IMG-LOGO
Güncel

RTE Ekonominin Kitabını Yazmış!

15 11 2021

Türkiye Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik buhranını yaşıyoruz. Vatandaşların büyük çoğunluğu gittikçe artan bir yoksulluk ve önceki standartlarının nimetlerinden yoksunluk hissi içinde. Ekonominin makro dengeleri önceki dönemlerde yaşanan krizlerde görülenden daha bozuk.

Bütün dünya paraları karşısında değer kaybeden Türk lirasının değeri adeta serbest düşüşe geçti. Merkez Bankası enflasyon ve kurları kontrol edemiyor. MB rezervleri eksi 35 Milyar dolar mertebesinde.

AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002’de 1,67 TL vererek 1 dolar alabiliyorduk. Şimdi 10 TL vermek gerekiyor. 1,66 TL vererek aldığımız 1 Euro için ise 11,5 TL ödemek zorundayız.

Bu durumda ülkeyi yöneten ben olsam mahcup olur, mazeret beyan eder veya özür dilerdim. Ama O bu muazzam çöküşü bir başarı gibi pazarlama derdinde.

"Biz ekonominin kitabını evelallah yazdık, yazmaya devam ediyoruz."

Bu sözün sahibi 19 yıldır ülkeyi yöneten, ekonomiyi de tek başına yönlendiren CB ve AKP Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan.

Son zamanlarda “ben ekonomistim” diye başlayan cümleler kuruyordu. Her ne kadar diplomasını kimseye göstermemiş olsa da beyanına inanmak durumunda idik.

Şimdi birkaç basamak daha atlayarak kendini bile aştı. “Ekonominin kitabını yazdık” demek suretiyle, müthiş bir özgüveni olduğunu gösterdi. “Evelallah” kelimesiyle güçlendirerek ekonomi ve siyaset dünyasına meydan okudu. (Böyle bir özgüven Nobel ödüllü ekonomistlerde bile yoktur.)

**************************************

Yazdığı Ekonomi Kitabının İçeriği

R. Tayyip Erdoğan’ın yazdığını söylediği ekonomi kitabı henüz yayımlanmadı. Basılırsa içeriğinde olabileceğini düşündüğüm bazı bilgiler var. Kitabın bazı bölümlerine dair birkaç tahminde bulunmayı deneyebilirim.

****

Enflasyon Nasıl Kontrol Edilir? “Ekonomist Erdoğan’ın” bu konuda uyguladığı iddialı projelerinin bazılarının teorisi ve pratiğinin bu kitapta yer aldığından veya alacağından eminim.

Bütün sene satabilmek için “depolarda patates, soğan istifleyen üreticilere” karşı yapılan baskınlar, önünde “varlık kuyruklarının” oluştuğu seyyar Tanzim Satış mağazalarının kurulması dünyaya örnek olacak nitelikte sayılacaktır.

6 zincir mağazaya 2,7 milyar TL ceza keserek, bunların “fahiş fiyat etiketlerine” katkısını sıfırlamak çok dahiyâne bir uygulamadır.

TÜİK’e göre Ekim 2021 tüketici fiyatları %108 artış göstermiş. Ama aynı dönemde üretici fiyatlarındaki artış oranı %203 olmuş. Meğer marketlerimiz daha önce 100 TL’ye satın aldığı ürünün fiyatı 300 TL’ye çıkmasına rağmen ürünü hala 200 TL’ye satıyormuş. Bu “kahraman marketlere” ceza yazılması TÜİK’e inancı zayıflatsa da, cesur bir iktidarımızın olduğunu gösterir.

Aslında TÜİK’in enflasyonu yüzde 19,9’da tutabilmesi müthiş bir başarı(!) hikayesidir. Gerçi enflasyonu kontrol etmek hükümetin ve Merkez Bankasının görevi ama olsun. “Enflasyon size uymazsa, enflasyon rakamlarını size uydurmak” gibi bir projenin uygulayıcısı TÜİK’in bu başarısını herkes kıskanacaktır.

