Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler, toplumların ve insanların hayatını çok yönlü olarak etkilemiştir. Makinalaşmayla birlikte başlayan hızlı değişme ve gelişmeler, sanayi toplumu insanlarını sosyal değerlerden koparmış ve uzaklaştırmıştır. Bu duruma; sosyologların tabiriyle anomi adı verilmektedir. İnsanlar, hem kendine ve hem de kendi toplumuna karşı yabancılaşmış ve böylece sosyal çözülme ortaya çıkmıştır.
Nüfusun hızla artması sonucu,sanayi gelişmiş ve bunun sonucunda da çevre kirlenmiş ve zarar görmüştür. Fabrika bacalarına, otomobillere ve diğer araçlara filitre takılmaması hava kirliliğine yol açmıştır. Çevre sorunları, zamanımızın en büyük problemlerinden birini oluşturmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ve doğal kaynakların bilinçsiz bir şekilde kullanılması, şehirlerdeki büyük nüfus yığılmaları, çevre sorunlarına yol açmıştır. düzensiz ve plansız olarak yapılan çarpık yapılar çevre kirlenmesini meydana getirmiştir. Düzensiz büyüyen şehirlerde, yetersiz alt yapılar, tahrip olmuş çevrenin başka bir yönünü ortaya koymaktadır.
İleri sanayi toplumlarında, insanın işsiz ve yalnız kalmasından daha önemli bir unsur, insanın amaçsız ve ne yaptığını bilmez olması durumudur. İnsanın bu hale gelmesinde, sosyal uyuşmalıklar ve psikolojik faktörler ön plana çıkmaktadır. Daha az yorularak, daha fazla üretim elde etmek insanları mutlu etmemiştir. Teknoloji araçtan çok amaca yönelmiş. Makinayı yapan ve onu geliştiren insan, kendi buluş ve icatlarının hakimi mi, yoksa esiri mi olmuştur? Bütün bu sebepler göz önüne alındığında, Batı’da ilim ve teknikteki hızlı gelişme ve değişmeler, insanın mutluluğunu sağlayamamıştır. Çünkü bu gelişmeler, insani ölçülerden uzaklaşılmasını, insan hayatının bir kobay gibi değerlendirilmesini, insana değer verilmemesini ortaya çıkarmıştır. Teknolojik ilerlemeler uğruna, manevi değerlerden süratle uzaklaşılmış ve Batı içine düştüğü bu kriz i kendi hazırlamıştır. Türkiye aynı hataları yapmamalı ve Batı’nın içine düştüğü bu durumdan ders almalıdır.
Dikkat edilmesi gereken bir başka husus; teknolojinin üretilirken veya başka bir ülkeden alınırken, toplumun bünyesinde açabileceği zararın ortaya konması gerekmektedir. Sanayi toplumlarında görülen yabancılaşmanın tesirlerini ortadan kaldırabilmek için manevi yönden güçlenmek gerekmektedir.
Hızlı sanayileşmeyle birlikte şehir sorunları yoğunlaşmış ve buda ülke ekonomilerine önemli maliyetler yüklemiştir. Günümüzde konut için yapılan yatırımlar, yekün olarak genel yatırım içinde yüksek bir nisbete ulaşmasına rağmen, halen istenilen neticeye ulaşılamamıştır. Dolayısıyla, konut problemlerinin daha uzun yıllar devam edeceği görülmektedir.
Şehirleşmeyle birlikte ulaşım problemi ortaya çıkmış, gerek şehir içi gerekse şehirlerarası ulaşımda toplu taşımacılığa yönelinmesi durumunda ulaşım probleminin asgariye ye ineceğini kabul etmeliyiz.
Sosyo-ekolojik dengenin bozulmasına, geri kalmış ve eskimiş teknolojilerin kullanılması sebep olmaktadır. İnsan mantığına yatkın, güvenilir, sağlıklı, temiz ve cana yatkın buluş ve icatlar, insanlık adına yapılan yeni çalışmalar, ülkelerin kamuoyları tarafından da mutlaka desteklenecektir. Yeter ki bu çalışmalar, insanların mutluluğu ve refahı için yapılmış olsun.