Zaman çayımın içinde eriyen şeker
Bir kaşık sesi beni tâ derine çeker
Dem tutmuş bir vaktin kanlı gölgesinde
Yaşar gideriz ömrü trapez dengesinde
Ellerimizdeki sıcaklık kendi kanımızdır
Çay karıştırmak bizim feylesof yanımızdır
Ben bana tenhâyım, ben bana ırak
Dostum beni çayın kokusunda bırak
Her yudumda mevsim şaşırır zihin
Genizden aşağı in, tüten buhara bin
Kalem senin dibinde kelâma durur;
Sen insanı söyletirsin lan ıhlamur!
9 Mayıs 2002 – Bahçecik Yenimahalle


