5.5 C
Kocaeli
Salı, Şubat 3, 2026
Ana SayfaGüncel81 İl İçinde 61’inci Olsanız

81 İl İçinde 61’inci Olsanız

Önce bir gazete haberi: “Kocaeli Sağlıkta Sınıfta Kaldı”

Başlığın devamını okuyorum: “Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen GÖREN (Görev-Eylem-Netice) sistemi kapsamında yayımlanan 2025 yılı verileri, illerin sağlık hizmetlerindeki performansını ortaya koydu. Hasta memnuniyeti, randevu süreleri, hizmet verimliliği ve sağlık hizmetlerine erişim kriterlerinin esas alındığı değerlendirmede, Kocaeli 81 il arasında 61’inci sırada yer aldı.” cümleleri ile haberin ayrıntıları verilmiş. Bir de: “Sanayi ve nüfus yoğunluğu yüksek iller arasında yer alan Kocaeli’nin sağlık hizmetleri performansının komşu illerin gerisinde kalması dikkat çekti.” cümlesiyle karşılaştırma yapılmış.

Siz ne düşünürsünüz, bilmem; ben sağlıkçılardan memnun değilim. Çok uzak olmayan, hani doktorlara zor ulaştığımız zamanlarda, muayene olmanın mutluluğunu yaşar, huzurunu duyardık. Odasına girdiğimiz doktorun beyaz önlüğü olurdu, boynunda taşıdığı stetoskobu mutlaka bulunurdu. Şikâyetimizi bile tam söylemeden önce bizi baştan aşağıya süzer, sırtımızdan ve göğsümüzden ciğerlerimizi ve kalbimizi dinlerdi. Sıkıntımızı biraz daha dillendirince elindeki özel fenerle gözlerimize ve kulaklarımıza ışık tutar, onları incelerdi. Ağzımızı açtırarak derin bir “aaa” dedirtmek, olmazsa olmaz bir işti. Yanındaki hemşireden nabzımızı ve ateşimizi ölçmesini isterdi. Aklımıza gelmeyen soruları sorar, hastalığımızı iyice anlamaya çalışırdı. Biz de kendimizi tam ifade edebilmenin güveniyle aldığımız reçeteye sadık kalır, ilaçlarımızı hakkıyla kullanırdık.

Peki ne oldu şimdi? Dostlarıma soruyorum, herkes aynı şeyi söylüyor. Artık doktorlar muayene etmiyorlar, oturdukları yerden “Şikâyetin ne?” diyorlar, bilgisayardan bir reçete numarası verip doğruca eczaneye yönlendiriyorlar. Pek az doktor, belki tahlil istiyor. Doktorların görünüşleri, davranışları, ilgileri hastalara güven vermekten bir hayli uzaklaşmış durumda.

Hekimlik, son derece önemli, mübarek bir meslek. Bununla ilgili daha önce birkaç yazı yazdığımı hatırlıyorum. Gönülden, sevgiyle yapılmayan hekimlik hastayı tedavi etmek yerine daha da hasta ediyor. Her hasta, bir çocuğun annesine duyduğu güveni hekime duymak ister. Tedavinin yarısı ilgidir, sevgidir, hastaya zaman ayırarak onu dinlemektir.

Bu gözlemimi bir doktorla paylaştığımda bana şunları söyledi: “2019 Pandemi döneminde bir süre doktorlar hastalara karşı fiziken mesafeli durdular. Ancak bu geçici bir dönemdi. Her doktorun hastasını muayene etmesi, özellikle öksürük şikâyetlerinde stetoskopla dinlemesi mesleğinin gereğidir.”

Sağlık sisteminde son yirmi yıl içinde büyük iyileştirmeler yapıldı. Vatandaş olarak memnunuz. Sistemdeki değişikliğe bilerek karşı çıkanların veya ayak uyduramayanların varlığı inkâr edilemez. Mesleğini sevmeyenlerin, bir nedenle mesleğinin hakkını vermeyerek vatandaşa güven verici hizmeti sunamayan doktorlarımızın uyarılması veya meslekte geri hizmete alınması da sağlık yöneticilerinin görevi.  

Amacım, bir meslek erbabını tahkir etmek, değersizleştirmek değil. İşi sulandırmak gibi bir niyetim de yok. Yapay zekânın, sağlıkla ilgili beni tatmin edici seviyede olduğunu söylemek istemiyorum. İtiraf etmeliyim ki yapay zekâ, bir hastayı daha iyi muayene ediyor; ona muhtemel pek çok soru soruyor, aklımıza gelmeyecek ihtimallerden bahsediyor, önerilerde bulunuyor. Sonunda yine hekime görünmeyi tavsiye ediyor; ama hasta kişi de hizmet alamayacağını düşünerek sağlık ocağına, hastaneye gitmemeyi tercih ediyor. Yapay zekâ, hekimlerin yerine geçmemeli, mesleğini elinden almamalı. Hekimlerimiz, hafızalarımızdaki güzel hatıralarıyla var olmalı, hizmetleriyle saygınlıklarını korumalı.

Hasta memnuniyeti, randevu süreleri, hizmet verimliliği ve sağlık hizmetlerine erişim gibi kriterlerle 61. sırada yer alması Kocaeli sağlık yöneticilerini düşündürmeli, yöneticiler dürüstçe kendilerini sorgulamalı. Kriterlere hasta memnuniyeti, reçete takibi, ilaç kullanımı da eklenmeli. Verilen ilaçların yarıdan fazlasının israf edildiğini düşünmekteyim. Sağlık, maliyeti yüksek bir sektördür, ilaç savurganlığını önlemek, vatandaşı bu konuda bilinçlendirmek de sağlık yöneticilerinin görevi olmalı.

Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen GÖREN (Görev-Eylem-Netice) sistemi, Kocaeli için övünülecek tablo sunmasa da takdire değer bir çalışma. Bu tür çalışmalar, eğitim, güvenlik, adaletli gelir dağılımı, adalete güven gibi alanlarda da yapılmalı, kurumlar hizmet kalitesinde rekabete yönlendirilmelidir. Benim yeni haberdar olduğum bu tür çalışmaların, hükümetin politikası gereği olduğunu düşünmek istiyorum, böyleyse proje ve emek sahiplerini tebrik ediyorum.

“Kimin karnı ağrır, o bağırır.” der eskiler. Ağrı neredeyse can oradaymış. Sağlık, ihmal edemeyeceğimiz alan, sağlık görevlileri de vazgeçemeyeceğimiz kişiler. Hepsi bizim için birer kıymet. Kıymetlerimizin, beklentilerimizin üzerindeki hizmetleriyle daha değerli olmalarını istemek de güzel ülkemizin cefakâr, fedakâr, kadirşinas insanlarının hakkıdır.

Ülkemizin bizi biz yapan değerleriyle yetinmek, bu vatan toprağında var olmanın mutluluğunu duymak için iyilikte, güzellikte, hizmette yarışmak, hem atalarımızın mirası hem konjektürel coğrafyanın gereğidir.

Seçtiklerimiz

spot_img