11.8 C
Kocaeli
Pazartesi, Nisan 27, 2026
Ana SayfaGüncelEnerji Güvenliği ve Bağımsızlığı

Enerji Güvenliği ve Bağımsızlığı

ABD ve İsrail kaynakları İran’a saldırı sebebi olarak, “İran’ın nükleer silah yapmasını önlemek, İran’daki rejimi değiştirmek, İran’ın füze kapasitesinin İsrail’e tehdit oluşturmasına engel olmak” gibi gerekçeler anlattılar.

Bazıları, bu gerekçelere inandırmak için ABD’nin en büyük petrol üreticisi olduğunu, savaş sebebinin “petrol ve doğalgaz kaynaklarını kontrol etmekle alakalı olmadığını” anlatmaktalar.

Bu savaş aşamasında olayın enerji boyutu sadece artan akaryakıt fiyatları, Hürmüz’de kilitlenen gemiler ekseninde tartışılıyor. Savaşta enerji kaynaklarının (petrol, doğalgaz ve türevlerinin) üretim ve iletimi, Boğazların önemi ve Türkiye’nin bu olanlardan çıkarması gereken dersleri konuşmamız gerekiyordu.

Ben noktaTV’de yaptığım Geniş Açı programına bu konuları anlatabilecek Türkiye’nin enerji politikaları denince akla gelen en yetkin isimlerden biri olan Enerji Uzmanı Necdet Pamir dostumu davet ettim. Necdet Pamir her zamanki nezaketi ile davetimi kabul ettiği gibi bana bazı görselleri kullanmak için çok kapsamlı bir sunum dosyası gönderdi. Hem bu sunumdan hem de Geniş Açı programından kendi anlattıklarından edindiğim bilgilerden bir kısmını, anladığım şekliyle, sizlerle paylaşmak istedim.

****

Öğrendiğim en çarpıcı bilgiyi Necdet Pamir, Eni World Energy Review 2025 raporuna dayanarak veriyor: ABD’nin ham petrol rezerv ömrü 7 yıl, Venezuela’nın 869 yıl ve İran’ın 123 yıl.

“İspatlanmış Rezerv Ömrü” rezervin yıllık üretime bölünmesiyle bulunuyor.

Bu ne demek? ABD dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olsa da bu yüksek üretim hızı kendi rezervlerinin hızla tüketmesine neden olmaktadır. 7 yıllık rezerv ömrü, mevcut üretim hızıyla ABD’nin çok kısa sürede dış kaynaklara tamamen bağımlı hale gelebileceğini gösteriyor.

İşte ABD “Trump’ın deliliği sebebiyle değil, bu acı gerçeğe karşı tedbir olarak İran’a saldırdı.”

2. Dünya Savaşında müttefiklerin kullandığı 7 milyar varil petrolün 6 milyar varilini ABD sağlamıştı. ABD rezerv ömrünün 13 yıla düşmesiyle panik yaşayan Başkan Roosevelt çareyi Suudi Arabistan’la anlaşma yapmakta bulmuştu. ABD Suudi hanedanını korumayı, Suudiler ise ABD’ye kesintisiz ve uygun koşullarda petrol akışını sağlamayı taahhüt etmişlerdi.

2003 Irak Savaşı petrol içindi”, Şubat 2026’da başlayan İran’a saldırılar da petrol için yapıldı.

*********************************

Venezuela ve İran’da Ganimet Hesabı

Venezuela’ya yapılan operasyonla devlet başkanı Maduro ABD’ye kaçırıldı. Yerine getirilen yönetimle Venezuela petrollerine adeta çöktüler.

ABD’nin İran’a saldırısının arkasındaki motivasyon kaynağı da aynı idi. Çok kısa zamanda rejimi devirip Venezuela gibi İran petrollerine de çökeceklerdi.

Bunu bazı ABD yetkilileri açıkça ifade etmişlerdi: Mesela Beyaz Saray Ulusal Enerji Konseyi Direktörü Jarrod Agen (7 Mart 2026) “Mesele sadece güvenlik değil, tüm petrol rezervlerini alacağız! Hürmüz Boğazı’ndaki sorunlar hakkında endişelenmemize gerek kalmayacak çünkü tüm petrolü alacağız!” dedi.

Donald Trump (6 Nisan 2026): “İran’ın petrolünü almak istediğini, ancak Amerikalıların savaşın sona erdiğini görmek istemesi sebebiyle bunu yapamadığını” söyledi. Savaşı desteklemeyen Amerikalıları “aptalca” davranmakla suçladı. Trump, 3 Ocak 2026’daki Venezuela operasyonuna atıf yaparak 45 dakikada sonuç aldıklarını ve “yüz milyonlarca varil” aldıklarını belirterek “GANİMET GALİBİNDİR” ifadesini kullandı.

İran için yapılan evdeki hesap çarşıya uymadı. İran direndi, başarılı oldu. Rejimin devrilmesinin yakın zamanda imkânsız olduğu anlaşıldı. ABD galip gelemeyince, ganimetten mahrum kaldı.

