Değerli Valimiz Gökhan Sözer’in Ardından

33

Gökhan Sözer ismi, Kocaeli Valiliği’ne başladığı 12.10.2006 tarihinden itibaren ilgimi çekmeye başladı.

Bir Ankara seyahatimizde şimdiki Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek beyin bizlere Kocaeli’ne çalışkan ve başarılı bir arkadaşımızı Vali olarak gönderdik dediğini aklımın bir köşesine not etmişim. Hatta o tarihlerde takip edebildiğim kadarıyla Vali Bey Kocaeli’ne atandığında, Yozgatlıların valilik binası önünde eylem yaptığını, illerinde kalması için iktidardan yoğun talepte bulunduklarını basından okumuştum.

Vali Bey’le tanışmam Kocaeli Aydınlar Ocağı yönetimi olarak kendilerini 28.12.2006 tarihinde ziyaretine gittiğimizde oldu. Bu ziyaret esnasında Vali Bey’in konulara hakim oluşunun yanında ilmi derinliğinin de bulunduğunu, bu kadar yoğun gündem arasında sürekli okuduğunu duyduğumda kendime çok kızdım. Vali bey’in bu performansına gıpta ile baktım.

Sayın Valimiz Ocağımızın her dini bayram sonrası gerçekleştirdiği geleneksel bayramlaşmalarda bizleri hiç yalnız bırakmadı. Gerektiğinde bizlerle birlikte sohbet etti, gerektiğinde şarkılara eşlik etti.

Vali Bey bizlerle olduğu kadar halkla da iç içeydi. Kulak misafiri olduğum kadarıyla bir gece vakti eşiyle birlikte şehir turuna çıkan Vali Bey yolda yürürken tinercilerden korkup bir köşede saklanan biriyle karşılaşır. O kişiyi otobüs durağına kadar götürüp otobüse bindirecek kadar da tevazu sahibiydi.

Vali Bey, devlet adamı ciddiyeti yanında aynı zamanda nüktedandı. Bulunduğu ortamlara neşe katmasını bilirdi. Başkanımız Ahsen ağabeyle birlikte Suadiye / Çepni Halk Kültürü adlı kitabın tanıtımı için Suadiye’ye gitmiştik. Burada Valimizin tarihe ne kadar vakıf olduğuna şahit oldum. Kitap tanıtımından sonra sohbet faslı devam ediyordu. Program da bayağı uzamış, geri dönmemiz gerekiyordu. Derken aklıma hemen Sayın Valim benim evden izin kağıdım saat:20.30 a kadar bizim kalkmamız gerekiyor dediğimde Vali Bey nereye kalkıyorsunuz, oturun yerinize, Kocaeli sınırları içinde izinler benden alınır hanımlardan değil diyecek kadar da gönül insanıydı.

Vali Bey iyi bir sporcuydu. Futbolu iyi oynadığını hatta maçlarda genellikle golleri kendisinin attığına da tanıklık ettim (Gerçi bu konuda Ahsen ağabey rakip takım oyuncularının Vali Bey geliyor diyerek kaleyi boşalttığını söylese de Valimizin golcülüğü tartışılmaz.)

03 Nisan 2010 tarihinde Leyla Atakan Kültür Merkezinde gerçekleştirdiğimiz Nevzat Yalçıntaş hocamıza vefa toplantısında Vali Bey’in yaptığı kısa, fakat veciz konuşmasında ilim ile irfan arasındaki farkları anlatarak Nevzat Hoca’nın sadece ilmiyle yetiştirdiği talebeleri, kitapları, konferansları ile yaptığı öğreticiliği ile değil, irfan kavramının kültür, inanç, ideal ve diğer boyutlarıyla rehber olduğunu vurgulamasıyla da aydın bir devlet adamı kimliğini görmüş oldum.

Valimizin yeni görev yeri Edirne’de de başarılı hizmetlere imza atacağına yürekten inanıyorum. Kendilerine ve ailesine sağlıklı, sıhhatli bir ömür diliyorum.

Divan edebiyatı şairlerinden Baki’nin dediği gibi, “Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş”.