IMG-LOGO
Güncel

Orman Yangınları Ve Algı Oparesyonları

13 08 2021

Türkiye'de birçok şehirde aniden başlayan yangın haberleri, sabotaj ihtimalini gündeme getirdi. Akla ilk gelen de PKK ve FETÖ tabii ki. Terör ve Güvenlik Uzmanları, yangınları PKK ile FETÖ ve Türk Milletinin ebedi düşmanlarının ortaklaşa çıkardıklarında hemfikirler.

“Başlayan yangınlardan sonra, HDP, alelacele “ekoloji” isimli Twitter sayfasını kilitleyerek içeride yazılan tweetleri sadece takipçilerine sunmaya başladı nedense.

FETÖ terör örgütü, yurt içinde bulunan kripto yandaşları, satılmış kirli zihniyetlerin desteği ve Türkiye düşmanı dış mihrakların gazı ile Türkiye aleyhtarı her yalanla her an yeni bir algı operasyonu yapma yarışında.

 “Help Turkey” etiketiyle başlatılan dezenformasyon amaçlı kampanyada, da Türkiye karşıtı paylaşımlar yaptılar. Türkiye’ye içlerindeki kin ve nefreti kustular. Yangınların suiistimal edilebilecek en hassas videolarını paylaşarak korku ve panik oluşturmaya çalıştılar.

Çok sayıda tanınmış(?)müstemleke sevdalısı bir grubun, destek verdiği "Help Turkey" etiketiyle başlatılan sözde küresel yardım kampanyası, yurt dışı merkezli  ve sahte hesap olup, ideolojiktir. Devletimizi aciz göstermek, devlet-millet birlikteliğimizi zayıflatmak amacıyla başlatılmıştır. Bu arada içimizdeki manda sevdalılarını da deşifre etmiştir.

Ciğerlerimizi yakan dev yangınlarla devlet - millet olağanüstü bir çaba sarf ederken, bazı çevreler de boş durmadılar:

-“Bize helikopter, uçak ne varsa gönderin. Yanmak istemiyoruz daha fazla.” Yaygarasıyla yalanlara sığındılar.

-Afet bölgesine giderek yangında zarar gören vatandaşlara yardım etmeye çalışan bir oyuncu, yanan bir köyde iktidar partisi Gençlik Kolları'nı görünce tepki göstererek vatandaşlara, "Onlardan yardım alıyorsanız ben vermem" diyerek bağnazca ayırım yaptı. Afetzedeleri azarladı, aşağıladı.

Bizim bildiğimiz yardım gizli ve ayrım yapmadan yapılır. Reklamla, küfürle olmaz. Hanımefendi, başkalarına kızacağına sen önce kendi nefsine terbiye ver. Kaş yaparken göz çıkarma lütfen.

 -Yalancı basit bazı sözüm ona oyuncular; “The Guardian gazetesi tarafından You Tube' a 2017 yılında yüklenen California eyaletindeki yangının, ülkemizde olduğu” yalanını yayarak halkımızı panikletmeye, korkutmaya çalıştılar.

-Türkiye’yi dünya kamuoyu önünde aciz göstermek için sosyal medyada başlatılan ‘Help Turkey’ etiketli kampanyasına itiraz eden Mehmet Ali Erbil’e; “Ülkemize karşı oyun oynanıyor ben de bu oyuna karşı çıktım. Ülkemiz çok güçlü, böyle bir paylaşıma ihtiyacımız yok. Kaç tane ülkeye yardımda bulunuyoruz. 'Help Turkey' paylaşımı yapanlar bunu da görmeli. Kimseye ihtiyacımız yok, başımızda devletimiz var” dediği için; kendisine medyadan küfürler, hakaretler ederek insafsızca saldırdılar.

-“Bazı çevreler, başka ülkelerdeki orman yangınlarını, film sahnelerinden alınan veya eski tarihli yangınlara ait görüntüleri” ahlaksızca, insafsızca gündeme taşıyarak, iftira ve  yalan kampanyasına destek verdiler.

 -Anayasadaki bağlayıcı hükme ve ilgililerin teminatlarına inanmayarak  “yanan ormanlık alanların imara açılacağı” yalanını ve iftirasını yaydılar.

 Kendisinden farklı düşünenlere her fırsatta kinle nefretle hakaret ederek, düşman ilan etmenin kimseye faydası olmaz. Böyle kalpler kendileri ile bile barışık olamaz.

  Hükümetin, yetkililerin hataları olabilir, eleştirirsin, demokratik hakkını kullanırsın. Hatta şikâyet edersin, varsa kusuru bedelini öder. Fakat tavan yapmış kin ve nefretle, çirkin iftira ve küfürlerle sorunlar çözülmez.

Bu orman yangınlarında bir kez daha gördük ki artık terör olayları sadece, silahla, bombayla değil; klavye başında, sosyal medyada, ekranlarda yalanlarla, iftiralarla gerçekleştiriliyor. Acılardan, felaketlerden, afetlerden medet umup siyaset devşirmek insanlık onuruna yakışmaz.

            Görülüyor ki; ormanları yakanları, şehirleri karıştıranları, üç - beş ağacı bahane edip milletin malına zarar verenleri, kaldırım taşlarını sökenleri ve daha onlarca kalleş oyunda sahne alanları başlarına taç yapanlar yine iş başında.

Orman yangınlarını bahane ederek milletimizin; birliğine, beraberliğine, istiklaline ve istikbaline göz diken hainlerin oyunlarını, çıkardıkları fitneleri yine hep birlikte bozacak, yaralarımızı sevgi ve dayanışmayla saracağız. Bu oyunlardan medet umanlar unutmasınlar ki bu milleti top, tüfek, tank durduramadı, ayıramadı, yıldıramadı. Onların ahlaksız tuzakları, kumpasları ve yalanları da durduramayacaktır.

Uyumadan, dinlenmeden, gece-gündüz demeden, ciğerlerini yakan dumana rağmen savaş veren, alevlere göğsünü siper eden orman kahramanlarımıza, kamu kurumlarımızın çalışanlarına ve yangının söndürülmesine destek veren vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Onların emeği, alın terleri, hakları asla ödenemez. Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, OGM çalışanlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Orman yangınları süresince; canını dişine takarak gönülden gayret eden, uykusuz kalan, canını tehlikeye atan,  katkıda bulunan, üzülen “gerçek sanatçılara, yazar ve çizerlere” de gönülden minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Bütün bu yaygaraların sonunda bakla ağızdan çıkarıldı. Sözüm ona bir sanatçı grubu yine toplanarak iktidarı tehdit etmeye ve erken seçim istemeye başladı. Geçmişte ağaç için yürüyenler de hiç ilgisi olmadığı halde nedense “önemli projelerin derhal durdurulmasını” istemişlerdi. Niyet aynı hedef aynı. Bağcıyı dövmek…

Bu millet bazı isimleri, “gerçek sanatçı, yazar çizer sanarak” hak ettiğinden fazla değer vererek başına taç etti. Gördük ki kimileri masal kahramanı ve kardan adammış. Bu millet uyandı, masallar bitti. Gerçeğin güneşi de, kardan adamları bir gün eritip yok edecektir.

Sevgiyle kalın…