Şimdi ABD’nin hedefi (zaten savaştan önce açık olan) Hürmüz Boğazını açmak ve İran’ın nükleer silah yapma süresini uzatacak taahhüt almaktan ibaret.

****

İsrail’in İran’a saldırısındaki motivasyonu ise enerjiden ziyade ideolojik ve güvenlik temellidir. İsrail bölgedeki güçlü ulus devletleri birer tehdit olarak görmekte ve Sykes-Picot sınırlarını tanımamaktadır. “Vadedilmiş Topraklar” inancıyla çizilen haritalara göre bölgeyi parçalanmış, zayıf yapılara (monarşilere) dönüştürmeyi hedeflemektedir.

*********************************

Enerji Kuşatmasını Kırmak Mümkün

Bazı yorumcular, ABD’nin bu müdahalelerini “küresel petrol rezervlerini ve Çin’in enerjiye erişimini kontrol altına almak stratejisi” olarak açıklıyorlar.

Çin 2024 itibarıyla günlük yaklaşık 11,1 milyon varil petrol ithalatı ile dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısıdır. Toplam petrol tüketiminin yaklaşık %70’inden fazlasını ithal etmektedir. 2025 yılı verilerine göre Çin’in toplam petrol ithalatının yaklaşık %17’si İran ve Venezuela‘dan gelmekte idi.

Rakamlara baktığımızda ABD, İran ve Venezuela petrollerini tamamen kontrol etse bile; Çin petrol ithalatının yüzde 17’si mertebesindeki ihtiyacını başka kaynaklardan tedarik edebilir. Ayrıca alacağı birtakım tedbirlerle bu ihtiyacını azaltmayı da başarabilecek durumdadır.

****

Ancak olay bu kadar basit değildir: ABD, rezervlerinin 7 yıl gibi kısa bir ömrü kalmıştır ama müttefikleri (Kanada, S. Arabistan, Kuveyt) ve kontrol altına aldığı bölgeler (Venezuela, Irak) üzerinden dünya rezervlerinin yaklaşık %66’sına hükmetmektedir.

Eğer ABD, Tahran’da kendisine dost bir yönetim kurmayı başarsa idi, doğrudan veya dolaylı olarak dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %80’ini kontrol eder hale gelecekti. Bu durum, petrolünün yarısından fazlasını bu bölgeden alan Çin için tam bir “enerji kuşatması” anlamına gelmektedir.

****

Hürmüz kilidi sebebiyle Batı ekonomileri sarsılırken Çin bu krizden biraz hasarla, ama stratejik kazanımlarla çıktı.

İskontolu İran petrolünün kesilmesi ve Brent petrolün varil başına 100-112 dolar bandına fırlaması, Çin imalat sektöründe enerji maliyetlerini rekor seviyelere çıkardı. Ama Çin, 1,2 milyar varillik devasa stokları ve Rusya-Orta Asya boru hatları sayesinde Hürmüz’e olan %50 bağımlılığını yönetebildi.

En önemlisi, krizi fırsata çeviren Çin, petrol ticaretinde ABD doları yerine Yuan kullanımını dayatarak “Petrodolar” egemenliğine en büyük darbeyi vurdu.

Uzun vadede Çin’in fosil yakıttan kopuşu hızlanmakta ve Rusya ile kara tabanlı, dolardan bağımsız yeni bir enerji düzeni kurmaya çalışmaktadır. Ayrıca “Temiz Enerji” kapasitesini üretilen enerjiye dönüştürmek için devasa yatırımlar yapmaktadır.

İran’ın direnişinden ve Çin’in yaptıklarından, Türkiye olarak dersler çıkarabiliriz.

Unutmayalım, ENERJİ savunma sanayii kadar kritik bir MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR.

NOT: Çok daha geniş bilgiler edinmek ve Türkiye’nin durumu ve bu alanda yapması gerekenlere dair sorularım ve cevapları için noktaTV’de Sayın Necdet Pamir’le yaptığımız “Geniş Açı” programını izlemenizi diliyorum.

Ruhittin sönmez
Ruhittin sönmez
Ruhittin Sönmez 1956 Bucak/ Burdur doğumludur. 1980’den itibaren Kocaeli’de yaşamaktadır. EĞİTİM: İlkokul, orta okul ve lise eğitimlerini Bucak’ta yaptı. 1973’te İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliğinden ve 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İŞ HAYATI: 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuvar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001’de 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 03.03.2010’den itibaren Serbest Avukat 2018’den itibaren Arabulucu Sosyal Faaliyetler: Yaklaşık 16 yıl Türk Sanat Müziği korolarında korist olarak çalıştı. (İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubu) 250 Mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi ve 7 yıl Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Ocak 2023’ten itibaren aynı programı noktaTV’de devam ettirmektedir. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada 2 gün köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.

Seçtiklerimiz

spot_img