Dinlenme Tatili ve Ev Ödevleri

23

Sevgili öğrencilerimiz iki haftalık yarıyıl tatiline
mutlulukla girdiler. Bu sevincin tatil boyunca da devam etmesi gerekir. O yüzden anne babalara büyük sorumluluk düşmektedir.
Çocuklarına zaman ayırmalı, uygun etkinliklere katılmalarına fırsat verilerek
eğlenmeleri ve dinlenmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca çocuklarda baş gösteren
salgın hastalıklara karşı da koruyucu, dikkatli ve duyarlı olmalıdırlar.

Bir yarıyıl tatilinde, Ankarada bir restoranın çocuk oyun odasında ödev yapan öğrencileri
gören Millî Eğitim Bakanlarından Sayın Nabi Avcı, hayli kızmış, ilgilileri
telefonla arayarak, gerekli işlemin yapılmasını istemişti.

Bunun üzerine
Milli Eğitim Bakanlığı, tatilde ödev veren okulların tespit edilip gerekli
işlemin yapılması için Türkiye
genelinde çalışma başlatmıştı.

Günümüzde, az da olsa bazı öğretmenler hala yüklü ve karmaşık ödevlerle öğrencilerin dinlenme
tatillerini kâbusa çevirmeye devam etmektedir.

Oysa yarıyıl tatilinin amacı; öğrencilerin seviyelerine uygun
etkinliklere, gezi gözlem ve benzeri faaliyetlere katılmalarına fırsat vererek,
eğlenip dinlenmelerini sağlamaktır. Böylece ders yorgunluklarını ve stresini
atacak, ikinci yarıyıla daha dinç ve istekli motive edilmiş olarak
başlayacaklardır. Unutulmamalıdır ki; yeterli şekilde dinlenmek, sevilen
etkinliklere katılmak da öğrenmeyi güdülemektedir. 

 Öğrenciler, ödevlerin çokluğu,
karmaşıklığı ve baskısı altında tatillerini heder etmemelidir. Anne babalar da
bu tatilde çocuklarına zaman ayırmalı, onlara katılmalı, hoş ve eğlenceli vakit
geçirmelerine, mutlu olmalarına katkıda bulunmalıdırlar. Eğer ödev verilmişse;
yapmak yerine, planlı şekilde günlere
yayarak sıkılmadan ve zorlanmadan yapmalarına yardımcı olmalıdırlar.

Ödev vermenin nedenleri:

1-Müfredat
programlarındaki ders konularının, gereğinden fazla uzun olması. Bir derse
ayrılan ders saatinin, konuları işleyip kavratmaya yetmemesi.

2- Dersliklerdeki öğrenci sayısının fazla olması, öğretmenlerin
her öğrenciye yeterince zaman ayıramaması.

3-Velilerin, ödev vermeyen öğretmeni eleştirmesi, tepkide
bulunması. Ödev vermeleri hususunda öğretmene baskı kurmaları.

4-Az da olsa bazı öğretmenlerin hala çok ödev verme
alışkanlığından kendilerini kurtaramamaları.

Ödevin sakıncaları:

1-Birçok evde, verilen ödevleri anne baba, dede, ya da bir
aile büyüğü
yaptığından, öğrenciye katkısı olmamaktadır.

2-Uzun ve karmaşık ödevler, öğrencilerin okuldan ve öğretmenlerinden
soğumasına neden olmaktadır.

3-Ödevler, uygun olmayan zeminlerde ve zamanlarda aceleyle
yapıldığından, (soğuk ve loş ortamda, otomobilde, tatil yerlerinde, masasız
zeminlerde vb.) öğrencinin bedeni rahatsızlıklar çekmesine neden olmakta,
yazıları, tertip ve düzenleri
bozulmaktadır.

4- Ödev fobisi yüzünden, öğrenciler strese
girmekte, yeterince eğlenme ve dinlenme fırsatı bulamamaktadır. Tiyatro, kütüphane, sinema, müze,
sergi vb. etkinliklere yeterince katılamamaktadırlar.

5-Birçok ailede ödev yüzünden anne baba çocuğuna
kızmakta, ceza vermek zorunda kalmaktadır. Aile ilişkileri bozulmakta, sevgi ve
saygı ortamı zedelenmektedir.

Öğrencilerin gerekli kaynaklara kolayca ulaşıp, severek ve
isteyerek, uygun ortamlarda, kendilerinin titizlikle yaptıkları, fazla zaman
almayan, bir amacı gerçekleştirmeye yönelik, anlamlı ödevler elbette ki yarar
sağlamaktadır.

Oysa esas olan, öğrencilerin bilgiye giden yolu, öğrenmeyi öğrenme sidir. Artık bilgi sadece
okulda değil, her yerde bulunmakta ve çok çabuk ulaşılabilmektedir.

Çocuklarımızı bilgi hamalı yapmak yerine; araştıran, soran, sorgulayan, bilgiye ulaşabilen ve
kullanabilen bireyler olarak
yetiştirmeliyiz. Bunun yanında; sanata spora ve daha çok kitap okumaya teşvik
edilerek, estetik duygularının gelişmesi sağlanmalıdır.

Ödeve ihtiyaç duyulduğu sürece,
yasaklamalarla, verilmesinin ününe geçilemeyecektir. En
akılcı yol, ödev vermeye gerek kalmayacak düzenlemelerin
ve öğrenme ortamlarının sağlanmasıdır.

Yani müfredat
programları yeniden gözden geçirilerek, ayrılan süreye uygun şekilde kısaltılmalıdır. Öğretmenlerimiz
dersleri okulda, kavratacak ve pekiştirecek zamanı bulabilmelidirler.

Unutulmamalıdır ki, verilmesi istenmeyen ödevleri, yasaklarla
değil, gerek kalmadan çözümlemek,
aklın ve bilimin yoludur.

Bu sayede yıllardır denendiği halde, hayata geçirilemeyen çantasız eğitim de rahatlıkla
uygulanabilecektir. Öğrenci çantaları; belki
lazım olur duygusuyla gereksiz
malzemelerle doldurularak taşınamayacak ağırlıkta her gün öğrenciler tarafından okula götürüp
getirilmektedir.

Öğrencilerin daha fazla sosyalleşmesi için ev ödevi sorununun
çözülmesi elzemdir. Çocukları
seviyor musunuz? Diye sorulsa, herkes; kim
sevmez ki diye
atılacaktır elbette ki

Öyleyse onları mutlu kılalım. Geleceklerinin inşası için
gittikleri okullardan ve biricik öğretmenlerinden nefret ettirmeyelim.

Eğitimde zorla öğrenme olmaz. Çocuk ilgi ve ihtiyaç duyduğunu
severek öğrenir.

Sevgiyle kalın