Bildiri (2)

14

“Bazı aklı evveller ‘asıl olan fikir özgürlüğüdür, her görüşün açıkça söylenebilmesidir’ diyerek ‘akademisyenlerin bildirisinde şiddeti öven herhangi bir satır yok!’ diyorlar. Doğru ama eksik, bildiride şiddeti uygulayan teröristleri yeren de herhangi bir satır yok. Teröriste karşı vatandaşını koruyan devleti suçlu ilan eden satırlar var. PKK ağzıyla devleti suçlamak katillere destek sunmaktır!

“Ülkenin varlığına, devletin birliğine ve milletin bütünlüğüne kast eden hain emelleri bildiriciler ‘demokratik hak talebi’ olarak niteliyorlar.

“Terörü demokratik hak; teröre karşı vatandaşın can güvenliğini sağlamayı ise devletin suçu olarak nitelemek akıl değil ahlâk kusurudur.

“İmzacılar suçun ortağı değil bizzat faili, sahibi, teşvikçisi, tahrikçisi ve yönlendiricisi olduklarını ortaya koymuş olmaktadır. (Çünkü ‘Es-Sebebü ke’l-fail.’ Yani sebep olan yapan gibidir. M.B.)

“PKK destekçisi ve propagandisti bildiriciler hendekleri kazan, barikatları kuran evleri silah deposu haline getiren, sokakları bombalarla dolduran, halkı canlı kalkan olarak kullananları masumlaştırmış oluyorlar.

“Devletin işlediği suçlara ortak olmayacağını söyleyen bildiriciler PKK’nın işlediği insanlık suçlarına ise seve seve ortak oluyorlar.” (Özcan Yeniçeri, Yeniçağ, 18.1. 2016)

X

“Yarım yüzyılı aşkın müşahade ve tecrübelerim, birbirinden acı üç tespiti öne çıkarıyor. Türkiye’de ‘hainler’, ‘hırsızlar’, ‘cahiller’ prim alıyor, teşvik ediliyor. Kendi içinde en çok hain yetiştiren memleket olma rekorunu kırdık. Seneler önce, ricam üzerine, Hükümete verilen bir brifingte, değişik dernek ve örgüt çerçevesinde, Devlet aleyhine faaliyet gösteren insanların sayısı 205 bin olarak verilmişti; bu korkunç rakamın artmakta olduğu endişesini taşıyorum. Ayrıca binlerce insanımız, yurt dışında, kendi Devletine karşı çalışıyor, yabancılara gammazlıyordu.” (Kamran İnan, Türkiye Gerçeği, İstanbul – 2003, s. 7-8)

“Millî hassasiyetlerini kaybeden millet tehlikededir. Kendisi ile yarışmayan, tarihinden kaçan, üretmeden borçla yaşamayı seçen bir toplum olduk; mefkûresiz, iddiasız bir toplum. 11 Eylül 2001 terörist tecavüzünden sonra, 70 milletten oluştuğu tekrar edilen Amerika’daki milliyetçilik patlaması, Amerika’nın gücünü ve dinamizmini izah etmektedir. Anlamlı büyük bir olaydır. Teröre 30 binden fazla kurban veren Türkiye’de benzeri millî bir hareketin görülmemesi düşündürücüdür.” (a.g.e. s.12)

“Dikkat edilirse dış yıkıcı güçler bizi hep içimizden vurmuş, emellerini bizim kanımızla gerçekleştirmeye çalışmıştır. Yaşanan bütün acı tecrübelere rağmen henüz silkinmiş, ders çıkarmış değiliz.” (a.g.e. s.13)

X

” ‘Bir ülkenin körleşmesi, düşünce adamlarının ortadan kaybolması ya da iyi düşünürlerin yetişmemesi ile alâkalıdır…Türk entelektüeli, felsefeyi, teoriyi olayların arkasındaki kuramsal yapıyı anlamayı sevmemektedir.

” ‘Türkiye’nin…aydın meselesi gittikçe kötüden çok daha kötüye gitmektedir. Ortalığı kendini doğal aydın sanan kişiler doldurmuştur.’ Doç. Dr. Sait Yılmaz’a ait bu sözler, asıl meselenin ne olduğunu gösteriyor ama zaten felsefeyi, teoriyi, olayların arkasındaki kuramsal yapıyı anlamak istemeyenler, entelektüel olamaz. Toplumun genel yapısı da bu yönde olunca, düşünür yetişmez!” (Arslan Bulut, Yeniçağ, 18. 1. 2016)

 

 

Önceki İçerik“Mevzuatı Uygulamayın” Emrine Uymak Suçtur
Sonraki İçerikAzerbaycan Seyahati ( 5 )
Avatar photo
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.