19.4 C
Kocaeli
Cumartesi, Ağustos 29, 2026
Ana SayfaGenelHangi Atın Kuyruğunu Bağladınız?

Hangi Atın Kuyruğunu Bağladınız?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünde yaptığı konuşmada “bölgemizde tarih yeniden yazılıyor” dedi. Ülkemizde yürüttükleri “Terörsüz Türkiye” adını verdikleri projeyi ve PKK’lılara af getiren ‘Çerçeve Yasa’yı bu kapsamda değerlendirdi. Güvenlik ve siyaset alanında başlatılan yeni dönemi kuvvetle sahiplendi.

“Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık” diyerek, Malazgirt ve Sultan Alpaslan ile bir benzeşme sağlamaya çalıştı.

“Atın kuyruğunu bağlamak”, savaş meydanında “geri dönmemek, ölümüne mücadele etmek” için ecdadın yaptığı geleneksel bir hareket. Bugün terör örgütüne verilen tavizlerin, dış güdümlü senaryoların ve üniter devlet yapısını değiştirme hazırlıklarının üstünü örtmek için bu metaforun kullanılmasını yadırgadım.

Anadolu’yu vatan yapan bu büyük zaferin anıldığı o kürsüde, hamaset dolu konuşmanın içinde, bir defa bile “Türk” ve “Türk Milleti” ifadesinin geçmemiş olması ise artık bizi şaşırtmıyor.

****

CB Erdoğan “bölgemizde tarih yeniden yazılıyor” derken kesinlikle haklı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 28 Mayıs 2023 seçimlerinin hemen akşamında yaptığı konuşmada, “Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir. İnşallah Türkiye değişmez” demesini de aynı kapsamda görmek gerekiyor.

Suriye’de rejimin değiştirilmesi ve iki eski teröriste (Şara ve Mazlum Abdi’ye) verilen statüler belli. İki sene önce aranan terör örgütü liderinden Cumhurbaşkanı çıkarıldı. Bunun yanında Türkiye’de de PKK terör örgütünün hapisteki elebaşına “başmüzakereci” ve/veya “silahsızlanma ve siyasallaşma komisyonu başkanlığı” gibi statülerin verilmeye çalışılması tesadüf değildir.

“Terörsüz Türkiye”, “demokratikleşme” veya “entegrasyon” ambalajlarıyla sunulan adımlar, kendi irademizle yürüttüğümüz milli bir strateji değildir. Washington ve Tel Aviv merkezli Ortadoğu’yu etnik temelde yeniden düzenleme projesine uyum sağlamaktan başka bir şey değildir.

Bir başka deyişle, kuyruğunu bağladığımız at bizim değil.

Osmanlı Sevr’i imzaladığında bunu bir “barış zaferi” ilan edip kutlamıştı. Bugün de üniter devletin temellerini aşındıran süreçler bize birer zafer gibi pazarlanmaktadır.

******************************

PYD/SDG Tasfiye Edildi Mi?

26 Ağustos 2026, tam da biz iki büyük tarihi zaferimizin kutlamaları havasındayken, Suriye Demokratik Güçleri (SDG/YPG) elebaşı Mazlum Abdi, Şam’da basın toplantısı yaptı. “Örgütün bağımsız bir askeri güç olarak varlığına son verildiğini ve Suriye ordusuna tam entegrasyonun sağlandığını” resmen duyurdu.

Detaylara bakınca görüldü ki, aslında örgüt silah bırakmamış, birlikleri dağıtılmamış, aksine kendi komutanları ve emir-komuta zincirleri bozulmadan 5 tugay (yaklaşık 8-10 bin kişilik kuvvet) bir bütün halinde Suriye ordusunun içine yerleştirilmiştir.

Oysaki geçen sene SDG askeri gücünün 100 binin üzerinde olduğu ifade ediliyordu. Arap aşiretlerinin SDG ile ittifaktan ayrılmasından sonra da 30-40 bin civarında olduğu söylenmekte idi. Peki, geri kalan PYD/SDG’li askeri güç nereye gitti? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz.

ABD’nin güdümünde kurgulanan bu model bir entegrasyon değil, üniforma değiştirilerek meşruiyet kazandırılmış bir “Truva Atı” stratejisidir.

****

Aynı senaryonun Türkiye ayağında ise PKK/KCK’nın silah bıraktığı/ bırakacağı varsayımıyla, “Çerçeve Yasa” veya “PKK’ya Af Yasası” çıkarıldı. Yasa ile, şartlar yerine getirilirse, 10 binden fazla teröristin salıverileceği söylenmekte.

