IMG-LOGO
Güncel

Bir günde aynı hükümete mensup, üç kişiyi dinliyorum.

17 Aralık'tan bu yana yüzlerce hâkim, savcı, on bin kişinin üzerinde emniyet mensubu; hallaç pamuğu gibi yurdun dört bir yanına dağıtıldı, yetmiş günde bir birimde en az sekiz hâkim değiştirildi, neticesinde ihaleye fesat karıştıran, hırsızlıktan, gasptan ve kara para aklamaktan mahkûm beş kişi salıverildi. En sonunda, Başbakan:

-Adalet şimdi yerini buldu dedi.

Hâkimler ve savcılar o mahkeme senin, bu mahkeme benim, emniyet görevlileri vilayetten vilayete atanırken biz vatandaşların onları izlemekten başı döndü tabi ki. Ama Başbakanın "adalet şimdi yerini buldu" sözüne karşılık vatandaş:

-Nasıl yani?

 Demekten kendini alamadı.

Akşam bir televizyon kanalında; Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç:

-Bu tahliyeler, vicdanları yaraladı dedi.

Vatandaşın kafası bir daha karıştı, Başbakan ne söylüyor, yardımcısı ne anlatıyor diye düşünürken;

-Nasıl yani?

Demekten yine kendini alamadı.

Aynı hükümet'e mensup bir milletvekili Mehmet Metiner, başka bir kanalda Başbakanını savunacağım diye renkten renge giriyor, adeta kendini paralıyor tabi bu arada ne etik kural kalıyor, ne hak, ne de hukuk.

Bir hâkim düşünün, Facebook sayfasında Başbakana övgü ve methiyeler diziyor. Biz hukukçu değiliz ama bir hâkim'in Başbakan da olsa, Cumhur Başkanı da olsa bu şekilde davranışının etik olamayacağını biliyoruz, zaten Metiner'in karşısındaki hukukçularda;

-Bir hâkim, böyle bir harekette bulunamaz, diyorlar ama nafile vekil bildiğini okuyor.

Biz yine;

-Nasıl yani?

Demekten kendimizi alamıyoruz...