IMG-LOGO
Güncel

Çözüm Sürecinden GARA’ya

21 02 2021

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı üç konuda tanımla deseler hafızamda şu üç özelliği canlanır.

1-      Her seçimden sonra Balkon Konuşmaları,

2-      Çılgın projeleri,

3-      Müjdeli Haberleri.

Balkon Konuşmaları: İktidara geldiğinin ilk dönemlerinde her seçimden sonra balkon konuşmaları yapar, kendisine oy vermeyenlerin de gönlünü alarak: “Kimsesizlerin kimsesi olacağını” her konuşmasında tekrarlardı.

AKP seçmeni taban yapıp, belli bir yüzdeyi tutturunca zamanla balkon konuşmaları yapılmaz oldu. Çünkü artık ihtiyaç kalmamış, nasıl olsa her seçimi tek başına kazanması için yeterli seçmen sayısına ulaşılmıştı.

***

Çılgın Projeler: Aslında çözüm süreci de onlar için bir Çılgın Proje’ydi ancak akıbeti başarısızlıkla sonuçlanınca, Cumhurbaşkanının tabiriyle adı devlet projesi olarak kaldı. CHP bu projeye katkı sunmak istiyordu, başaracaklarından o kadar emindiler ki, kendilerine: “gölge etme başka ihsan istemez” cevabı verildi.

Gelelim projenin esas çılgınına: Yandaş Medya, bir hafta süreyle Cumhurbaşkanının açıklayacağı çılgın projenin reklamını yaptı. Gazetelerin birinci sayfaları, köşe yazarlarının konu başlıkları, televizyonlar hep bu çılgın projeden bahsediyordu ancak projenin ne olduğu yazılıp söylenmiyordu. Nihayet projenin açıklanacağı gün ve saat geldi, vatandaşlar televizyonlarının başında ve Sayın Cumhurbaşkanı, etrafında gazeteci ordusuyla sürpriz çılgın projeyi açıklamaya başladı.

Evet, İstanbul’un Trakya kesimine boğaz trafiğinin yükünü hafifletmek için bir kanal açılacaktı ve Adı: “Kanal İstanbul” Türkçe yazım kuralına göre İstanbul Kanalı. Yapılma gerekçesi ise hem boğazın trafiğinin azaltmak, hem de açılacak kanal üzerinden para kazanmak.

Bu kanal sonradan yapılır mı bilemiyorum ama bilinen bir şey var ki, henüz kanalın nereden geçeceği tespit edilir edilmez, etrafındaki arsalar Katar’lılara pazarlanarak o paralar çoktan kazanılmıştı bile.

Olay günlerce tartışıldı, ilim adamları, çevreciler, köşe yazarları ikiye bölündü. Bir kısım şiddetle karşı çıkarak; İstanbul’un su havzaları elden çıkar, ilerde olacak depremlere davetiye çıkarır gibi sebepler söyleseler de Cumhurbaşkanı bu projenin yapımında kesin kararlı görünüyor.

Bunun yanında yeni gündeme taşınan Ay’a iniş projesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2023 sonunda yakın dünya yörüngesinde ateşleyeceğimiz kendi milli ve özgün hibrit roketimizle Ay'a ulaşarak sert iniş gerçekleştireceğiz." Dedi.

  Aslında uzay projesinde Mustafa Kemal Atatürk her ne kadar: “İstikbal Göklerdedir” sözüyle hedef belirlemiş olsa da Türkiye’nin ekonomik şartları uzay çalışmalarına yeteri kadar bütçe ayrılmasına fırsat vermiyordu. Bu gün ayırabilir mi derseniz, fert başına düşen milli gelir 13 000 dolarken ay’a ulaşamamışız, bugün 8 000 dolara düşen milli gelirle nasıl gerçekleşir bu proje anlamakta zorlanıyor insan. (Fert başına düşen milli gelirleri elli binlerde olan Almanya ve Japonya’nın bu konuda hiç sesleri çıkmadığına göre onların çılgın projeler üretecek beyinleri olmasa gerek.)

Eskiden ne ile yapacaksınız bütün bunları denildiğinde: “paramız var yaparız” derlerdi. Doğru o günlerde para vardı çünkü özelleştirilecek kamu kaynakları vardı ve acımadan hepsi satıldı, kazanılan paralar gerekli yerlere mi yatırıldı derseniz maalesef hayır hepsi beton ve asfalta gömüldü.

Bu gün ise bırakın vadesi gelen dış borç ödemeyi, o borcun faizini ödemek için yeniden borç arıyoruz.

Halk, gittikçe yoksullaşıyor, intiharlar, soygun ve cinayetler bunların en bariz örnekleri değil mi? Artık iktidar milletvekilleri çarşıya pazara çıkamıyor çıksa halk yakasına yapışacak.

***

Müjdeli Haberleri: İstanbul Kanalında medya ve basının tutumu ne ise, Karadeniz de bulunan Doğalgaz olayında da aynısı yapıldı. Bir hafta evvelinden açıklanacak müjdeli haber zihinlere nakşedilmeğe başlandı. Atalarımız her ne kadar: “Uzaktaki su acil susuzluğu gidermez.” Dese de, millet olarak bir hafta boyunca 2023 yılından sonra çıkarılması düşünülen 320 milyar metreküplük Doğalgazın sevinciyle mest olduk.

Cumhurbaşkanı tarafından ikinci bir müjdeli haber verileceği geçtiğimiz hafta duyuruldu ancak, GARA’dan gelen 13 şehit haberi bütün Türkiye’yi yasa boğdu.

Hernekadar bu planın, Cumhurbaşkanına ait olduğu söylense de başarısızlıkla sonuçlanınca, Çözüm Sürecinde olduğu gibi devlet planına dönüştü.

Gara operasyonunda şehit olan 16 askerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifalar dilerim.

Sağlıklı kalın.