2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı, 14 Eylül 2026 Pazartesi günü öğrencilerin okullarına gitmesiyle aktif olarak başladı. Uzun yaz tatilinin ardından eğitim kurumları yine cıvıl cıvıl.
Milli Eğitim Bakanlığımız, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında yapılması gereken “İş ve İşlemleri”, “2026/70 Sayılı Genelge” ile İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdi.
Genelgenin giriş kısmında, “2026-2027 eğitim ve öğretim yılı 14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacaktır. Bakanlığımıza bağlı resmî/özel okul ve kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Bakanlığımız politikaları doğrultusunda uygulama birliği içerisinde yürütülmesi, eğitim hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve eğitim ortamlarının güvenli, etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla;” denilerek çok önemli, yerinde ve sevindirici açıklamalar yapılmıştır. Bunların bazılarını önemine binaen ele almak istiyoruz.
-“Okulların ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikâyetlerin değerlendirilerek derhal önlem alınması; olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm hâlinde tüm koruyucu, önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi için “Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması.”
Geçtiğimiz yıl bazı kurumlarda meydana gelen nahoş öğrenci olayları hepimizi derinden üzmüştü. Bir daha üzülmemek adına çok önemli bir hatırlatma.
-“Okullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde ilgili mevzuatta belirtilen hususlara aykırı uygulamalara izin verilmemesi.”
Bazı kurumlarda öğrencilerin mezuniyet kutlamalarında alkollü ortamlarda uygunsuz kıyafetlerle nahoş görüntüler verdiği bilinmektedir. Bu anlamda mevzuata uygun hareket edilmesinin hatırlatılması yerinde bir yaklaşımdır.
-“Öğrenci kayıt işlemlerinde kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılması ve okullara öğrenci kayıtları esnasında kayıt parası veya başka ad altında zorunlu olarak herhangi bir ücret alınmaması.”
Bazı velilerin, kayıt bölgelerinde olmadığı halde, hala uzaklardaki “marka” okullara servislerle ya da özel araçları ile öğrenci götürdükleri bilinmektedir.
“En iyi okul en yakın okuldur” kuralına uymayan, mevzuatı delici bu uygulamaların mutlaka son bulması gerekir. Bu anlamda elektrik faturası, korsan ev kiralama yöntemlerinin daha sıkı denetlenmesi elzemdir.
-“Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanlarının görevlerini icra ederken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetmeleri, kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket etmeleri, önlük giymeleri; konuya ilişkin gerekli bilgilendirmelerin yapılması, bu hususun millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi ve mevzuata aykırı uygulamalara izin verilmemesi.”
Milli Eğitim Bakanlığı, yürürlükte olan “Kılık Kıyafet Yönetmeliği” ni uygulamak yerine, genelgelerle kılık kıyafet düzenlemesi yapmaya çalışmaktadır. Mevcut yönetmelik uygulanamayacak halde ise, ilgili eğitim paydaşları ile birlikte revize edilmelidir.
Gönümüz koşullarına uygun hale getirilen yönetmelik, tavizsizce uygulanmalıdır. Öyle sanıyorum ki bu maddenin gereğinin yapılması, bazı eğitim kurumlarında yine askıya alınacaktır. Bakanlığımız bu konuda denetim mekanizmasını devreye sokmalı, istenilen kılık kıyafete uymayan personel hakkında gereği yapılmalıdır.
Kılık kıyafet mevzusu, bazı eğitim kurumlarınca anormal derecede suiistimal edilmiştir. Veliler, öğrenciler ve çevre bu durumdan oldukça rahatsızdır.
-“Bakanlığımıza bağlı resmî ve özel okul/kurumlardaki kantin/kooperatif, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulan gıdaların, ilgili mevzuata uygun yönetilmesi.”
Okul Kooperatiflerinin yok olmasından sonra, ortaya çıkan kantinler ihtiyaçlara daha iyi yanıt vermekte ise de, “daha fazla kar etme hırsı”, bir takım zararlı gıdaların satılmasını da artırmıştır. O bakımdan kantinler, ilgililer tarafından çok sıkı denetlenmelidir.
-“Bakanlıkça ücretsiz dağıtımı yapılan kaynaklar dışındaki materyallerin okul/kurumlarda kesinlikle kullandırılmaması; öğrenci ihtiyaçlarının temininde velilerin belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmaması.”
Bu maddenin gereği, ne yazık ki bazı eğitim kurumlarınca göz ardı edilmektedir. Çünkü birçok okul bu uyarıya aldırmadan velilere kaynak kitap aldırmaktadır. Ya da velilerden, “çocuğuma kaynak kitap alınmasını istiyorum” şeklinde kurumlarca dilekçe alınarak bu yasak aşılmaktadır.
Bakanlığımız bu maddenin uygulanıp uygulanmadığını tespit için, eğitim kurumlarında denetim yapmalıdır. Bakanlığımızın bin bir emekle bastırdığı ücretsiz ders kitapların akıbeti sorgulanmalıdır.
-“Veli görüşmelerinin ülke genelinde yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden planlanarak yürütülmesi, randevusuz veli ziyaretlerine, öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin hiçbir şekilde okula girişine izin verilmemesi.”
Çok olumlu ve yerinde bir kural. Eğitim ortamlarının bu önlemle daha sağlıklı işleyeceğini umuyorum.
-“Öğrencilerin dijital imkânlardan doğru bir şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilmesi, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere karşı farkındalıklarının artırılması; sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına yönelik uygulamaya devam edilmesi, öğretmenlerin de sınıf içinde cep telefonu kullanmaması istenmektedir.
Olması gereken sevindirici bir uygulama. Ancak denetlenmesi gerekmektedir.
-“Norm kadro fazlası öğretmenlerin herhangi bir takvime bağlı olmaksızın alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına atamalarının yapılması.”
Çok yerinde bir kural. Bazı öğretmenlerin eğitim kurumuyla ilgisi olmayan farklı kurumlarda istihdam edildikleri bilinmekteydi. Öğretmen açığı varken bu keyfi uygulamaların kalkması yerinde olacaktır.
Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin Beyefendiye bu duyarlılığından ötürü teşekkür ediyorum. Kılı kırk yararcasına, yapılması gerekenleri ve alınması gereken önlemleri açık seçik dile getirmiştir.
Bu genelgenin ne derece uygulandığının elbette takip edilmesi elzemdir. Ancak bu şekilde sorunlar giderilecek ve eğitim öğretime ciddiyet ve kalite gelecektir.
Sevgili öğrencilerimize, değerli öğretmenlerimize ve duyarlı velilerimize sağlıklı, başarılı, huzurlu bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini temenni ediyorum.
Sevgiyle kalın…


