Başkan Öngörülemez Biri Olursa

32

ABD Başkanı
Trump
ikinci defa başkan seçilemedi, Biden karşısında kaybetti. Biden
77 yaşında ve en yaşlı Başkan oldu. Aday olarak parlak bir isim olmadığı kabul
ediliyordu. Buna rağmen kazandı.

Üstelik salgın
(pandemi) öncesine kadar Trump yönetimindeki ABD ekonomisi çok iyi performans
gösteriyordu. Salgında birçok gösterge bozulsa da ekonomiyi Trump’ın daha iyi
yöneteceğine inanan ABD’lilerin çoğunlukta olduğu anlaşılıyordu.

“Neden Biden
kazandı?”
sorusunun cevabı için Türkiye TV kanallarında her gün çok sayıda yorumlar
yapıldı.

Sosyal olaylar bir
tek faktörle açıklanamaz. Çok sayıda faktörün bileşkesine göre çıkan sonuca
hangi faktörün, ne oranda etkili olduğunu belirlemek için çok profesyonel
araştırmalar yapılacaktır. Ama ben kendi sezgilerime göre bu sonucu en çok
etkileyen iki faktör olduğunu düşünüyorum.

Trump öngörülemez
bir Başkan
oldu. Bugün yaptıklarını yarın tam tersini yapabileceği, bugün
övdüğünü yarın yerin dibine geçirebileceği görülen bu başkan, bazılarına göre “dengesiz”,
bazılarına göre “deli” sıfatlarını hak ediyordu.

Trump devletin kurumsal
yapısı
ile çalışmayı sevmeyen, çoğu zaman kuralları hiçe sayan tipik
bir sonradan görme “işgüzar” idi.

“İşgüzar” iki anlama
geliyor: Birincisi “iş yapan, iş adamı” demek, ikinci anlamı ise “kendini
göstermeye hevesli olup üstüne vazife olmayan şeylere karışan”
demek.

Trump her iki
anlamı ile tam bir “işgüzar başkan” idi. Bir iş adamı ticari hayatında
riskler alıp, alışılmadık tavırlar gösterebilir, kararlar alabilir. Ancak büyük
bir devleti yöneten kişinin öngörülemez bir yönetim tarzı içinde olması
vatandaşlarının çoğunluğunu ve çok sayıda ülkeyi tedirgin eder.

Trump’ın bütün bu
özelliklerine rağmen, ABD’de en sert şekilde kuvvetler ayrılığı
uygulanıyor. Kurumlar çok güçlüdür. Kurumlar ve medyanın kuralların
uygulanmamasına karşı direnci yüksektir.

Bu yüzden
Başkan’ın ABD’yi yüksek riske sokacak işler yapmasına karşı sistem etkili
bir sigortaya
sahiptir.

Böyle olduğu halde
ABD seçmeni bir macera dönemi yaşamak istemedi, öngörülebilir olanı tercih
etti.
Devletin kurumlarının çalışması ve kuralların herkese
uygulandığı bir sistemi istediğini gösterdi.

*******************************

Türkiye’de Yönetim
Öngörülebilir mi?

Türkiye’de
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın 18 yıllık
iktidarında
keskin politika değişiklikleri oldu.

Ak Parti’nin
kuruluşunda AB üyesi olma hedefi ile AB mevzuatına uygun “hukuk
reformları”
yapıldı.

Dış politikada “komşularla
sıfır sorun”
politikası izlendiği söylendi.

“Vesayet rejimini
değiştirmek için” Cemaat/Fetö ile işbirliği içinde “yargı reformları”
yapıldı.

PKK ile Oslo görüşmeleri
yapıldı. Çözüm süreci yürütüldü. Terör örgütü lideri Öcalan’ın hapishaneden,
HDP’li ulakları ve mektuplarla, Kandil’i yönetmesine imkân sağlandı. Güneydoğu
bölgemizde terör örgütünün hakimiyetine göz yumuldu.

Fetö yargısıyla birlikte
yürütülen kumpas davaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden en değerli
subayları tasfiye edildi.

Sonra AB
hedefinden vazgeçtiler. Kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayan AB mevzuatına
aykırı yeni “hukuk reformları” yaptılar.

