15.3 C
Kocaeli
Perşembe, Mayıs 14, 2026
Ana SayfaGüncelEdepsiz Güç

Edepsiz Güç

Trump, “Önce Amerika” diyor. “Amerika’yı Tekrar Büyük Yap” diyor. Bu sonuncunun, kırmızı üzerine beyaz MAGA yazılı şapkası bile var. MAGA ~ Make America Great Again. Bunlar her ulus devletinin başkanının söyleyeceği, düşüneceği şeyler. Ama böyle çırılçıplak, seçim sloganları ve partizan sloganlar olarak karşımıza çıkınca çarpıyor. Eh, beklenir… Sloganlar zaten çarpıcı olmak için inşa edilir, değil mi? Gerçi ikincide, birileri Amerika’yı küçülttü, biz yeniden büyüteceğiz mesajı da var. O ayrıntı.

Şimdi asıl soru şu: Son iki yılda olup biten, bu sloganlara uygun muydu? Amerika, İsrail ile kol kola giriştiği İran macerasıyla büyüdü mü, küçüldü mü? Bu siyaset Amerika öncelikli miydi?

Amerikan dış siyaset, savunma ve diplomasi felsefesinde derin iz bırakan bir akademisyen-bürokratı hatırlatmak isterim. Dünyadaki en etkili uluslararası siyaset bilimcileri arasında ilk ona giren, Harvard kökenli Joseph Nye’ı. Nye, geçen yıl vefat etti ama 2004 tarihli kitabının etkisi hâlâ canlı: Yumuşak Güç: Dünya Siyasetinde Başarının Araçları.

Zorla  değil cazibeyle

Nye, ülkelerin, milletlerin gücünü ikiye ayırıyor. Sert güç ve yumuşak güç. Sert olanı bildiğimiz, ekonomisinin gücü, ordusunun gücü, devlet teşkilatının gücü… Bunlardan farklı ve bunların dışında bir de yumuşak güç var. Nye’a göre yumuşak güç, milletin üç kaynağından beslenip yükseliyor: 1) Kültüründen, 2) Siyasi değerlerinden ve 3) Dış siyasetinden.

Doğrudan Nye’dan alıntılayım: “Bir ülke, başka ülkeler onun değerlerini takdir ettiğinde, onun davranışlarını örnek aldığında, onun refah ve açıklık düzeyine ulaşmayı arzu ettiğinde ve bütün bunlardan dolayı onu izlemek istediklerinde, dünya siyasetinde arzu ettiği sonuçları alabilir. Dünya siyasetinde, bu anlayışla bir program hazırlayıp başkalarını cezbetmek önemlidir. Sadece askerî güç veya ekonomik yaptırımlarla tehdit ederek değiştirmeye çalışmak değil. Bu yumuşak güç – başkalarının da sizin istediğiniz sonuçları arzu etmesini sağlamak – insanları zorlayarak değil size katılmalarını sağlayarak çalışır.” 

Nye, tezini şöyle özetliyor: “Cezbetmek her zaman zorlamaktan daha etkilidir ve demokrasi, insan hakları ve kişilerin önünde açılan fırsatlar derinden cezbedicidir.” Nye “seduction” yazmış. Ben bunu “cezbetmek” diye çevirdim ama “iğfal etmek” de bir tercüme seçeneğidir. Kelimede bu anlamın da bulunduğunu aklınızda tutunuz…

Akıllı güç

Nye, yumuşak güç kavramına hayat verdikten sonra onu tek başına bırakmadı. Şu sentezi de dillendirdi: Yumuşak güç ve sert güç. Bunları birbirinin alternatifi olarak düşünmeyin. Bunlar birbirinin tamamlayıcısıdır. Akıllı siyaset bunların ikisini bir arada kullanır. Bu sonuncunun ismini koymuş. Sayarsak; Sert Güç, Yumuşak Güç ve sentezi: Akıllı Güç.

Nye’ın kafasındaki ideal uluslararası siyaseti anlamak için başka bir kitabına bakabiliriz. Yumuşak Güç’ten iki yıl önce, 2002’de yazdığı eserin uzun ismi şöyle: Amerikan Gücünün Paradoksu: Dünyanın Tek Süper Gücü Niçin Tek Başına Yapamaz (The Paradox of American Power: Why the World’s Only Superpower Can’t Go It Alone). Nye, ABD’nin bugün elindeki kültür, ekonomi ve askerî güç tarihte pek az millete nasip olmuştur, diyor. Fakat aynı zamanda tarihte pek az millet de bugünün Amerika’sı kadar dünyanın diğer ülkelerine muhtaç olmuştur. Bu yüzden ABD, ayrıcalıklı konumunu koruyabilmek için yumuşak gücünü de en üst düzeye çıkarmak zorundadır. Bu hem en etkili hem de en ekonomik yoldur.

