8.8 C
Kocaeli
Pazartesi, Mart 9, 2026
Ana SayfaÖne ÇıkanlarDr. Zeyyat Parman, Şehrimizin Çocuklarına Adanmış Bir Ömür

Dr. Zeyyat Parman, Şehrimizin Çocuklarına Adanmış Bir Ömür

Evet, dile kolay! Dr. Zeyyat Parman tam 60 yıl şehrimizin ailelerine, çocukları için hekimlik yapmıştır. Eşi Dr. Nezahat Parman da 40 yıl bu kutsal mesleğe emek vermiştir.

Kendilerini, 1983’te açtığım tıbbi laboratuvarımı tanıtmak için muayenehanelerine yaptığım ziyaret ile tanımıştım. Güler yüzlü, güven verici, samimi tavrını görünce örnek alınacak bir meslek büyüğüm ile görüştüğümü anlamıştım. Bu özelliklerinin yanında bilgi birikimi ve fedakârca çalışması ile İzmitlilerin sevgisini kazanmış hekimlerdendi. Hekimlikte güven verici davranışın önemine işaret ederek, gerekmedikçe tahlil istemediğini ve ihtiyaç duyduğunda hasta ailelerini bu konuda bilgilendireceğini konuşmuştuk. Laboratuvar hizmetlerim vesilesiyle, hekimliği bıraktıkları 2019 yılına kadar zaman zaman mesleki irtibatımız devam etti.

Dr. Zeyyat Parman 1953’te İstanbul Tıp Fakültesinden hekim, 1958’de de Şişli Çocuk Hastanesinden uzman olmuştur. Eşi Dr. Nezahat Parman da sınıf ve ihtisas arkadaşıdır. O tarihte Sağlık Bakanlığının iki boş kadrosundan biri İzmit Belediyesinin süt çocuğu muayene ve müşavere tabipliği olup, şehrimizin İstanbul’a yakınlığı sebebiyle buraya atamasını yaptırmıştır. Dr. Nezahat Parman ise serbest hekim olarak muayenehane açmıştır. Bu muayenehane, Alemdar Caddesi ile Hürriyet Caddesi’nin köşesindeki, şimdiki Vakıflar binasının bulunduğu yerdeki binadadır. Burayı mesai saatleri dışında Zeyyat Parman da kendi muayenehanesi olarak kullanmıştır. Muayenehane ve evlerini 1963’te yine Alemdar Caddesi No: 44’teki Parman Apartmanı’na taşımışlardır. Evleri de aynı adreste olduğu için 7/24 diyebileceğimiz şekilde hekimlik hizmeti vermişlerdir. Altmışlı ve yetmişli yıllarda şehrimizde çocuk hekimi çok az olduğu ve hastanelerde yeterince acil hizmet verilemediği için hafta sonları ve geceleri de adeta acil hekimi gibi hizmet sunmuşlardır. Bazı günler geceleri iki-üç defa yataklarından kalkıp hasta baktıklarını söylerlerdi.

Dr. Zeyyat Parman, belediyedeki kadrosunda 12 yıl çalıştıktan sonra SEKA Genel Müdürlüğünün kreş hekimliğine geçmiştir. 1979’a kadar burada da çalışır. O tarihte çıkan tam gün yasasının, memur kadrosundaki hekimlere muayenehane yasağı getirmesi sebebiyle emekli olur. 1979’dan itibaren eşi ile birlikte tam gün muayenehanesinde hastalarına bakmaya devam eder.

Muayenehaneleri; İzmit ve Kocaeli’nin diğer ilçelerinin yanında, Adapazarı’nın Sapanca ilçesi insanları için de başvurulan güvenilir bir adres olur. 1967’de yaşadıkları bir olay ise unutulmaz ve ilginçtir. Şöyle ki, kendisinin öldüğü yönünde bir dedikodu çıkmıştır. Bazı hastalarının başsağlığı için bürolarına gelip kendisinin sağ ve sıhhatte olduğunu görmeleri ilginç durumlar yaratmıştır.

