IMG-LOGO
Güncel

Suriye'de "Barış Pınarı" harekâtını başlatan kahraman Mehmetçiğin sınır ötesi harekâtı, Türkiye'nin rakiplerini hem kıskandırmakta hem de çok rahatsız etmektedir. Bu zafere bir de diğer başarılarımız eklendiğinde, rakiplerimiz öfke ve nefretle adeta isyan etmektedirler.

 

Bunun en somut örneğini, Türkiye-Fransa futbol karşılaşmasında, takımımızın golden sonra sevinerek verdiği "asker selamı"na duyulan tepkilerde gördük.

 

Türkiye Fransa futbol maçında, Ay yıldızlı oyuncularımız, Kaan Ayhan'ın 81'inci dakikada attığı gol sonrası ve maç bitiminde asker selamıyla sevinç yaşadı. Fakat Fransa rejisi kasıtlı olarak bu görüntüleri ekranlara getirmedi.

Bununla da yetinmediler. Fransa Spor Bakanı Roxana Maracineanu, UEFA'dan Türkiye'ye yaptırım uygulanması çağrısında bulundu. Fransız bakan Maracineanu, "UEFA'dan bu konuda yaptırım uygulanmasını talep ediyorum" dedi.

 

Oysa asker selamı, Fransa futboluna hiç de yabancı değil. Zira bu iki yüzlü Fransızların; Dünya Şampiyonu oldukları 2018 Temmuz kupa töreninde futbolcuların Cumhurbaşkanı Macron'a verdiği asker selamı, hem Fransa hem de uluslararası medya kuruluşlarında yer almıştı.

Benzeri bir fotoğraf karesi, Dünya Kupası sonrası Fransa'da düzenlenen madalya töreninde de çekilmişti.

 

Fransa'nın asker selamını ekranlara getirmemek için gösterdiği çaba, sosyal medya kullanıcıları tarafından sert tepki ile karşılandı. TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de Fransız rejisinin, Türk futbolcuların asker selamını vermemesine sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

Yaşananların arkasından UEFA, gülünç bir kararla Milli takımımızdan asker selamı hakkında savunma istemiştir.

 

Anlaşılan sömürgeci devletlerin başını çeken Fransa, mazisindeki kirli ve vahşi hatıralarını hala unutamamış. Fransa, işgal ettiği Cezayir'de, Setif katliamında 45 bin Cezayirliyi katletmiştir. Cezayir Fransa'nın sömürgesinden kurtulmak için 1954'ten 1962 yılına kadar verdiği bağımsızlık mücadelesinde 1 milyon evladını kaybetmiştir. Katilleri Fransa'dır.

 

Ruanda Avrupalıların sömürgecilik faaliyetlerinin vahşice yaşandığı yerlerden biridir. Fransa'nın desteği ve kışkırtması ile Ruanda'da Hutular, 600 bin Tutsiyi satırlarla, sopalarla katletmiştir.

 

Bu iki ibretlik olay, Fransa'nın kirli defterinden sadece iki sayfadır. Her sayfa diğerinden daha utanç vericidir. O yüzden Fransa önce Türkleri haksız yere itham etmekten vazgeçerek, kendi mazisi ile yüzleşmelidir.

 

Almanya'ya gelince; Sanırım Almanya, yıllardır Almanlar için alın terini akıtan onurlu, milli ve manevi değerlerine bağlı Türk işçilerini her türlü desise ile "asimile" edememenin öfkesini yaşamaktadır. Genlerindeki Nazi kalıntıları Türklere karşı sık sık su yüzüne çıkmaktadır.

 

Irkçı ve şöven duygularla, Almanya'nın 2. Lig takımı St. Pauli, sosyal medya hesabından Mehmetçiğe destek veren, "dualarımız sizinle" diyen Türk oyuncu Enver Cenk Şahin'i skandal bir yaptırımla kadro dışı bıraktı.

 

Kulüp yetkililerinin; "paylaşımını sil" tehdidine; tokat gibi "hayır" cevabını yapıştıran Cenk'e sosyal medyadan büyük destek geldi. On binlerce Türk taraftar şöven St. Pauli'nin bu kararını açıklayan tweet' ine "Enver Cenk Şahin yalnız değildir" cevabını yazarak hak ettikleri tepkiyi ortaya koydu.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu Cenk'i arayıp "Türkiye Cumhuriyeti olarak arkandayız" dedi.

 

Bir başka utanç verici olay da, Almanya Milli takımının formasını giyen İlkay Gündoğan ve Emre Can'a yapılan çirkin baskılardır. Bu iki futbolcumuz, gördükleri baskı sonrasında, takımdan atılmamak için, "asker selamı" paylaşımına yaptıkları beğeniyi geri almışlardır.

 

Bilindiği üzere, Mesut Özdil de, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf çektirdiği için, bu tavrından dolayı, Almanlarca adeta linç edilmek istenmişti. Bu yüzden Alman milli takımını bırakmıştı.

 

Batının tutarsız, ırkçılık kokan bu davranışları bizlere yabancı değil elbette. Türkiye'yi ve Türk Milletini hep kendi mizaçlarındaki kötü karakterlerle itham etmektedirler. Oysa tebessümlerinin arkasına gizlemeye çalıştıkları; düşmanlık, yalan kin, nefret, karalama vb. vasıfları,   Türk Milletinin başarılarını, insanlığını, güzel hasletlerini gördükçe kıskançlıktan dolayı tavan yapmaktadır.

 

Son gelişmeler bunu açıkça göstermektedir. Kahraman ordumuzun başarılarını kıskanıyor, insani değerlerini de kirli oyunlarını bozar gibi görüyorlar. Çünkü gittiği yerlerde, enkaz, kan, açlık, sefalet bırakan hep batı olmuştur. Türk Milleti de buraları mamur etmekle, yaraları sarmakla, açları doyurmakla ve barındırmakla uğraşmaktadır.

 

Mesela sömürgeci Fransa, Almanya ve ABD Suriye'de niçin vardır? Onları çağıran mı olmuştur? Oysa terör örgütü PYD' nin yaptığı tünellerin çimentosunu bir Fransız şirketinin sağladığı yolunda deliller bulunmaktadır. Zaten ABD, terör örgütü PYD'ye açıktan binlerce tır silah ve mühimmat desteği vermektedir.

Her millet kendine yakışanı yaparmış. Rahmetli Necip Fazıl'ın dediği gibi: "Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir." Dizesindeki, "kir akan oluk", Batının ta kendisidir.

 

Sevgiyle kalın...