Kökeni, Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına dayanan bu gün, Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda “Aziz Valentin Günü” (İngilizce: St. Valentine’s Day) olarak bilinir
*
Biz çağları aşan engin tarihimizde Türk- İslam kültürünün ortak paydasında ‘’sevgiye’’ yüklenen anlamı işleyelim;
Öncelikle vurgulayalım ki sevgiyi, aşkı gerçek boyutlarıyla kavrayan bir âşık için o asla bir tek kişiyle veya nesneyle de sınırlandırılamaz. Aşkın kapsamında bir tane değil, anne, anne; eş, eş; Tanrı, Tanrı olmak şartıyla milyonlarca sevgili vardır. Ve her bir sevgili sonsuz derecede sevilecek kadar değerli ve kutsaldır.
Güneş, kendisine gülümseyen varlıkların hangisini geri çeviriyor? Yeter ki insanda aşk bir ruh hali olsun! ‘’Bütün mesele aşkın kendisine âşık olmaktır.’’Fertlerin, kurumların, ülkelerin ve hatta dünyanın huzuru buna bağlıdır.
Sevginin önemini hadislerle besleyen Ahlak Peygamberi diyor ki; ‘’İman etmedikçe cennete giremezsiniz, sevmedikçe tam iman etmiş sayılmazsınız.’’
Kur’an’ın ışığında
Ahlak Peygamberinin işlediği sevgi kavramını en içtenlikle kavrayan Hallac-ı Mansur ‘’Enel Hak, Enel Hak’’ diyor. Ben hakkım, hakikatim. İnsan Tanrının bir yansımasıdır. İnsan Tanrıdan ayrı düşünülemez ve eğer insan kalbini kötülüklerden, fesattan, hasetten arındırırsa Tanrı ile bütünleşir.’’mealinde gerçek aşkı/ sevgiyi vurgulayacaktır.
Ancak zamanın yönetimi bu kavramları anlamlandıramaz; Hallac-ı Mansur’u yargılar ve cezalandırır.
Hallac-ı Mansur hapisteyken kendisine ‘’aşk nedir?’’ diye sorarlar. Şöyle cevap verir:
‘’Bugün de, yarın da, öbür gün de göreceksiniz ne olduğunu. ‘’O gün ellerini ayaklarını kestiler, ertesi gün de darağacına çektiler, üçüncü günse küllerini rüzgâra savurdular…
Hallac-ı Mansur ölüme gitmeden önce dua eder:
‘’Allah’ım, bana senin için bu işkenceyi reva görenlerden rahmetini esirgeme’’!
‘’Senin aşkın uğruna beni elimden ayağımdan gözlerimden dilimden başımdan ve canımdan ayıran bu kullarını affet, affet Allah’ım onları, aşkın hürmetine affet’’!
*
Aşkı Gökyüzünden Yeryüzüne indiren Tasavvuf Ehli Hoca Ahmet Yesevi diyor ki;
‘’Dertsiz âdem âdem değil anlayın/ Aşksız âdem hayvan cinsi bunu dinle/ Gönlünüzde aşk olmasa bunu anla/ Anlayanlara has aşkımı bağışladım’’
‘’Zahit olma, abit olma, aşik ol / Mihnet çekip aşk yolunda sadık ol / Nefsi tepip dergâhına layık ol / Aşksızların hem canı yok, hem imanı’’
‘’Kul hace Ahmed, zahid olma âşık ol / Bu yollarda bi – bak yürüme sadık ol / Leyla ve Mecnun, Ferhat Şirin, Vamik ol / Âşık olmayan Hak didarın göremez’
*’
Sevgiyle kalın selamla kalın severek kalın aziz dostlar!