Öldüğü zannı sebebiyle özellikle köylerden gelen hastalarının gelmediğini fark etmiştir. Bunun üzerine halkı bilgilendirmek amacıyla çok okunan bir yerel gazetede, ölmediğini ve hekimliğine aynı adreste devam ettiğini bildiren; ayrıca başsağlığına gelenlere teşekkür eden bir ilan verir. Bu ilan daha sonra Milliyet gazetesinde Hasan Pulur’un köşesinde “günün ilanı” olarak değerlendirilir.

Altmışlı yılların çocuk sağlığı sorunları ve hastalıkları bugünkünden çok farklıdır. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları hocalarından Prof. Dr. Şükrü Hatun’un isteği üzerine, 2012’deki Tıp Haftası’nda hekimlere yaptığı konuşmada verdiği bilgiler anlamlıdır. O yılların hastalıkları; difteri, sıtma, tüberküloz, tifo, kızamık, çocuk felci, menenjit hatta çiçek gibi hastalıklardır. Evde yapılan doğumlarda göbek kordonu kesimindeki dikkatsizlik sebebiyle yenidoğan tetanozu da görülen sağlık sorunlarındandır. Sıtma ve tüberküloz ile ciddi bir mücadele

vardır. Çocuk felci aşısı çok yenidir. Aşılama hizmetleri yeterince gelişmediği için bu hastalıklar sık görülmektedir. Hekimler teşhis, takip ve tedavide bu konularda çok dikkatli olmak durumundadırlar. Ayrıca halkımızın bazı yanlış bilgi ve alışkanlıkları da sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bunlardan ikisi ilginçtir: Gazı sebebiyle çok ağlayan çocuklara, yerelde bazı yaşlı kadınlarımız “ümmü sübyan hastalığı” adıyla bebeğin sırtına jiletle çizikler atarak tedavi ettiklerini zannetmektedirler. Bir de “kafası parlak” hastalığı (!) vardır. Bebeğin kafa kemiklerinin birleşme yerlerindeki normal belirginlik hastalık zannedilmekte; bebeğin kafasına, uygulandıktan sonra sertleşen çirişten bir takke geçirilmektedir. Ayrıca bebeğin kundaklanarak sıkıca sarılması, beşiğe bağlanması ve beslenme yanlışlıkları sebebiyle sıkça görülen raşitik gelişmeler… Tüm bunlar hekimlere, insanlarımızın ciddi bir bilgilendirme ihtiyacına işaret etmekte ve bu alanda da çalışma sorumluluğu yüklemektedir.

Dr. Zeyyat Parman, muayenehanesini kapattığı 2019 yılına kadar tam 60 yıl bu şehirde hekimlik yapmıştır. Eşi Nezahat Parman ise 1999 Gölcük depremi sonrası, 40 yıl çocuklarımıza hekimlik yaptıktan sonra muayenehaneyi tamamen Zeyyat Parman’a bırakmıştır. Nezahat Parman, hekimliğinin yanında 1968’de İzmit Soroptimist Kulübünü kurarak kadınlarımızın ve kız çocuklarımızın eğitim faaliyetlerini destekleyen çalışmalara katkı sunmuştur. Zeyyat Parman ayrıca 1953 İstanbul Tıbbiyelileri için ayrı bir öneme sahiptir. Bu sınıfın yıllık buluşma toplantılarının 34’üncüsünden itibaren 66’ncısına kadar önderlik etmiş, 50. yıl için ise yeni bir yıllığın hazırlanmasını sağlamıştır. 80-90’lı yılların sevilen, aranılan hekimlerinden Dr. Turgut Ateş sınıf arkadaşıdır.

Zeyyat ve Nezahat Parman üç evlat yetiştirmişlerdir: Doç. Dr. Talat Parman (psikiyatrist), Ahmet Parman (reklam alanında iş insanı) ve Sedat Parman (diş hekimi). Defne isimli torunları Paris’te güzel sanatlar eğitimi almış ve İstanbul’da bu alanda çalışmaktadır.

Parmanlar hâlen İstanbul’da yaşamaktadırlar. Özellikle yaz aylarında, dostları ile buluşmak üzere zaman zaman İzmit’e gelmektedirler. Parman ailesine sağlık ve mutluluk dileklerimle. Sağlıkta olunuz.

Seçtiklerimiz

spot_img