8.8 C
Kocaeli
Pazartesi, Şubat 9, 2026
Ana SayfaGüncelBatan Geminin Malları

Batan Geminin Malları

Fatih ve Boğaziçi köprüleri ile 9 paralı yolun 25 yıllık geliri 5-7 milyar dolara satılmak isteniyor. Bununla ilgili bir yabancı firma yetkilendirilmiş.

Diyelim ki iktidarın beklediği rakama satış gerçekleşirse, bu köprü ve otoyolların gelirinden 25 yıl mahrum kalması karşılığında, devletin kasasına 7 milyar dolar girecek.

“Eski Türkiye’nin” yaptığı bu son eserlerin gelirleri de satılırsa, dışarıdan bu kadar bir döviz girmesi bütçenin deliğine yama olabilecek mi?

Prof. Dr. Esfender Korkmaz’ın verdiği bilgilere göre;

“2025 Ocak-Kasım 11 ayda MB ödemeler bilançosuna göre, net hata ve noksan kaleminden çıkan ve kaynağı belirsiz döviz tutarı 18 milyar 29 milyon dolardır.”

Çünkü, yurt içi tasarrufların bir kısmı yurt dışına çıkıyor. Mesela “yurt dışında gayrimenkul alımı için çıkan yerli sermaye, gayrimenkul almak için giren yabancı sermayeyi geçti.”

“Son zamanlarda bazı aylarda yurt dışına çıkan doğrudan yatırım sermayesi de giren yabancı yatırım sermayesinden fazla oldu.”

“TÜİK verilerine göre, Türkiye’de hane halkı tasarruf oranı 2018’de yüzde 16,5 iken 2024’te yüzde 11,3’e geriledi. Bunun en önemli nedeni, maaş ve ücretlerin geçim seviyesinin altına düşmüş olmasıdır. Demek ki bugün halkın ancak yüzde 89’u tasarruf edemiyor. Geliri geçimine zor yetiyor. Ya da varsa tasarruflarından yiyor, söz gelimi malı mülkü varsa satıyor, yastık altı varsa bozduruyor veya borçlanıyor.”

Yani çok zor para biriktirebiliyoruz. Ama bu paraları bile içeride tutamıyoruz.

Bu yüzden iktidar, sadece bir yılda dışarı kaçan döviz miktarı yaklaşık 20 milyar dolar iken, bunun 7 milyar dolarını köprüler ve otoyolların gelirlerinin satışıyla kapatmaya çalışıyor.

******************************

12 Günlük Faiz İçin 2 Köprü, 9 Otoyol Satılıyor

“2 köprü ve 9 otoyolun 25 yıllık gelirinin satılması bütçedeki hangi deliği kapatabilir” sorusu için benzer bir hesabı İYİ Parti’den Turhan Çömez TL üzerinden yapmış:

“Orta vadeli planda 2026 özelleştirme hedefi 185 Milyar TL. (Anlaşılan 2 köprü ve 9 otoyol satışından elde etmeyi umdukları para bu.)

Şimdi dikkat ediniz: Yalnızca Ocak ayında ödenen faiz 453 Milyar TL

Yani kendilerinden önce yapılan köprüleri, otoyolları (25 yıllık gelirlerini) satıp, kendilerinin yaptığı borcun 12 günlük faizini ödeyecekler.

Özelleştirme işlemini de Londra merkezli bir şirket yönetecek.”

****

Sadece bu iki veri bile Türkiye ekonomisinin tam bir çıkmaza girdiğini gösteriyor.

Bir yandan da “hukuk devleti” olmaktan uzaklaştığımızı gösteren “tek adam yönetimi” risk yaratıyor. “Denge ve denetim mekanizmalarının” çalışmadığı, “kurumlarına ve kuralların objektif uygulanacağına güven olmayan” ülkelere de dış sermaye gelmiyor.

Bu ortamda dış yatırımcı gelmediği gibi içeriden dışarıya bir sermaye çıkışının önü alınamıyor.

Nitekim geçen sene Manisa’da büyük bir yatırım yapacağı ilan edilen ve bunun karşılığı olarak birçok imtiyaz tanınan Çin’in otomotiv devi BYD şirketi Türkiye’ye yatırım yapmaktan vaz geçti.