PKK elebaşının “Kürtlerin kurucu önderi” sayılması, devlet ile müzakere eden muhatap statüsüne taşınması, örgüt uzantılarının “kurucu ortaklık” ve “özerklik” hayallerini pervasızca seslendirmesini sağlamaktadır.

Okyanus ötesinden verilen akıl gayet açıktır: “Kürt bölgeleri tamamen sizin olacak, diğer bölgelerde ise Türklerle ortak olacaksınız!”

Aynı vaadin Suriye’deki PKK uzantısı olan PYD/SDG’ye de yapıldığı anlaşılıyor. Yeni yapılanmayla PYD/SDG tugaylarının masrafları Suriye devletine yıkılmış, Türkiye’nin gerektiğinde buraya operasyon yapması engellenmiştir. Devletin kritik önemde bazı makamlarına SDG’li yöneticiler getirilmiştir.

SDG’lilere de “Kürt bölgeleri tamamen sizin olacak, diğer bölgelerde ise Araplarla Suriye’ye ortak olacaksınız!” denilmiş olmalıdır.

Bu tuzağın her iki ülke için de büyük bir felakete gebe olduğunu anlamayanları görmek üzücüdür.

******************************

“Türkiye’de Kürdistan Kurulsun” Diyen Fabrikatör

“Birinci Çözüm Sürecinde”, PKK’nın belli şehirlerimizde kontrolü ele geçirdiği, güvenlik güçlerinin şehir içindeki silahlı teröristlere bile müdahale etmediği dönemdi. İstanbul’da büyük bir fabrikası olan ve Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde bir “Kürdistan devleti” kurulacağına inanan ve bunu isteyen Kürt bir sanayiciyle konuşuyordum.

Kendisine, “Peki bu ayrışma olursa, senin gibi İstanbul’da yaşayan Kürtler huzur içinde yaşayabilecek mi? Sınırlar değişirse o fabrikan senin elinde kalır mı?” diye sormuştum. Önce duraksamış, ardından şu cevabı vermişti: “ABD bize söz verdi. İstanbul dâhil ‘Kürdistan’ dışında kalan şehirlerdeki Kürtlerin bütün hakları ve malvarlıkları korunacak.”

İşte bütün projenin özeti bu cümledir. Yüzlerce yıldır akraba olmuş, mutfağı, düğünü, cenazesi, kederi ve sevinci birleşmiş; sermayesi, emeği, komşuluğu İstanbul’dan İzmir’e, Diyarbakır’dan Trabzon’a etle tırnak gibi iç içe geçmiş bir milletiz. Bu milletin “temiz bir ayrışmayla” bölünebileceğini sanmak büyük bir akıl tutulmasıdır.

Bu yapay ayrışmanın kaçınılmaz olarak iç çatışmalara, mülkiyet gasplarına, sermaye kaçışına ve ekonomik yıkıma yol açacağını öngörmek kehanet sayılamaz.

Üniter devletin hukuk şemsiyesi kalktığında, Amerikan teminatı ne o sanayicinin fabrikasını koruyabilir ne de sokaktaki esnafın dükkânını.

Süreç sonunda hapisten çıkan veya dağdan inen teröristler, muhtemelen, Belediyeleri, bazı kamu yöneticiliklerini ele geçireceklerdir. DEM’i de güçlü olduğu illeri de fiilen PKK’lılar yönetir. Sözde ‘Kürdistan’da halk keyfi bir yönetim altında kalırken, bu bölgede yaşayanlar diğer illerimizde yabancı veya düşman gibi görüneceklerdir.

Bu sürecin sonunda, kazanan asla Türkler veya Kürtler olmayacak; sadece bölgemizde “kontrollü kaos” yaratan emperyalistler olacaktır.

Bugün “atımızın kuyruğunu bağladık” diyerek bu tehlikeli yolculuğa öncülük edenlere sormamız gerekiyor: Bu at sizi üstünde tutar mı?

Ruhittin sönmez
Ruhittin sönmez
Ruhittin Sönmez 1956 Bucak/ Burdur doğumludur. 1980’den itibaren Kocaeli’de yaşamaktadır. EĞİTİM: İlkokul, orta okul ve lise eğitimlerini Bucak’ta yaptı. 1973’te İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliğinden ve 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İŞ HAYATI: 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuvar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001’de 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 03.03.2010’den itibaren Serbest Avukat 2018’den itibaren Arabulucu Sosyal Faaliyetler: Yaklaşık 16 yıl Türk Sanat Müziği korolarında korist olarak çalıştı. (İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubu) 250 Mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi ve 7 yıl Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Ocak 2023’ten itibaren aynı programı noktaTV’de devam ettirmektedir. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada 2 gün köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.

Seçtiklerimiz

spot_img