IMG-LOGO
Güncel

Hz. Ali’den Öğütler (2)

30 11 2021

    “Hayatının hiçbir safhasında çıkarcılığın aracı kılınmış siyasetin bayağı oyunlarına ayak uyduramıyacak kadar sağlam bir karaktere sahip, takvâ ikliminin tâcı Hz. Ali (k.v.) der ki:

    “ ‘Halka İmam olan kişi, halka öğüt vermeden ve onları eğitmeden önce kendisini eğitmelidir. O, kendi kişiliğini diliyle ortaya koymadan önce, amelleri ve davranışları ile gösterecektir. Kendisini eğiten, yetiştiren ve terbiye eden adam; halka öğüt veren ve terbiye nutukları çeken adamdan daha şerefli ve değerlidir.’

    “Hz. Ali, insanın dürüst, samîmi, çalışkan ve haysiyetli olmasını ister. Bir mektubunda şu tavsiyede bulunur:

    “ ‘Kendinizi başkasının kölesi kılmayın. Yüce Allah sizi hür bir kişi olarak yaratmıştır. Bu hürriyeti hiçbir bedele karşılık satıp savmayın. Şerefinizi, vicdanınızı ve kendinize saygınızı satarak hiçbir gerçek menfaat veya kâr elde edemezsiniz. Sizi bu yüce değerlerden alıkoymaya çalışan kimsenin ardından koşmayın. Biliniz ki, zayıf veya muhtaç bir kimseyi ezmek ve ona eziyet etmek, zulmün en kötüsüdür. Sana kötülük etmeye teşebbüs eden birine sen iyilik et. O seni tanımadığı ve sana aldırmadığı zaman, sen ona cömertçe davran. O sana karşı sert muamele eder ve seni incitirse, sen ona karşı nazik ve mültefit (iltifat eder) ol. Ancak bilmelisiniz ki, hak etmeyen, alçak, ahlâksız ve hainlere bu şekilde davranılmaz.’

    “Görülüyor ki Hz. Ali, hangi şart altında olursa olsun, adâleti, şefkati, takvâsı (çok dindarlığı) ve yüksek ahlâkı ile insanlara örnek olmuştur. Onlara aralarında hiçbir ayırım yapmadan adâlet ve doğrulukla muamele etmiştir. Nitekim o, Mâlik el-Eşter’e yazdığı meşhur emirnâmesinde, müslüman ve müslüman olmayan herkese aynı şekilde davranılması gerektiğini; çünkü müslümanların onun dinde kardeşi, müslüman olmıyanların da tıpkı kendisi gibi insan olduklarını ve dolayısıyle yaratılışta kardeşi sayılmaları icap ettiğini ifade etmiştir.

    “Hz. Hasan’a  öğüdü şudur:

    “ ‘Ey Oğulcuğum! Benden öğreneceğin şu dört şeyi unutma! İşlediğin zaman sana zarar vermeyecek şu dört şeyi de aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır. Yoksulluğun en büyüğü ahmaklıktır. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir. Soyun-sopun en yücesi güzel huy, güzel ahlâktır.

    “ ‘Oğulcuğum! Ahmakla eş-dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Nekesle (cimriyle) eş-dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtaç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle, fâcirle (ahlâksızla) eş-dost olmaktan sakın; o, pek az bir değere seni satar gider. Yalancı ile eş-dost olmaktan sakın; çünkü o serâba (olmıyanı var göstermeye) benzer; sana uzağı yakın gösterir ve senden yakını uzaklaştırır.’

x

    “Hz. Ali’nin kemâlini, kemâliyle anlatabilmek için, bir çerçeveye bağlı böyle bir kitapçığın sayfaları yetmez. Onun için, onun son bir iki deyişiyle, sözlerimizi tamamlayalım:

 

    “ ’Aklı başında bir İslâm bilgini, insanları Allah’ın rahmetinden ümit kestirmez. Allah’ın lûtfundan onları ye’se (ümitsizliğe) düşürmez; ama Allah’ın mekrinden (ceza çektirmesinden) de emin kılmaz.’

x

    “ ‘Akıl gibi zenginlik, cehalet gibi fakirlik, edeb gibi güzel mîras ve danışmak gibi de yardım yoktur.’

x

   “ ‘İyiyi (hayrı) işleyen, bizzat iyiden daha iyidir. Kötüyü işleyen de, bizzat kötüden daha kötüdür.’

 x

       “ ‘Benim yüzümden iki kişi helâk olacaktır. Sevip hakkımda ileri giden; sevmeyip aleyhimde bulunan.’ “  (İmam Ali, Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, s. 87, 95, 106, 107)