“Sorunsuz hiçbir
komşumuzun kalmadığı”
bir dış politika izlendi.

Vergi
operasyonları, müteahhit fonlamaları, devlet bankası kredileriyle medyanın
yüzde 90’ı yandaş hale getirildi.

PKK ile müzakere
yerine mücadeleye
geçildi… Türkiye içinde faaliyetlerini azaltan PKK’nın
Suriye’de devletleşme sürecine girmesini önleme gayreti gösterildi. Fakat PKK,
ABD himayesinde, devletleşme sürecini tamamlamak üzere.

Devletin kılcal
damarlarına kadar nüfuz etmiş Fetö kadrolarını temizlemeye çalışılmakta. Fakat
siyasi ayağı konusunda yapılan bir şey olmadı.

AKP ve küçük
ortağı MHP’nin programlarında yer almayan Cumhurbaşkanlığı Sistemi getirildi.
Demokrasi vaadi ve “3Y ile mücadele” sözüyle gelen AKP fiilen kuvvetler
birliğini
uygulamakta. Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar iyice
yaygınlaştı.

Bağımsız ve
tarafsız yargı
yerine “parti yargısı” oluşturma gayretleri devam
ediyor.

Yine bağımsız ve
tarafsız olması gereken Merkez Bankası, TÜİK, BDDK, Diyanet İşleri gibi
kurumlar birer parti organı haline getirildi.

Bakanlıklarda bazı
tarikatların kadrolaşmasına
halâ izin veriliyor.

******************************

Öngörülemeyen Yönetim
Tarzı Beka Sorunudur

Ak Parti dönemi politikalarında yaşanan
keskin değişimler önceden hayal dahi edemeyeceğimiz şeylerdi.

18 yıl boyunca, Ak Parti’ye oy veren
kitle de dahil, Türk vatandaşları olarak, Erdoğan ve ekibinin öngöremediğimiz
politik tavırlarıyla yönetildik
.

Dış politikadaki keskin virajları
geçtikçe muhatap devletleri de şaşırttığımızı sanıyorum.

Erdoğan ve AKP
yönetiminin bugün uyguladığı politikaların tam tersini uygulamayacağını hiç
kimse garanti edemez.

Yani bizi yönetenler “öngörülemez
politik tavır” içindeler.

Yarın ülkemizin nereye savrulacağından
endişe edenlerin, ABD’de olduğu gibi, öngörülebilir alternatiflere
yönelmesi ihtimali kuvvetlenmiştir.

Türkiye’de kuvvetler ayrılığı
sistemi ABD’de olduğu gibi uygulanmamaktadır. Medya susturulmuş, kurumlar
çökertilmiş, kurallar keyfi uygulanır olmuştur.

ABD Başkanı, “söz
dinlemiyor” diye, Amerikan Merkez Bankası Başkanını görevden alamaz.
Ama Türkiye’de bu
gerekçeyle, 16 ay arayla, iki Merkez Bankası Başkanı görevden alındı.

Yani tavırları öngörülemeyen
yönetimin ülkeyi daha büyük risklere sokma ihtimaline karşı sigortamız da
yoktur.

Bu yüzden öngörülemez bir yönetim tarzı
Türkiye açısından bir beka sorunudur.

Bakalım Türk vatandaşları da ABD
vatandaşları kadar feraset gösterebilecek mi?

Önceki İçerikAkıl, Nakil ve Kur’an
Sonraki İçerikKâinatça İmzalanan Kitap
Avatar photo
Doğum 20.07.1956 BUCAK-BURDUR Eğitim Cumhuriyet İlk Okulu, Bucak Lisesi (Mezuniyet 1973) İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliği (Mezuniyet 1978) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Mezuniyet 1995) Çok sayıda şirket içi ve şirket dışı eğitim programlarına iştirak. (ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik, İş İdaresi, Pazarlama, İstatistiksel Proses Kontrol, Kişisel Gelişim, Kişisel İmaj ve diğer konularda onlarca eğitim programı) 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. (2001) 03.03.2010- Serbest Avukat Medeni Hal :Evli ve İki Çocuklu Lisan : İngilizce (İntermedite level) Sosyal Faaliyetler :İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve halen Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubunda korist. 250 mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yönetim Kurulu Başkanı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de, "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada bir köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.