30.5 C
Kocaeli
Perşembe, Eylül 10, 2026
Ana SayfaDin ve AhlâkDüşün Damlaları (59)

Düşün Damlaları (59)

Zemin gibi, semalardaki hayat şartlarına uygun bir şekilde, şuurlu / bilinçli hayat süren,

Hayat sahipleri varlıklar; göklerde bile yaşamaktadırlar.

Hakîkat ister ki, yeryüzü; küçüklüğüne rağmen, şuurlu mahlûklarla doldurulmuş.

Bu gerçek devamlı yenilenerek,

Yerlerini kendilerinden sonrakilere bırakarak, varlıklarını sürdürüp duruyorlar.

Böylece, muhteşem burçlar sahibi göklerin dahi, süslü kasır ve köşkler benzeri göklerin bile,

Vücudun nurunun nuru olan canlılar

Ve o canlıların ışığı olan şuurlu ve idrak sahibi mahlûklarla

Dolu olmaması mümkün mü?

O mahlûklar da, âlem sarayının seyircileri,

Kâinat / evren kitabının okuyucuları,

Rabbin saltanatının ilân edicileridirler.

Yaratılış gerekçelerini yerine getirmenin bir ifadesi olan

Küllî / kapsamlı ibadetleri ile

Kâinatın ve içindekilerin kendi dilleriyle

Yaratanı anışlarını temsil ediyorlar.

Çünkü, kâinatın keyfiyatı, onların varlıklarının hikmetini gösteriyor.

Çünkü, kâinatın sayısız, san’atlı güzelliklerle nakış nakış işlenmesi,

Apaçık gösteriyor ki,

Mütefekkir, beğenici, hayret edici yaratıkların nazarlarını,

Onlara karşı âdeta elzem kılıyor.

Çünkü, hüsün / güzellik bir âşık ister.

Demek ki, ruh ve kalblerin gıdası olan,

Sonsuz san’at güzellikleri, insanlara ek olarak;

Elbette Ruhanilerin de, yaratılmalarını ister.

Zira bütün bu güzellikler;

Sonsuz bir tefekkür ve onun şekillenen kulluk gösterimleriyle ancak

Tamamlanmış sayılır.

Kaldı ki, Kudret, eşyanın içyüzüyle ilgilenir, alâka duyar.

Üstelik, kâinatın ayna gibi, iki yüzü var.

Biri, mülk ciheti ki: Aynanın renkli yüzü gibidir.

Diğeri, iç ciheti ki: Aynanın parlak yüzünü andırır.

Mülk / dış ciheti, zıdların dolaştıkları yerdir.

Güzel, çirkin, hayır, şer, küçük, büyük gibi emirlerin;

Geliş yeri ve varılan noktasıdır.

Bunun içindir ki, celâl sahibi ve san’atlı Yaratan;

Zahirî sebepleri; Kudreti’nin tasarruflarına perde etmiştir.

Yeter ki, Kudret Eli’nin, zâhir akla göre hasis ve lâyık olmıyan emirlerle

Bizzat mübaşereti / teması görünmesin.

Çünkü: Azamet ve izzet, öyle ister.

Fakat, o vasıta ve sebeplere hakikî tesir etmeyi vermemiştir.

Çünkü: Allah’ın birliği ve tekliği öyle ister.

Melekûtiyeti; içyüzü ve asıl ciheti ise, her şeyde parlak ve temizdir.

Teşehhusatın / şahıslanmanın renkleri, kalıntıları ona karışmaz.

O cihet, vasıtasız kendi Hâlıkına yöneliktir.

Onda sebeplerin art arda gelmesi yoktur.

Ona , illiyet / hastalık, sakatlık giremez. Eğri büğrüsü yoktur.

Mâni ve engeller müdahale edemez, karışamazlar.

Zerre, şems’e / güneşe kardeş olur.

Muhsin Bozkurt
Muhsin Bozkurt
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.

Seçtiklerimiz

spot_img