Sivil İtaatsizlik

34

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin CHP’li Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile başlayan mitingler, CHP’nin öncülüğünde ve fakat CHP dışında diğer partilere oy veren vatandaşların da katıldığı güçlü eylemler oldu.

İstanbul ve vatandaşların sokağa çıktığı diğer şehirlerde, valiliklerin toplantı ve gösterileri yasaklama kararlarına rağmen, büyük kitlelerin sokaklar, caddeler ve meydanlara sığmaz halde toplantılar yapması yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a yaptığı “Adalet Yürüyüşü” bir “pasif direniş” olarak dikkat çekiciydi. Fakat toplumda sürdürülebilir bir etkisi olmadı.

Kılıçdaroğlu’nun eylemi bireyseldi. CHP öncülüğünde İmamoğlu’na destek eylemleri ise milyonların katıldığı kitlesel hareketlerdi.

Saraçhane’de 7 gün sürdükten sonra Maltepe’de büyük bir mitingle devam etti. Bayram sonrası bu eylemler sürecek mi bilemiyoruz. Ancak bu eylemlerin “sivil itaatsizlik” tanımına uyup uymadığını sorgulamak istiyorum.

****

Hukuk sistemleri ve öğretide DİRENME HAKKI diye bir kavram yer alıyor. Bireylere baskı ve zulüm karşısında özgürlüklerini korumak için son çare olarak “direnme hakkı” tanınmaktadır.

Baskıya karşı direnmenin “Pasif Direnme” ve “Aktif Direnme” olarak iki türü var.

Zora ve şiddete başvurmaksızın baskıya karşı koyma yolu “pasif direnmedir.”

“Aktif direnme” ile kuvvet ve gerekirse şiddet kullanan isyan ya da ihtilal hareketleri kastediliyor.

Sivil itaatsizlik, zulüm ve haksızlıklara karşı bütün yasal yolların tükendiği noktada, kamu vicdanına çağrıyı amaçlayan ve şiddet kullanmayan bir eylem türüdür. “Daha vahim toplumsal felaketlerin önüne geçmek için başvurabilecekleri bir çare” olarak kabul edilir.

“Politik ve hukuki sorumluluk üstlenilerek kamu vicdanını etkilemeyi hedefleyen, şiddet içermeyen, mevcut yasal yolların çare olamayacağı anlaşıldığı için başvurmak zorunda kalınan, bu nedenle yasadışı, ama meşru bir eylem biçimidir.”

Sivil itaatsizlik şiddet içermediği için, bir pasif direnme yöntemi olarak nitelendirilebilir.

****

“Sivil itaatsizlik” terimini literatüre kazandıran Henry David Thoreau’dur. O’nun “Sivil İtaatsizlik” kitabı Mahatma Gandhi’de, Martin Luther King’de ve onları izleyen binlerce adalet yanlısında yankı bulmuştur.

Thoreau, “kanunlara karşı açık ve maksatlı bir itaatsizlik noktasına da varsa, vatandaşın görevinin haksızlıklara karşı koymak olduğunu” söylemiştir.

Gandhi sivil itaatsizliği, “şiddete başvurmadan direnme, gerçeğe ve adalete derin bağlılık” olarak tarif ediyordu.

Martin Luther King “Eğer adaletsizlik yöneticiler için pek önem taşımıyorsa, kural ve kanunlara karşı itaatsizlikte ısrar etmek gerekir” düşüncesiyle siyahlara karşı yapılan sistematik ayrımcılığa meydan okumuştur.

********************************

Saraçhane Mitingleri Sivil İtaatsizlik Eylemleri midir?

Yukarıda anlatılanlardan özetle, sivil itaatsizlik eylemlerinin temel unsurlarını a) Yasaya aykırılık, b) Şiddetsizlik, c) Kamuya açıklık, d) Çiğnenen Pozitif Hukuk Normundan Doğacak Yaptırıma Katlanma olarak sayabiliriz.

Eylemlerin sebebi hukukun ve idarenin siyasallaşması ve bu yolla seçilmiş siyasetçilerin sistemden tasfiye edildiği inancıdır.

Milyonlarca insan İmamoğlu’nun diplomasının iptalinin de tutuklanmasının da hukuki olmadığı, yapılanların “Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun tasfiyesi ve iktidarın CHP’li belediyeleri ele geçirme operasyonu” olduğu kanaatindedir.

