İstanbul ve

26

 

İstanbul hemen yanı başımızda, elimizi uzatsak dokunabileceğimiz bir il. Dünyanın başkenti olan İstanbul’a bu kadar yakın bir ilde oturmak bizin en büyük şansımız. Ulaşım her zaman olduğu gibi bu günde en rahat ulaşabileceğimiz bir ildir İstanbul.

Sosyal yaşantımız çoğunlukla İstanbul ile kesişir. Bir soluk almak için dağlara kaçmak yerine biz İstanbul’a kaçarız. İstanbul’un trafiğinde kaybolmayı, tarihinde soluklanmayı, evliyaların dergahlarında huzur bulmayı, boğazda balık tutanların heyecanlarını paylaşmayı severiz biz. Uzaklardan gelen gemilere el sallayan çocukların gözlerinde parıldayan İstanbul’u yaşamaktır bizimkisi.

Her milletten, her tenden, her dilden, her bakıştan insanın yaşadığı bir şehirdir İstanbul. İstanbul’da yaşamak bir yabancı için her zaman sürprizlerle doludur, keşfedilmeye açık bir şehir ve imparatorlukların başkenti olması hasebiyle bedeninde gizlediği gizem her zaman ilgi çekmektedir. Gizem insan için vaz geçilmez bir hisler yumağıdır ve bu yumağın içinde kaybolmak için çabalayan dünyada yüzlerce, beklide on binlerce insan vardır.

Elimizle dokunabilecek kadar yakın olan İstanbul’da ticaret konuşmak ise oldukça yoğun bir temponun içinde, seviyeli ve düzeyli görüşmelerin yapıldığı bir şehir. Her şey yolunda giderse siz de İstanbul’un nimetlerinden yararlanır hale gelir ve hani derler ya “İstanbul’un taşı toprağı altın” diye yani sizde altından pay almış olursunuz. Türkiye’nin kaderinde hep İstanbul vardır ve olacaktır. Her iş adamının da kaderinde İstanbul vardır. Anadolu’da palazlanan ama kabuğunu kıramayan işletmeler İstanbul ile bağlantıyı güçlendirirse Dünyanın kapılarının kendilerine açıldığını görürler. Yaşayarak İstanbul farkını anlarlar.

Bu, İstanbul’un her anlama güzel yanları. Birde başka İstanbul var ki İstanbul dünyanın her yerinden göç almasından dolayı kısacası, ipini koparıp gelenlerin de İstanbul da yer edindiğini, şehrin varoşlarında gayrimeşru her işi yapmaya meyilli insanlarında yaşadığı bir şehirdir İstanbul. O İstanbul arzu edilen İstanbul değil ama kolayca insanlar arasında kaybolunan bir yer olmasından dolayı gayrimeşrunun da cazibe merkezi olmuştur.

Biz yaşanabilir İstanbul’dan yanayız. Göçün ve göçe dayalı ekonomik hayatın zorladığı yaşam şartları Anadolu’muzun bağrından kopup gelen ve daha iyi şartlarda yaşam mücadelesi veren yiğit insanlarını zalimce harcamaktadır. İşte İstanbul gecesinin başka gündüzünün başka yaşandığı, yaşamın her daim farklılaştığı bir dünya kenti.

İstanbul’a dair yazılan yazılar için kullanılan kelimeler kifayetsiz gelir. Yetmez, bitmez bir enerji gerekir. Ancak bu kentin yaşanması için cesaret lazım, korkusuzca üzerine gitmek ve anlamak lazım.

Ya İstanbul’dan kopacaksınız ya da İstanbul sizi hazım ederek ya kucaklayacak ya da kusacaktır.

Ama İstanbul hep var olacak.