Obama mı Romney mi!..

52

 

Önümüzdeki hafta, 60 milyon insanı etkileyeceği düşünülen kasırga sonrasında, sadece ABD’de sadece Amerikalılar için değil hemen bütün dünya için önem arz eden Başkanlık seçimi yapılacak. Çeşitli gazete ve haber kanallarına göre, galiba biraz da kendi eğilimleri yönünde, kimilerine göre Obama kimilerine göre ise Romney seçimlerde şansı daha fazla!..

Amerikan Başkanlık seçimlerinin, özellikle 2nci Dünya Savaşı sonrasında Amerika’nın siyaset sahnesinde ortaya çıkan dünya hâkimiyetine bağlı olarak dünyada genel bir ilgi uyandırdığı ve beklenti doğurduğu bilinir. Ülkemiz açısından da aynı şeyler söylenebilir. Bizim açımızdan iki Başkan adaylarının herhangi birinin Başkan seçilmesinin, Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik konum itibariyle, belli bir zaman diliminde sıkıntı yaratsa da, zaman içerisinde taraflar açısından vazgeçilmez bir zemine oturacağına şüphe yoktur. Hele Bush döneminde ABD’nin Ortadoğu ve Uzakdoğu’da çok önemli stratejik hatalar yapması, zaten hâkim devlet olmanın verdiği olumsuzluklara yenilerinin eklenmesine vesile olmakla kalmamış Amerika’ya önemli yeni sıkıntılar da yüklemiştir. Bunun esnetilmesini sağlamaksa ancak güvenilir müttefikleri aracı ile mümkün olabilir.

Böyle bir zeminde gerek bölge, gerekse Müslüman kimliği ile Türkiye’nin ABD için vazgeçilemez bir müttefik olduğu açıktır. Ayrıca şurası muhakkak, ABD’nin siyaseten ve iktisaden bağımlı olduğu bilinen Musevi topluluğunun Ortadoğu’daki temsilcisi İsrail devletinin varlığının bekâsında Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu ve duyamaya devam edeceği de, şu sıralardaki Türkiye-İsrail gerginliğine rağmen, bir vakıadır.

Bu kısa tespitler ışığında Obama veya Romney’in Başkan seçilmesinin Türkiye açısından çok büyük farklılık doğurmayacağıdır. Hatta Obama’nın Suriye konusundaki tereddütlü veya ılımlı görüntü veren politikaları karşısında, bir demecinde müdahale taraftarı imiş gibi ifade kullanan Romney’nin, Türkiye için hiç değilse konuda, daha uygun olabileceği düşünülebilir. Ancak Romney’nin Başkanlığının, onun bir Başkan namzedine yakışmayan bir başka devletten, İsrail’den, seçim desteği isteyen tutumu dikkate alındığında Ortadoğu’daki Amerikan politikalarının İsrail lehine ve genelde bütün bölgeyi açmaza sürükleyecek ortam doğuracağı, daha galip bir ihtimaldir. Bush’un Irak’ta ve Afganistan’da gerçekleştirdiği saldırgan davranış biçiminin, bu defa İsrail’in dümene geçtiği bir İran savaşına yol açması, Romney ile daha muhtemeldir. İsrail’in bu zeminde Obama’yı değil açıkça Romney’i desteklediği ise bilinmektedir. Bu Amerikalı seçmen üzerinde ne derecede rol oynar? Bunu seçimler gösterecektir. Kısaca Romney Başkan seçilir ve İsrail’de de önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde, ön adımları atılmış hatta iki apartinin birleşmesi noktasına getirilmiş bulunulan Netanyahu-Libermann işbirliği ile, İran üzerinde oynanacak oyunun aktörleri kesinleşmiş olur. Ve başta Ortadoğu, dünya için hiçte iyi sonuç vermeyecek yeni bir kaos ortamı doğar…

Türkiye açısından gelişmelerin karmaşık boyutunda ortaya çıkacak asıl meselenin, NATO amaçlı kurulduğu ve Türkiye tarafından kontrol edileceği dile getirilen Malatya’daki Koruma Kalkanının İsrail’in savunması(!) hedefiyle kullanılmak üzere gündeme getirilecek oluşudur. Şu gerçektir, gerek menzili itibariyle gereke bir benzerinin Katar’da kurulmakta ve İsrail’de varlığı bilinen eşitiyle asıl amacın, üçlü irtibat içerisinde, İsrail’i koruma ve de İran’a karşı bir hüviyet taşıdığı veya taşıyacağıdır!.. Ayrıca ifade etmek gerekir ki Sovyetler Birliği ve Demirperdenin yıkılışından sonra ortadan kalktığı bilinen “soğuk savaş” dönemi sonrası böylesi bir üçlü koruma kalkanının varlığı, herhalde düşündürücüdür. Kısaca böyle bir durumda Türkiye’nin başı her hâlükârda, Koruma Kalkanını kullandırarak veya kullandırmayarak, derde girecktir! Buna Suriye konusunu da ekleyebiliriz…Türkiye’nin Suriye meselesinde, ne yazık ki bazılarına güvenerek de denilebilir, yalnız bırakıldığı bir gerçektir. Konuda Romney’in tutumunun Türkiye’ye daha yakın görüntü verdiği söylenebilirse de, güvenirliğinin olup olmadığı herhalde düşünülmelidir!..

Amerika’daki Başkanlık seçimine kısaca yukarıdaki meseleler açısından bakıldığında, Obama’nın yeniden Başkan seçilmesi, hiç değilse bildik olmak bakımından, daha olumlu görünmektedir. Üstelik bırakınız Romney’i, genelde Cumhuriyetçilerin maceracı tutumlarıyla yeni Irak’lar, Afganistan’lar doğurmaya mütemayil oluşları da, gerek Türkiye gerekse dünya dengeleri açısından hiçte olumlu olmayacağı ve bundan Türkiye’nin de başının ağrıyacağıdır…

Not: Bize gelince… Bütünleşen iki Bayram güzelliğini bile nasıl yine ayrıştırıcı hâle getirmeyi becerdik? Sanırım aydın geçinenlerimize sorulası gerekir…