11.6 C
Kocaeli
Perşembe, Mayıs 14, 2026
Ana SayfaDin ve AhlâkDüşün Damlaları (37)

Düşün Damlaları (37)

“Allah, size emanetleri ehline vermenizi emreder.”

(Nisa: 58)

Osman bin Talha; Mekke’li olup;

Müşrik, yani Allah’a şirk / ortak koşanlardan biriydi.

Kâbe’nin anahtarı onda bulunurdu.

İşte bu müşrik adam Fetih günü:

Kâbe’nin kapısını kilitleyip,

Hz. Peygamber’in Kâbe’ye girmesine engel olmuştu!

Bu durumu hazmedemeyen

Ve zor kullanmak zorunda kalan Hz. Ali;

Anahtarı onun elinden alarak kapısını açtı.

Böylece, Hz. Peygamber Kâbe’ye girebilmiş oldu.

Çıktıktan sonra amcası Abbas,

Anahtarın kendisine verilmesini istedi.

Hz. Peygamber ise,

Anahtarın -müşrik omasına rağmen, fakat işin ehli olduğu için-

Yine eski sahibine verilmesini emretti.

“Sana vereyim ama, sen de gel İslâm ol!”

Diye de bir şart ileri sürmedi.

Anahtarı güzelce muhafaza ettiği

Ve bunu liyakatle yerine getirdiği için,

Kâbe’nin anahtarının onda kalmasını istedi.

İşte Hz. Muhammed’n İslâm olsun olmasın;

İşin ehline verilmesini,

Emanetlerin lâyık ellerde bulunmasını isteyen;

İslâm’ın emanetlere bu şekilde bakışı sayesinde;

Osman bin Talha müslüman oldu.

Emanet damlasında İslâm okyanusunu gördü.

Damla denizden haber verdiği gibi,

Hz. Muhammed’in bu davranış damlasında;

İslâm’ın okyanus hükmünde olan hakikatini

Ve İslâm’ın aslını ve rûhunu görerek,

Bir an bile tereddüt etmeden müslüman oldu.

İşte bu gerçek karşısında;

Herkes İslâm oluşunun hassasiyetini bilmeli.

Söz ve davranışlarını buna göre

Tespit ve tanzim etmeli, ayarlamalı.

Hayra vesile olacak sözler sarfetmeli.

Hakk’a vesile olacak davranış

Ve hareketler içinde bulunmalı.

Doğruyu tercih ettirecek kapıları açmalı.

Sonucu muhataplara bırakmalı.

“Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.”

Kabilinden sözler söylemeye çalışmalı.

Çünkü örnek olmak bizden, etkili kılmak Allah’tan.

Hep bu niyet içinde olup,

Amellerin niyetlere göre itibar göreceğini,

Hiç hatırdan çıkarmamalı.

Muhsin Bozkurt
Muhsin Bozkurt
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.

Seçtiklerimiz

spot_img