– Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki, Ledün ilmi / sebepten sonuç çıkarma ilmi yanında her şeye hakim ve her şeyden haberdar olan Allah’ın, ayetlerini kolaylaştırdığı, sonra da ayrıntılı olarak açıkladığı bir kitaptır. (Hud: 1)
– Kur’an, sorgulayıcı ve eleştirel, araştırıcı aklın başladığı ergenlikten itibaren başlamak üzere bir ERİŞKİN KİTABI’dır.
– Kur’an, tüm âlemler için bir uyarıcıdır / zikirdir / düşündürücüdür. (Yusuf: 104)
– Kur’an Hz. Muhammed’in Ruh’una doğrudan Allah tarafından öğretilmiş ve bilinçaltında olarak Dünyaya gönderilmiştir.
– Kur’an’ın bildirdiği her gerçek bir mucize demektir.
– A’lak: 1-5. ayetlerde önce Kâinat kitabını inceleme, sonra ikinci kitap olan Kur’an’ı inceleme ve içten bir imana ulaşma önerilmektedir. İnsan, bu ilimlere varıncaya kadar Allah’ı zan üzere düşünecektir. İşte Hz. Muhammed bu konuda şu sözü söylemiştir: “Allah teala hazretleri şöyle buyurdu: ‘Ben, kulumun benim hakkımdaki zannına göreyimdir.’ (Kütüp-i Sitte – 5849)”
– Allah size kitabı / Kur’an’ı okuyup düşünebilesiniz diye en ayrıntılı / mufassal bir şekilde indirmiş. (En’am: 114)
– Kur’an’ı anlayıp düşünecek ve uyacak olanlar, Rablerinin yanında huzur ve esenlik yurdunu hak etmişlerdir. Ve olumlu amellerinden ötürü onların gerçek dostları / velileri de Allah’tır. (En’am: 127)
– Bu Kur’an da indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Merhamet edilmeniz için, sizin de Kur’an’a uymanız şart. (En’am: 155)
– (Kur’an) İnsan aklı ile de dejenere edilmemiş ve değiştirilmemiştir. Çünkü Kur’an insan aklının ötesinde matematik bir sistem temellidir.
– Kur’an; tutarlı, çelişkisiz iki tip mesajlı bir kitaptır. Allah’ı anarak ürperen derileri ve kalpleri, Allah’ın zikri olan O’nu okuyup anladıkça yumuşar. Böylece de bildirilen GERÇEKLERİ ÖĞRENEN insanlar, O’nun rehberliğinde doğru yola yönelmiş olurlar. Ancak Allah, sadece İÇTEN İSTEYENİN Kur’an’ı anlamasını sağlayarak doğru yola ulaştırır.
– (Kur’an) çok anlamlı mesajları ile de her okuyana, her zamana ve her toplumun bu konulara yönelik kavrayışına hitap eden dinamik – esnek mucize bir kitaptır.
– Doğru yola yönelme, Kur’an’ı anlamayı İÇTEN İSTEMEYE bağlamaktadır. Kur’an’ı anlamanın şartlarından birinin içten isteme olduğu (âdeta şarttır).
– Kur’an’ın anlaşılması ayrıca insanların anlaşmazlıklarını, dinde gruplaşmalarını ve düşmanlıklarını önleyecek demektir. Bunun için de her bir toplum, Kur’an’ı (aslından okumaları yanında, ayrıca) anladıkları dilde (yani, kendi dillerindeki meal ve anlamlarını aktaran eserleri de) okumalıdırlar.
– Bildirdikleri ile Kur’an da insanı uyaran ve gerçeklere dirilten bir etkiye sahiptir.
– Ya Muhammed! İşte Biz, Sana da bu şekilde emrimizden bir Ruh / ilâhî bir yol gösterici olarak Kur’an’ı vahyettik. Biz Kur’an’ı inanmak isteyen kullarımızı doğruya ulaştıran aydınlatıcı bir nur / bir yol gösterici olsun diye gönderdik. (Şura: 52)
– (Kur’an) bütün gerçekleri apaçık ve kolay olmak üzere açıklamakta / Mübîn olan Kur’an’ı (Duhân: 2)
– Biz, insanları uyarmak için, mübarek bir gecede indirmeye başladık / veya indirdik. (Duhân: 3)
– Kur’an’ın bir gerçeği; bir yanlışta, bir olumsuz görüşte gizlediği prensibi (de dikkat çekici bir husustur.)
– Hz. Muhammed, şu sözleriyle Kur’an’ın her insan için öğrenilmesi gerektiğini vurgulamıştır:
“Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı anlayarak öğrenen ve öğretendir.” (Buhari, Fadailu’l-Kur’an – 21)
(Prof. Dr. Gazi Özdemir, Son Davet KUR’AN’dan.)