Bu akıllı güç mü?

Nye, ABD’den başka Çin’in, Japonya’nın, Hindistan’ın, Rusya’nın ve Avrupa Birliği’nin süper güç olmak için gerekli ön şartlara sahip olduklarını söylüyor. Fakat bunların hiçbiri ABD’nin sert güç – yumuşak güç bileşimine ulaşamaz. Ölçü, Akıllı Güç ise yani diğer iki gücün birlikte kullanılması ise bunda ABD rakipsiz görünüyor. Amerika çok yönlü ilişkilerini korumalı ve genişletmelidir. Kaba ve tek yönlü bir dış siyaset, dünyanın ABD’ye karşı iyi niyetini tahrip edecek ve erişmek için yabancı ortakların da gayretini gerektiren siyasi hedeflere ulaşımı sabote edecektir.

Kehanet desem abartmış olmam. 2026- 2002… 24 yıl! Çeyrek asır önce Nye, bugünü görmüş gibi. ABD’nin düşeceği muhtemel yanılgıyı da hissetmiş.

Nye’ın bu derslerinden sonra baştaki soruya dönelim. Son iki yılda, Trump’ın yapıp ettiğiyle ABD’nin gücü küçüldü mü büyüdü mü?

Cevabı bulmak için deha gerekmiyor. “Onları mahvederim. Bir medeniyeti ortadan kaldırırım. İran’ı dünya yüzünden silerim.”, kulağa diğer ülkeleri cezbedecek bir siyaset gibi gelmiyor. Yalnız İran’a değil müttefik olsun, hasım olsun bütün ülkelere tehditlerle yaklaşılıyor. Bize de çok kibar bir mektup yazmış, “Ahmak olma!” demişti, “Ekonominizi mahvederim!” demişti; hatırlayın.

Bu yumuşak veya akıllı güç değil. Ne desek? Herhâlde edepsiz güç?

İskender Öksüz
İskender Öksüz
İskender Öksüz 14 Eylül 1945 tarihinde İzmir'de dünyaya gelmiştir. 1966 yılında Ege Üniversitesi Kimya-Fizik Bölümü'nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun yurtdışı bursuyla ABD'de Yale Üniversitesi'ne kabul edilmiş, burada, Oktay Sinanoğlu'nun danışmanlığında, 1968'de yüksek lisansını 1969'da da doktora derecesini almıştır. İskender Öksüz 1968-1979 yılları arasında; Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde bölüm başkanlığı, rektör yardımcılığı ve rektör vekilliği görevlerinde bulunmuştur. Yine aynı yıllarda senato üyeliği (ADMMA), Türkiye Atom Enerji Komisyonu 7. Dönem üyeliği, Atom enerjisi konusunda bakan danışmanlığı ve Töre-Devlet Yayınevi yöneticiliği yapmıştır. Öksüz, 1981-1987 yılları arasında, Suudi Arabistan'da bulunan University of Petroleum and Minerals'da akademik ve idari görevler, bilgisayar destekli öğretim koordinatörü, yeni öğretim üyesi seçimi ve terfi komitesi üyeliği yapmıştır. 1987 yılından itibaren sağlık, bilişim ve eğitim sektörlerinde çeşitli firmalarda üst düzey yöneticilik yapan Öksüz, çeşitli şirketlerde yönetim kurulu üyeliği, genel müdürlük ve holding genel koordinatörlüğü yaptı. İskender Öksüz 2012 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden emekli oldu. Otuzun üstünde bilimsel yayını yedi yüzün üzerinde atıfı bulunan Öksüz, KÜBİTEM (Kültür, Bilim ve Teknik Merkezi) kuruculuğu, Türk Ocağı Hars Heyeti ve Yönetim Kurulu üyeliği, Millî Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği; Töre, Devlet, Bozkurt, Türk Yurdu dergilerinde makale ve başka yazıları yayımladı. Üniversiteler de dâhil olmak üzere çeşitli platformlarda konferans, söyleşi ve röportajlarda bulundu.[5][6] Ayrıca Son Havadis, Yeni Ufuk ve Ayyıldız gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Karar gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. İskender Öksüz, 5 Mayıs 2021 tarihinde vefat eden ünlü romancı Emine Işınsu ile evliydi. Eserleri[7] Millet ve Milliyetçilik Bilim, Din ve Türkçülük Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi Türk'üm Özür Dilerim Niçin Geri Kaldık? Çin Dünyayı Ele Mi Geçiriyor? (Konuralp Ercilasun ile birlikte)
Önceki İçerik

Seçtiklerimiz

spot_img