IMG-LOGO
Güncel

Türkiye'nin gündeminde bunca meseleler varken bu konuda nereden çıktı diyebilirsiniz. Haklısınız biryanda SURİYE-IRAK, diğer yanda ABD-RUSYA, 18 Ege adasının Yunanistan tarafından işgali söz konusuyken, şimdi eğitimden söz etmenin sırası mı?

Ama...

Unutulmamalı ki; bugün dünyanın geldiği son noktada eğitim olmadan hiçbir problemlerinizi çözmenin mümkün olamayacağını da bilmeniz gerekir. Bu günkü Türkiye'de; konuşulanı ve okuduğunu anlamayan bir toplumla iç içe yaşıyoruz.

Bu durumu kimse bize Türk Milleti'nin genetik yapısıyla veya aptallığıyla izah etmeğe kalkmasın. Gayet bilinçli olarak Türk Milleti; iç ve dış güçler tarafından bu aşağılık duruma düşürülmek isteniyor.

Son yıllarda eğitim konusunda Türkiye, hızla açık vermeğe devam ediyor. 35 OİCD ülkesi içinde Türkiye PİSA'da (0-15 yaş arası) okuduğunu anlama konusunda Şili ve Meksika'dan sonra sondan 3. Sırada.

PİCA (16-65) yaş arası verilerine göre ise, durum gene değişmiyor ve araya sadece Jakarta giriyor ve sondan 4. Duruma yükseliyoruz.

Bu hal benim şahsım adıma utanılacak bir durum, yani açıkçası şu eğitim sisteminden ve gösterdiği neticeden bir Türk ferdi olarak utanıyorum. Ama yetkililerimize soracak olursanız, her şey güllük-gülistanlık endişeye mahal yok.

Endişeye mahal yoksa AKP 16 yıldır iktidarda olmasına rağmen, neden her gelen milli eğitim bakanı eskisini değiştirip yeni müfredat programı uyguluyor. Aynı AKP iktidarı TEOG sistemini öve öve kendisi getirmişken hiçbir eğitimci tarafından tartışılmadan, istişare yapılmadan bir sabah kalktığımızda tek adam Cumhurbaşkanının TEOG kaldırılacak sözü "emir demiri keser" misali uygulamaya konuluyor. İlk günlerde YÖK başkanı "bu sistem yüksek öğrenim için aksaklıklara neden olur, kademeli olarak geçiş sağlanmalı" dediyse de, sonrasında o da ikna edilmiş olmalı ki fasulyenin faydalarından bahsedenler kervanına o da katıldı.

Bir Milli Eğitim Bakanı düşününüz ki; sorumlusu olduğu okulları nitelikli niteliksiz diye ikiye ayırmış olsun. Tam bir Bekri Mustafalık durum.

Sadece Milli Eğitim değil bütün kurumların tez elden bu zihniyetin elinden kurtulması gerekiyor.

Bu güne kadar vatandaşlar arasında oy verecek parti ve o partiye ait iyi bir lider yok deniliyordu ama şimdi bir umut doğdu.

Eğitimin içinden gelen tarihçi, iyi bir siyaset kadını İYİ PARTİ ve onun lideri Sayın Meral Akşener var. İnşallah milletimiz gerçeği tez elden anlar ve devlet, yeniden devlet gibi yönetilmeğe çalışılır.

Sağlıcakla kalın.