Atatürk Atatürk’ü Anlatıyor “Savaşan Meclis” -2-

28

Mustafa Kemal Atatürk
meclise Hitaben
: – “Türkiye’yi
modernleştirmek gibi bir takım görünüşteki bahanelerle Türkiye’nin iç hayatına,
iç yönetimine girmişler ve her yerine sızmışlardır. Böylece uygun bir zemin
hazırlamak kudretini, kuvvetini kazanmışlardır.

– Oysa efendiler, bu kudret ve bu nüfuz Türkiye ve Türkiye
halkında var olan ilerleme cevherine zehirleyici ve yakıcı bir sıvı eklemiştir.
Bunun etkisi altında olmak üzere ulusun ve özellikle yöneticilerin düşünce
yapıları tamamen bozulmuştur. Artık hayat bulmak için, durumu iyileştirmek
için, insan olabilmek için mutlaka Avrupa’dan öğüt almak, bütün işleri
Avrupa’nın emellerine göre yürütmek bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir
takım düşüncelere yol açmıştır.

– Oysa hangi bağımsızlık vardır ki, yabancıların öğütleriyle,
yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.
Tarihte böyle bir olay kaydetmek girişiminde bulunanlar acı sonuçlarla
karşılaşmışlardır. İşte Türkiye de bu fikir yanlışıyla, bu anlayışla hareket
eden devlet adamlarının yüzünden her saat, her gün,  her yüzyıl biraz daha çok gerilemiş ve daha
çok düşmüştür. Bu düşüş, bu gerileme yalnız maddiyatla olsaydı hiçbir önemi
yoktu. Ne yazık ki, Türkiye ve Türkiye halkı ahlaken düşüyor.

– Ve Bu durum incelenirse görülür ki, Türkiye doğu maneviyatı
ile başlayan batı maneviyatı ile sona erdirilen bu yol üzerinde bulunuyordu.
Batı ve Doğu’nun birleştiği yol üzerinde bulunduğumuzu ve ona yakınlaştığımızı
sandığımız zaman, asli mayası olan Doğu maneviyatından tamamen kopuyoruz,
yalnızlaşıyoruz. Hiç kuşkusuz ki, bugün bu ülkeyi, bu ulusu yok olma çıkmazına
yönelten başka sonuç beklenmez.

– Bu düşüşün ortaya çıkışı korku ve zayıflık ile başlamıştır.
Türkiye ve Türkiye halkı nasılsa bunların başına geçmiş olan bir takım
insanlar, galip düşmanlar karşısında sessizliğe mahkûmmuş gibi Türkiye’yi atıl
ve çekingen bir durumda tutuyorlardı. Ülkenin ve ulusun çıkarlarının gereğini
yapmakta soysuzlaşmış ve alçaktılar. Türkiye düşünürleri adeta kendi
kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki: “Biz adam değiliz ve olamayız, kendi kendimize adam olmamıza imkân
yoktur.
” Bizi kayıtsız koşulsuz canımızı, tarihimizi, varlığımızı düşman
olan ve düşman olduğuna hiç kuşku edilmeyen Avrupalılara vermek istiyorlardı.

– Onlar bizi yönetsin diyorlardı. Buna da en yakın bir örnek
olarak İzzet Paşa’yı hatırlatmak
isterim. Biliyorsunuz ki, Balkan Savaşı’nın ardından vicdanı, kumaşı zayıf
olanlar, bu Ulusun artık hayat ve kurtuluş bulamayacağına inandılar. Bunların
başında İzzet Paşa vardı. İzzet Paşa o
zaman dedi ki: “Biz kendi kendimizi adam
ve insan edemeyiz. Biz kendi kendimizi düzeltemeyiz. Bu yüzden bir ekip
getirelim, onlara makam verelim.” Onun seçtiği Liman Von Sanders’in
başkanlığında bir ıslah heyeti getirmiştir ulusun başına.”

Yukarıya aldığım Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini okuduktan
sonra çok ileriye gitmeye gerek kalmadan son 20 Yılın devletin üst kademelerine
kimlerin geldiğini ve ne söylediklerini, 20 Yılda yapılan icraatlarını,
kaybettiğimiz topraklarımızı ve değerlerimizi takdirlerinize bırakıyorum.

Sağlıklı kalın.