****

Yap İşlet Devret Projeleri: Erdoğan Çanakkale Köprüsü için yapılan törende YİD projelerini savundu. 2,4 milyar Euro’ya çıktığını söylediği bu köprü için 6,5 milyar Euro ödeme yapılacak.

Bu finans yöntemiyle yapılan diğer köprüler, otoyollar, havalimanları ve şehir hastaneleri de devletin kredi bulup yaptırması usulüne göre 4-10 kat yüksek maliyetle yapılıyor. Bunlar için verilen yüksek garantiler karşılığı getirisi yetmediğinden her yıl milyarlarca lira Hazineden ödeme yapılıyor. Bu sene 65 milyar lira civarında ödeme yapılacak.

Sadece şehir hastanelerinin 25 yılda kamuya getireceği yük 142,4 milyar doları bulacak. Bir şehir hastanesinin 25 yıllık maliyetiyle 1200 yatak kapasiteli yaklaşık 29 hastane yapılabiliyor.

Bu maliyetlerle yaptırılan şehir hastaneleri daha çok kâr etsin diye şehir içlerinde halka kolay ve kaliteli hizmet sunan hastanelerin kapatılması da müthiş bir zekâ ürünü olsa gerek.

****

Milletin Zenginleşmesi: Bir ülkeyi yönetenlerin başarısı öncelikle halkının refahını yükseltmesi ile ölçülür.

Vladimir Putin 2000 yılında Rusya Devlet Başkanlığına seçildiğinde 260 milyar dolar ekonomik büyüklük ile 20. sırada bir ülke devralmıştı.

Dünya Bankası verilerine göre, 2019 yılı itibariyle Rusya 1,7 trilyon dolar GSYH büyüklüğü ile artık dünyanın 11. büyük ekonomisi durumuna geldi.

19 yıldır ülkemizi yöneten ekonomist Erdoğan 2013’te 958 milyar dolara ulaşan milli gelirimizi 2020’de 720 milyar dolara düşürme başarısını(!) gösterdi. Dünya ekonomileri büyüklük sıralamasında uzun yıllardır 16-17. sıralarda olan Türkiye 21. sıraya düştü.

2002 yılında Romanya, Bulgaristan, Litvanya, Letonya, Rusya ve Polonya gibi ülkelerde ortalama kişi başına yıllık gelir (dolar bazında) Türkiye’nin altında iken, 2020'ye geldiğimizde bu ülkeler bizi geçti.

2000 yılında yüksek katma değerli teknolojik ürün ihracatının, toplam ihracat içindeki payı yüzde 6 iken, 2020 yılında yüzde 3'e düştü... İhracatın kilogram değeri 1,57 dolardan 1 dolara geriledi. Bu veriler gelişmiş bir ülke olamadığımızı ve gerilemekte olduğumuzu gösteriyor.

Türk-İş ve TÜİK verileri birlikte dikkate alınarak, Türkiye’de 2018 yılında açlık sınırı altındaki kişi sayısı 10 milyondu. Açlık sınırın üzerinde olup yoksulluk sınırı altında olan kişi sayısı ise 42,7 milyon idi. Bunlar salgın öncesinin rakamları. 2021 yılı rakamlarının daha da kötü olacağı kesin.

“Asrın liderimiz” her ne kadar milletimizi 8 yıldır sürekli fakirleştirmekte ise de Putin gibi halkını zenginleştiren, ekonomisini büyüten bir dünya lideriyle kanka olmasından gurur duyuyoruz (!).

Erdoğan’ın kitabında “faiz sebep, enflasyon sonuçtur” tezini geniş bir bölümde anlatmış olacağını düşünüyorum. Okuyunca “MB’nın 128 milyar dolar rezervi nerede? sorusunun cevabını da öğrenmiş oluruz.  

Erdoğan’ın yazdığı ekonomi kitabı çok faydalı olabilir. Ama son sözünde “aman benim gibi yapmayın” notu olursa…