12 Eylül Darbesinden Sonra Türkiye Üzerinde Oynanan Oyunlar

42

 

12 Eylül 1980 darbesi ABD’nin talimatıyla yapılmış ve Türk Milliyetçileri tutuklanmış, cezaevlerinde işkencelere tabi tutulmuşlardı. Sistem intikamı ülkücülerden almıştır. O tarihte hangi zihniyettir bilinmez bölücülerle Türk Milliyetçilerini aynı görmüş, darbenin esas gayesi sistemin intikamını almak ve ABD’nin talimatlarını yerine getirmek için vatanını seven gerekirse uğrunda ölmeyi göze alabilen Türk gençlerini yıldırmak ve sisteme uyan yeni bir gençlik memleket meselelerini düşünmeyen diskotek gençliği ABD hayrını gençlik yetiştirmektir.

Bunun için 1989 yılında “LİSELER İÇİN MİLLİ GÜVENLİK BİLGİSİ” adı altında bir kitap yayınlamış ve bu kitap lise öğrencilerine ders kitabı olarak okutulmuştur.

Bu kitapta Milliyetçiler, Ülkücüler şöyle tanımlanıyor. ” BİR DOKTRİN” olarak kabul ettikleri görüşleri doğrultusunda devletin yeniden teşkilatlanmasından hareketle siyasi sosyal ve ekonomik yapıda değişiklikler yaparak bir kadro oluşturulması, bu kadronun devlet gücünün yerine geçirilerek her ne şekilde olursa olsun iktidar yapılması benimsenen ilkelerin yanı sıra “TEK LİDER” prensibinde kabul edilerek zaman zaman “PAN TÜRKİZİM” propagandasına yönelinmesi.

Bir bütün haline getirdikleri ideolojik düşüncelerinin sonuçta devlet anlayışına hakim duruma getirilmesidir.

Bu unsurları sürekli şekilde komünizme karşı oldukları temasını işleyerek ve bu faaliyetlerini milliyetçiliğin gereği olarak yaptıklarını savunan 12 Eylül 1980 harekâtı öncesi yurdumuzda yaşanan terör ortamının bir yanı durumuna gelmiştir.

Ne acıdır ki ders kitabı olarak yazılan ve Türkiye Cumhuriyetinin liselerinde Milli Güvenlik Dersi olarak okutulan bu kitapta Türk Milliyetçiliği suç sayılmış  Türk Milletini sevmek ” PAN TÜRKİZİM” kabul edilmiş sanki kötü bir şeymiş gibi Türk Milliyetçileri yurdumuzda yaşanan terör olaylarının, Güneydoğuyu kan gölüne çeviren 30 bin insanımızı şehit eden, asker, polis, öğretmen, bebek katilleriyle birlikte terör ortamının bir yanı olarak gençlere bu kitapla öğretilmeye çalışılmıştır.

Türk Milliyetçilerini eli kanlı bölücü terör örgütünün bir yanı olarak gösteren kitap aşırı solcuları, teröristleri nasıl anlatmaktadır? Kitaptan aynen aktarıyorum. ” Bütün aşırı sol ve komünist teşkilatların amacı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin mevcut anayasal rejimini yıkarak ülkemizin tümünde veya arzuladıkları bölümlerinde MARKSİST – LENİNİST – MAOİST bir düzen kurmak ve komünist ideolojisinin yayılmasını sağlamak şeklinde özetlenebilir.

Bu gurupların her fırsatta kullanmak istedikleri işçilerin haklarını kazandırma ezilen zümreleri kurtarma gelir dağılımındaki adaletsizliği giderme, herkese eşit eğitim imkânı sağlama, herkese iş imkânı sağlamak ülkeyi tam bağımsızlığa kavuşturma gibi sloganları amaç görünümü altında fakat nihai amaçlarını gizlemeye ve yandaş teminine yönelik propaganda faaliyetleri olduğunu özellikle vurgulamak gerekir.

Oh ne güzel ne kadar güzel! Lise talebesi bu sloganları okuduğunda ne ulvi sözler, tam bir sosyal adalet, bizde solcu olalım diye düşünmezler mi?  Kaldı ki bu aşırı solcuların terörün bir parçası, bir yanı olduğu da kitap da belirtilmemiştir.

Kitapta ülkücüler ve MHP ile ilgili bölümler MHP davasının iddianamesinden daha ağır suçlamalarla doludur.

Ülkemizin insan haklarını savunması Türk Milletinin Tarihindeki rollerini savunmak anlamına gelmiyor.  Amacı bölücülük olan etnik politikayı savunmak anlamına geliyor. Gençler artık ülkelerine, milletine değil yabancı güçlere güveniyor.

Atatürk’ün en büyük talihsizliği yerini inançsızlara, Türk Milletine inanmayanlara bırakmak zorunda kalması olmuştur.

Atatürk diyor ki; Hangi istiklal vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselsin. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.