küçük bir kâinattır.

       Nitekim Hz. Ali:

     “Ey insan cirmini
/ cismini küçük görme! Sende âlemler dürülmüştür.”

      Şeyh Galip ise:

     “Hoşça bak zâtına
zübde-i âlem (âlemin özeti)sin sen;

     Merdüm-i dide-i
ekvan (kâinatın göz bebeği) olan Âdemsin sen.” demiştir.

     -“Akıl,

     İnsanın içindeki
Peygamber.

     Peygamber,

     İnsanın dışındaki
akıldır. (İmam Cafer-i Sadık)

     Peygamber bize
neyi kullanmayı öğretti?

     Cevap: Birçok
şeyi…

     Peki en önemlisi
nedir?

     Akıl.

     Peygamber
Efendimiz bize aklı vahyin rehberliğinde kullanmayı öğretmiştir.

     Vahyin
rehberliğinde kullanılmayan akıl;

     İnsanlığın başına
belâ olmuştur.” (Veli Tahir Erdoğan)

     -Akıl, göz
gibidir.

     Işık olmayınca göz
nasıl ki, işe yaramıyor!

     Işığı vahiy olan
akıl gözü de,

     Vahiy ışığından
mahrum olursa,

     Bir işe yaramaz!

     -“Dinin konusu
dünya ve ahirettir.

      Ebedî hayatı
kaybetmek,

      Dünyadaki
kayıplar içinde en büyük kayıp olduğu için,

      En dikkatli
olunması gereken alanlardan birinin de

      Din olması
gerekir.”

      (Veli Tahir
Erdoğan)

Önceki İçerikStalin ve Yolunmuş Tavuk Hikâyesi
Sonraki İçerik‘Türk Birliği için Ortak alfabe ve ortak iletişim dili şarttır.’ Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. METİN KARAÖRS; ‘Bu Mümkündür.’ Diyor.
Avatar photo
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.