Çağdaş Falcılar

41

Son 10-15 yıldır Türkiye’nin gündemine “Çağdaş Falcılar” diyebileceğimiz bir takımadamlar girdi. Bunlar, maalesef, saçma sapan yorum ve iddiaları ile halkı olabildiğince etkiledi ve zihinleri karıştırdı. Bu vazifeyi yerine getirebilmek için de yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i hiç utanmadan (!) kendi çıkarlarına alet etti. Bazıları kendilerine futurist, bazıları stratejist, bazıları da İslam Alimi adını veriyor. Yarım yamalak din bilgileri ve Arapçaları ile fütursuzca ahkâm kesiyor, atıyor, tutuyorlar.

Bir bakıyorsunuz biyolog, bir bakıyorsunuz sosyolog oluyorlar. Çoğu zaman da, muhteremler dahi birer astrofizikçi. Yaptıkları şey, inandırmak istedikleri konularda Kur’an’dan şifreli mesajlar çıkarmak ve konuya vakıf olmayan insanları inandırmaya çalışmak.

İşte efendim; falanca tarihte iktidara falancanın geleceği yazılıymış, filanca tarihe kadar iktidarda kalacakmış, şu tarihte İsrail yıkılacakmış, bu tarihte Amerika’da iç savaş çıkacakmış, o tarihte Kuzey Irak’taki kürtler kendi arzularıyla Türkiye’ye katılacaklarmış; ama mecburen, bunun için çözüm sürecinin başarıyla tamamlanması gerekiyormuş, falan, filan, vs. vs.

Tamamı uydurma ve sığ yorumlar olan bu iddiaların doğruluğunu ispatlamak için de, tabii ki, ilahi bir takım şifrelerin ileri sürülmesi söz konusu. Oysa yaşanan gerçek olayların mahiyetine ve dünyanın gidişatına baktığınız zaman tablonun hiç te öyle olmadığını kolaylıkla görüyorsunuz. Bırakın İsrail’in yıkılmasını, orta doğuda son 15-20 yıldır yaşanan olaylar sürekli İsrail’in lehine gelişiyor. Ayrıca, ne Barzani’nin ne de başka kürt grupların ağzından bu güne kadar bir defa bile “TÜRKİYE’YE İLHAK” kelimeleri çıkmadı. Üstelik böyle bir şeye ne ABD, ne Rusya, ne Avrupa, ne de İsrail, Arap ülkeleri ve İran onay verir yada kabul eder.

Anlaşılan o ki, bu ulema tayfası da senaryonun bir parçası ve amaç aptal yerine koydukları Türk Milleti’ni, yolunda 1000 yıl şehit verdiği Kur’an-ı Kerim ile aldatmak, açılıma/saçılıma ikna etmek. Aynen tekrar piyasaya sürülen akil adamlar gibi. İşin asıl üzücü ve garip tarafı, bu tür safsatalara cevap vermek üzere, ortaya din alimlerinin çıkmıyor olması. Ama bu güruh yanıldıklarını bir gün mutlaka anlayacaklardır. Zira “gerçek Müslümanlar” (bu iki kelimeyi özellikle vurguluyorum) Allah (c.c), Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber (sav) ile asla aldanmazlar. Çünkü onlar şu ayetleri bilirler:

1.    “Fatır Suresi, âyet:5- Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak) aldatmasın.

2.    Lokman Suresi, âyet:33 – Ey insanlar, Rabb’inizden korkup-sakının ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, (o gün hiç) bir baba, çocuğu için bir karşılık veremez ve (hiç) bir çocuk da babası için bir şeyi verebilecek (durumda) değildir. Şüphesiz Allah’ın va’di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar) da sizi Allah ile aldatmasın.

3.    Hadid Suresi, âyet:14 – (Münafıklar) Onlara seslenirler: “Biz sizlerle birlikte değil miydik?” Derler ki: “Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah’a ve İslam’a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı. Sonunda Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi ve o aldatıcı da sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu.”

4.    En’am Suresi, âyet:112 – Böylece her peygambere, insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla baş başa bırak.

5.    Bakara Suresi, âyet:9 (Sözde) Allah’ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller.”