“Kur’an, muazzam bir unvandır ve herkes kendi anlayış kapasitesine göre O’ndaki inanç kurallarından, ilahî sisteme ve evrene ilişkin Evrensel bilgilerden mutlaka yararlanacaktır. Önemli olan, Kur’an’a iyi niyet ve ön yargısız yaklaşmak ve en doğruyu bulabilmek amacıyla çaba göstermektir.
(Evet, Kur’an, gelip geçmiş ve gelecek insanlar sayısınca çeşitlenen, istisnaî / sıra dışı, benzersiz; ezelî – ebedî kutsal mı kutsal bir kitaptır. -M.B-)”
(Son Davet KUR’AN, Prof. Dr. Gazi Özdemir, s: xıı)
“Kur’an’ın 23 yıllık bir zaman süresince ve kısım kısım, olay örnekleri yaşatılarak indirilmesi, hem iyice anlaya anlaya ve sindirilerek öğrenilmesi, hem de bildirdiği devrim özelliğindeki sosyo-ekonomik değişikliklerin, insanlara alıştırılarak benimsetilmesi içindir.
“ ‘Onların (kafa karıştırmak, kuşku uyandırmak için) sana getirdikleri hiçbir misal (hiçbir soru veya konu) yoktur ki, Biz sana (o konuda) gerçeği bildirmeyelim ve (bunun yanında) en güzel açıklamayı yapmayalım.’ (Furkan: 33) ayette, din ile ilgili her sorunun cevabının Kur’anda olduğu açıklanmıştır ki, Kur’an’ın yanına başka kitaba gerek olmadığına dikkat çekilmiş olunmaktadır. Tabi Hz. Muhammed’in Kur’an’daki ayetlere uygun sözleri de birer Hadis olarak önemsenmelidir.” (a.g.e. s: 120)
“ ‘(Nerede ne zaman olursa olsun) Kendilerine Rablerinin (kevnî ve lafzî) âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı (duymamış ve görmemiş gibi) sağır ve kör davranmazlar.’ (Furkan: 73) Ayette Kur’an’ı anlamadan okuyanlar sağır ve kör olarak tanımlanmaktadırlar.” (a.g.e. s: 152)
x
“ ‘Ve şu da bir gerçek ki, hiçbir kimse, kendisi istemedikten sonra, Allah, o kimseye inanma / doğruya ulaşma izni vermez ve yine bilin ki Allah, akıllarını kullanmayanların üzerine pislik / mutsuzluk yağdırır ve sürekli sıkıntı ve felaketlerden de kurtulamazlar.’ (Yunus: 100)
“Demek ki,…bütün insanlar aynı özellikte ve kalıp halinde yaratılmamış, çaba gösterip Dünya eğitiminden başarılı olanların seçilmesi yöntemi uygulanmıştır.
“Akıllarını doğru yolu bulmak üzere kullanmayanlara pislik indirilmesi demek, onları sıkıntılı bir yaşama sokmak, geri kalmışlık ve gruplaşmalar oluşturtmak demektir. Ayete göre, ‘Kur’an, aklı olanı değil, aklını kullananı muhatap almaktadır’ demektir.” (a.g. e. s: 215)
x
“Kur’an okumak, 1) Anlamak, 2) Düşünmek, 3) Öğrenip benimsemek, 4) Duygulanmak ve 5) Bu kurallara göre yaşama çabası içinde olmak aşamalıdır…
“Gerçek şu ki, KUR’AN, her devirde sayısız defa okundukça, İlâhî ve Evren gerçekleri farklı anlamlandırıp, farklı yorumlanacak MUCİZE BİR KİTAPTIR…
“Kur’an’ı sağlıklı anlamlandırmanın, yorumlama ve sohbet etmenin temel şartı, bütününü anlayıp sureler arası bağlantıyı, bir suredeki ayetlerin bağlantısını ve nihayet bir konuya ilişkin farklı surelerdeki bilgileri bağdaştırmayı gerçekleştirmeyi hedeflemek gerekir.
“Çünkü Kur’an, bütünüyle yaklaşıldığında kendi kendisini, örneğin bir ayetini, çoğunlukla başka ayet veya birden çok ayetlerle en iyi şekilde açıklayan bir kitaptır.
“Bu nedenle de bir suredeki bütün ayetler, ilk ayetten son ayete kadar birbirlerine sebep-sonuç ilişkisi ile bağlantı içindedirler.
“Dolayısıyla da bir ayeti yorumlar ve sohbet ederken, başka ayet veya ayetlerden yararlanılmış ve yararlanılan bu ayetlere ilişkin bilgi, okuyucu da yararlansın diye ayetin hemen altında belirtilmiştir.
“Bir kelimenin birden fazla anlamı da varsa, bunlar arasından o kelimenin bulunduğu surenin diğer ayetlerinin ortak anlamına uygun verilmiştir.” (a. g. e. s. ıx – x)


