7.7 C
Kocaeli
Cuma, Mayıs 1, 2026
Ana SayfaGüncelİstifa Kolay Değil

İstifa Kolay Değil

İstifa etmek veya etmemek. İşte bütün mesele bu.

Bilirsiniz Shakespeare’nin kahramanı Hamlet, bunun bildiğimiz şeklini, “Olmak veya olmamak.”ı söylerken elindeki kafatasına bakarak konuşur. Kafatası, müteveffa babası Danimarka Kralı’nın dalkavuğu Yorick’indir. Acaba başka ülkelerde yüce makamlardaki insanlar da, ölümü değil de istifa edip etmemeyi tartıp biçerken ne düşünür? “İstifa etmek veya etmemek…” derken hangi kafatasına, hangi resme, kime bakar?

Zor soru. Ama istifa eylemi tartılırken verilen kararı elinizdeki kafatası belirler. Siz, kendinizi kime karşı sorumlu hissediyorsunuz? Bir de istifa edeceğiniz makamın misyonu, maksadı?

Demokraside makam hizmet içindir

Demokratik ülkelerde siyasî makamlar millete hizmet içindir. Makamlar demokratik hukuk devletinin kurumlarının denetimi altındadır. Asıl denetçi de halkın kendisidir. Makamdaki kişi kendini halka karşı, hizmet vereceği kişilere karşı sorumlu hisseder. Elinde tuttuğu kafatası, kendi vicdanıdır. Takdir edersiniz ki bu şartlarda, başarısız olduğunu düşünen, hizmetinde kusur bulunduğunu düşünen makam sahibi büyük ihtimalle istifa etmeyi seçer.

Bu hâl, millet devleti- ulus devlet yapısındaki devletlerde geçerlidir. Onlarda toplum millet düzeyine erişmiştir. Ülkede millet kayıtsız şartsız egemendir. Halkın henüz millet düzeyinde olmadığı, kabilelere, cemaatlere mensubiyetin esas olduğu ülkelerde tayin de istifa da daha farklı yürür. Mesela Fukuyama’nın Siyasî Düzen ve Siyasî Çözülme eserinde (2014, Türkçesi: Profil Kitap, 2018) anlattığı Kenya’da… Aşağıdaki paragrafı üç yıl önceki Kenya ve Biz başlıklı yazımdan alıyorum:

Makam yemek içindir

“Kenya bağımsızlığını aldıktan sonra Kikuyu kabilesi hâkim güçtü. Bu kabile İngilizlere karşı meşhur Mau Mau isyanına öncülük etti. Ülkenin kurucu başkanı Jomo Kenyatta da bu kabiledendi. Kenyatta’nın partisi sözde Leninistlik iddiasındadır ama aslında, daha doğuştan bir himaye dağıtım teşkilatıdır. Fukuyama anlatıyor: Devlet Kenya’da hizmet edilecek bir kurum değil, ele geçirilecek bir ödüldü. 1978 yılında Kenyatta’nın yerine seçimle Daniel Arap Moi geçince, âniden Kikuyular yerine Kalenjin kabilesi ve Moi’yi destekleyenler himaye görmeye başladı. İktidarı kaybeden parti, kâğıt üstünde, zenginden alıp yoksula vermeyi hedeflerken yeni iktidar, açıkça halktan alıp yandaşlarına verme yolunu seçti. Bu psikoloji, Michela Wrong’un ‘It’s Our Turn to Eat ~ Yeme Sırası Bizde’ kitabında anlatılıyor. (Harper, 2010) Başlık bile konuyu pek güzel açıklıyor.”

Devlet milletin kendine hizmet için kurduğu öz teşkilatı değilse… Devlet, rakip kabilelerin ele geçirmek için birbiriyle mücadele ettiği bir ödülse. Makamlar hizmet etmek için değil, “yeme sırası bizde” diye işgal ediliyorsa; durum, yazının başında, “demokratik ülkelerde” diye anlattığımızdan tamamen farklıdır.

Makam sahipleri açısından demokrasilerle kabile koalisyonları arasındaki ikinci fark makama tayini kimin yaptığıdır. Kabile toplumunda kişiyi o makama getiren millet iradesi değil, kabile reisidir. Dolayısıyla elde tutulan kafatası, sembolik olarak kabile reisininkidir. Veya reisin dalkavuklarından birinin… Yine sembolik olarak.