“Tek adam yönetiminde”, “kuvvetler birliği sistemi” içinde, bu “zulüm ve haksızlıklara” karşı “tek çare” olarak “kamu vicdanına” seslenmek kaldığı görülmüştür.

Yani amacı itibarıyla sivil itaatsizlik şartları oluşmuştur.

Saraçhane’de ve Türkiye’nin birçok ilinde, valilikler tarafından toplantı ve gösteriler yasaklanmış olmasına rağmen, izinsiz yapılan eylemler “sivil itaatsizlik” unsurlarını taşımaktadır.

“Toplantı ve gösteri yapma hakkı” anayasal bir haktır. Ancak bu hak valiler tarafından belli tarihler arasında ve belli yerlerde çeşitli gerekçelerle yasaklanmıştır. İdarenin bu kararı kitleler tarafından yok sayılarak sokaklar, caddeler, meydanlar doldurulmuş, konuşmalarla gösterilerin amacı kamuya açıklanmıştır.

Bu izinsiz gösterilere katılanlar iktidarın yaptırımlarını göze alarak geldiler. Nitekim 2 binden fazla kişi gözaltına alındı, bunlardan 301 kişi tutuklandı.

Bu bakımdan yasağa rağmen yapılan Saraçhane mitingleri ile Valiliğin yasaklamadığı Maltepe Meydanında yapılan siyasi mitingin vasfı farklıdır.

********************************

Maltepe Mitingi ile Sivil İtaatsizlik Eylemleri Sona Erdi

İzinsiz gösterilerde kitlesel taşkınlıklar ve şiddet olmamış, son derece medeni kitlesel eylemler gerçekleşmiştir. İktidar kanadının “vandallar, yağmacılar Saraçhane’de toplanarak taş, sopa ve havai fişeklerle polis ekiplerine saldırdı” gibi ifadeleri tesadüf değil.

Olaylarda “şiddetsizlik” unsurunun olmadığı yani bunun bir “sivil itaatsizlik” değil, bir “isyan veya ihtilal hareketi” olduğu şeklinde değerlendirmeye hazırlanıyor.

Son derece barışçıl “sivil itaatsizlik eylemleri” olarak başlayan “Gezi olaylarının” sonradan şiddet kullanan marjinal gruplar bahane edilerek bir “isyan veya ihtilal hareketi” olarak değerlendirildiğini unutmayalım.

Ancak “Gezi Olayları” spontane/ kendiliğinden gelişmişti. Eylemleri yönlendiren bir siyasi parti, dernek, sendika gibi bir organizasyon yoktu. Bu sebeple ilerleyen günlerde marjinal gruplar öne çıkmıştı. Bu defa Saraçhane mitinglerini düzenleyen CHP ve diğer destek veren partiler şiddet kullanmaya meyilli kişi ve grupları uzaklaştırdılar. İktidara bu kozu verecek bir olay yaşanmadı.

Sivil itaatsizlik eylemleri özü itibariyle otoriteye rağmen yapıldığı için eylemlere katılanları kısa sürede motive eder hatta militanlaştırır.

Bu yüzden iktidar akıllı davrandı. Valilik Maltepe mitingi için herhangi bir yasaklama kararı vermedi. Ülke bazına yayılması muhtemel bir sivil itaatsizlik eylemi normal bir siyasi mitinge dönüştürüldü.

Önceki İçerikÖzgürlüğün Değeri…
İdris Türkten 1 12 1949 tarihinde Tokat/Artova da doğdu. İlkokulu Artova Gaziosmanpaşa ilkokulunda, Ortaokul ve Liseyi Turhal da okudu. Berlin Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünün 2. Sınıfından ayrıldı. Kocaeli Petkim Petro Kimya Fabrikasından emekli oldu. Ülkü Ocakları ve Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının her kademesinde görev yaptı. İYİ Parti Kocaeli İl kurucuları arasında bulundu ve İYİ Parti yönetim kurulunda bir dönem görev yaptı. Halen Kocaeli Aydınlar Ocağı İdari Sekreterliği görevini yürütmektedir. Editörlük ve güncel Köşe Yazarlığı yapmaktadır. Biri kız, iki erkek evladı var.