İktidar “batan geminin mallarını satarak” bütçeyi denkleştiremediği için her sıkıştığında yaptığı gibi petrol ve doğalgaz çıkarma ümidi satıyor. O da yetmeyince işlemeyeceğini defalarca denenmiş olan, vatandaşlarımızın zor günler için yastık altında biriktirdiği altınları ekonomiye kazandırma projelerini raftan indiriyor.

******************************

Ekonomide Yapısal Sorunlar

Türkiye ekonomisinin yapısal sorunu sürekli “dış ticaret açığı” veriyor olmasıdır. Yani dışarıdan aldıklarımızın tutarı kadar ihracat yapamıyoruz. Bu açığın bir kısmı turizm gelirleriyle kapatılıyor. Geride “cari açık” kalıyor.

Türkiye, 2003 yılından 2025 yılına kadar, 22 yılda 1 trilyon 314 milyar 405 milyon dolar dış ticaret açığı verdi. Dış ticaret açığı vermesek turizm gelirlerimizle ilave yatırımlar yapabilir, çok hızlı büyüyebilir ve refah içinde bir toplum olabilirdik.

Bu açığı kapatmak için ya doğrudan sermaye girişi veya borç almamız gerekiyor.

Türkiye’ye artık doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor. Bu yüzden daha çok borç almak ve daha fazla faiz ödemek zorunda kalıyoruz. Sıcak para girişleriyle durumu idare etmeye çalışıyoruz.

Sözde “faize karşı olan bir yönetim” altında Türkiye dünyanın en yüksek faiz oranlarıyla borçlanabiliyor. 2026 toplam faiz yükü 2,7 trilyon TL’ye çıkacak.

Döviz ihtiyacımız arttığı, ihracatla karşılanamadığı için kurlar yükseliyor.

Beş yıldır dünyanın en yüksek ve yapışkan enflasyonlarından birini yaşıyoruz. Avrupa ülkelerinin bir yıllık enflasyon oranı toplamı Türkiye’nin Ocak ayı enflasyonu kadar etmiyor.

Tarım ve hayvancılıkta yapılan fahiş hatalar sebebiyle gıda enflasyonu düşürülemiyor. İnsanlarımız yetersiz beslenmeden kaynaklı sağlık ve çocuklarımız zekâ gelişememesi sorunları yaşıyor.

“Kuvvetler ayrılığının” uygulanmadığı tek adam yönetimlerinin önceliği uzun vadeli yapısal sorunları çözmek değil, iktidarını devam ettirmektir. Bu zihniyetle katma değerli, yüksek teknolojili üretimin oranı artırılamıyor.

Ülkenin kaynakları bu amacı finanse etmeye yönlendirildiği ve hukuka, kurumlara ve kuralların eşit uygulanacağına güven verilemediği sürece yapısal sorunların çözülmesi beklenemez.

Bu sorunlar çözülemez değildir.

Öncelikle bir “zihniyet değişimi” yapmak gerektiğinin farkında olmamız gerekiyor.

Kuvvetler ayrılığı ile erkler arası denge ve denetim mekanizmaları kurulmadan batan gemiyi yüzdüremeyiz.

Ruhittin sönmez
Ruhittin sönmez
Ruhittin Sönmez 1956 Bucak/ Burdur doğumludur. 1980’den itibaren Kocaeli’de yaşamaktadır. EĞİTİM: İlkokul, orta okul ve lise eğitimlerini Bucak’ta yaptı. 1973’te İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliğinden ve 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İŞ HAYATI: 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuvar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001’de 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 03.03.2010’den itibaren Serbest Avukat 2018’den itibaren Arabulucu Sosyal Faaliyetler: Yaklaşık 16 yıl Türk Sanat Müziği korolarında korist olarak çalıştı. (İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubu) 250 Mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi ve 7 yıl Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Ocak 2023’ten itibaren aynı programı noktaTV’de devam ettirmektedir. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada 2 gün köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.
Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Seçtiklerimiz

spot_img