Millet devleti – Kabile devleti

Şimdi durup dururken Kenya’nın günahını almayalım. Yeme Sırası Bizde kitabını anlattığım yazı, ta 2023’e ait, Fukuyama’nın kitabı 2014’te… Michaela Wrong’un Yeme Sırası Bizde eseri daha da eski, 2010 tarihli. Belki Kenya değişmiştir. Burada önemli olan Kenya falan değil, anlatılan alt yapı. Millete değil de kabileye ve kabile reisine yönelmiş mensubiyet ve sadakat duygusu. Bu şartlarda makam sahibi oraya reisin takdiriyle ve bir ödül olarak, bir lütuf neticesinde getirilmiştir. Dolayısıyla başarı, başarısızlık ölçüsü de kabileye ve reise hizmet için makamının imkânlarını ne derece seferber ettiğidir. Aslarını seçerken emredildiği gibi reisin yakini olanları tercih etmiş midir? Kendisi yerken gerekli yerlerin paylarını da vermiş midir? “İstifa etmek veya etmemek” falan gibi düşüncelerle kendini yormasına da gerek yoktur. Pat diye görevden alınıverir. Tıpkı pat diye göreve getirildiği gibi.

İlla kabile mi lazım? Ülkenin sosyal yapısına göre hangi topluluğun “kabile” olduğu değişir. Bazı makamlara parti vasıtasıyla, bazılarına STK’ların talebiyle de gelinir. Öyle toplumlarda partiler veya STK’lar aslında kabiledir. Parti? Mesela Çin ve Kuzey Kore’de Komünist Partisi. STK? Mesela tarikatların da STK olduğunu öğrenmiştiniz. Bazı cemaatler de STK sayılabilir. Eğer makama böyle bir STK’nın himayesi ile gelinmişse, makam sahibi istifayı aklından geçirdiğinde, “Ne istifası be? Bizim bunca adamımızı tehlikeye mi atıyorsun. Otur oturduğun yerde!” uyarısıyla karşılaşır.

Olmak veya olmamak demişler…

İskender Öksüz
İskender Öksüz
İskender Öksüz 14 Eylül 1945 tarihinde İzmir'de dünyaya gelmiştir. 1966 yılında Ege Üniversitesi Kimya-Fizik Bölümü'nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun yurtdışı bursuyla ABD'de Yale Üniversitesi'ne kabul edilmiş, burada, Oktay Sinanoğlu'nun danışmanlığında, 1968'de yüksek lisansını 1969'da da doktora derecesini almıştır. İskender Öksüz 1968-1979 yılları arasında; Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde bölüm başkanlığı, rektör yardımcılığı ve rektör vekilliği görevlerinde bulunmuştur. Yine aynı yıllarda senato üyeliği (ADMMA), Türkiye Atom Enerji Komisyonu 7. Dönem üyeliği, Atom enerjisi konusunda bakan danışmanlığı ve Töre-Devlet Yayınevi yöneticiliği yapmıştır. Öksüz, 1981-1987 yılları arasında, Suudi Arabistan'da bulunan University of Petroleum and Minerals'da akademik ve idari görevler, bilgisayar destekli öğretim koordinatörü, yeni öğretim üyesi seçimi ve terfi komitesi üyeliği yapmıştır. 1987 yılından itibaren sağlık, bilişim ve eğitim sektörlerinde çeşitli firmalarda üst düzey yöneticilik yapan Öksüz, çeşitli şirketlerde yönetim kurulu üyeliği, genel müdürlük ve holding genel koordinatörlüğü yaptı. İskender Öksüz 2012 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden emekli oldu. Otuzun üstünde bilimsel yayını yedi yüzün üzerinde atıfı bulunan Öksüz, KÜBİTEM (Kültür, Bilim ve Teknik Merkezi) kuruculuğu, Türk Ocağı Hars Heyeti ve Yönetim Kurulu üyeliği, Millî Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği; Töre, Devlet, Bozkurt, Türk Yurdu dergilerinde makale ve başka yazıları yayımladı. Üniversiteler de dâhil olmak üzere çeşitli platformlarda konferans, söyleşi ve röportajlarda bulundu.[5][6] Ayrıca Son Havadis, Yeni Ufuk ve Ayyıldız gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Karar gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. İskender Öksüz, 5 Mayıs 2021 tarihinde vefat eden ünlü romancı Emine Işınsu ile evliydi. Eserleri[7] Millet ve Milliyetçilik Bilim, Din ve Türkçülük Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi Türk'üm Özür Dilerim Niçin Geri Kaldık? Çin Dünyayı Ele Mi Geçiriyor? (Konuralp Ercilasun ile birlikte)

Seçtiklerimiz

spot_img