(Hanri Benasuz’un YÛNUS EMRE adlı çok değerli; Yûnus Emre’nin şiirlerini açıklayıcı mahiyetindeki eserini okudum. Çok istifade ettiğim için, hislerimi beyitlerle dile getirmekten ve duygularımı siz sevgili okuyucularmla paylaşmaktan kendimi alamadım. -M.B.-)
x
Yûnus’un mısralarını okuyunca biraz;
Huzûrunda bulunmak, insana az gelir az!
Gerçi,Yûnus gibi olunmaz şüphesiz ama,
Onu oku, düşün onu hatırla daima!
Yûnus gibi oluşa adım at, korkma sakın!
Onun yolunda olan insanlara, bir bakın!
Yûnus, gerçeklerin somut hâllerini seriyor önümüze.
Asırların sönmeyen ışığını, getiriyor günümüze.
Akıllıların aklı peşinde koşar içimizdeki us;
Odur ancak; adı güzel kendi güzel Bizim olan Yûnus.
Yûnus’un mısralarında yansıyor o İlahî Aşk;
Geçmişin ufuklarını seyir için, ayağa kalk!
Yûnus’un kalbinden geçenleri, bir gör mısralarında.
Yûnus gibisi artık gelmez deme, mânen aramızda!
Onu tanımaya, onunla tanışık olmaya kalmadın geç!
Hayatta iken onu, inan ki tanıyacaksın er veya geç!
Şu dünyada var mı acep, dostlardan Yûnus gibisi?
Ona denk olacaksa, acep erenlerin hangisi?
Kelimeler, sözler yetersiz kalıyor onu anlamada.
Gönül kifayetsiz kalıyor, ona içtenlikle kanmada.
Kalem sanki son nefesini veriyor Yûnus için.
Kalemi durduramıyorum, acep neden ve niçin?
Bir kere olsun denecek olursa “Hey gidi Yûnus!”
Açıldıkça açılır dizeleriyle bizdeki us.
Açılır gözün, çırpınır kalbin ve çiçeklenir gönlün.
Kamuda dalgalanır adın, kazanır ün üstüne ün.
İşte Yûnus’a bir kere bile candan kulak vermek;
Anlatır insana; neymiş Yûnus’un sırrına ermek!
Allah’a tutkun böyle bir zât varken sicilimizde;
Kim hissetmek istemez ki, sıcaklığı elimizde.


