IMG-LOGO
Güncel

Biz Heybeli’de Her Gece Mehtaba Çıkardık

10 02 2021

Sayın Cumhurbaşkanımız harika bir insan. Ufku ve vizyonu Ak Parti’nin geri kalanının çok ilerisinde. Bunlara bir de içindeki çocuğun hiç ölmemiş olması özelliği eklendiğinde Tayyip Erdoğan’ı Tayyip Erdoğan yapan eksik parça da tamamlanmış oluyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın her konuşmasında bizi şaşırtan sözler ortaya atması bu özelliklerinden kaynaklanıyor.

 

            Sayın Cumhurbaşkanımız bugün de (9 Şubat 2021) yaptığı bir konuşmayla hepimizi şaşırttı. Saraydaki kongre merkezinde Uzay Ajansı tarafından hazırlanan Milli Uzay Ajansı Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Sayın Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yani 2023’te Ay ile ilk temasın sağlanmasının hedeflendiğini ve bir Türk vatandaşımızın uzaya gönderilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Hatta uzaya gitme niteliklerine sahip bir kişinin gönüllüler arasından seçilerek gerekli eğitimlerini almasını sağlayarak uzaya gönderileceğini ifade etti.

 

            Sayın Cumhurbaşkanımızın sadece bir gönüllünün gönderileceği beyanı elbette beni üzdü. Üzüntüm kendi adıma değil bu işe şimdiden gönüllü olan Yücel Alpay Demir Ağabey adına. Çünkü benim zaten belim sakat, uzaya gitme şartlarını taşımıyorum. Ancak Yücel Alpay Demir Ağabey bu işe hem istekli hem de liyakatlidir. İnşallah uzay elemelerinde Ak Parti Gençlik Kollarından gençleri eleyip Ay’da ülkemizi ve gezegenimizi en iyi şekilde temsil eder. Biz de Yücel Alpay Ağabey’in Ay’da çekilmiş selfielerini “Hamd olsun bu günü de zararda kapatmadık” yorumuyla Facebook’ta paylaştığı fotoğraflara kalp bırakırız.

 

Ay’a Gerçekten Gidecek miyiz?

 

            Sayın Cumhurbaşkanımız, uzay programı ve Ay hedefleriyle alakalı beyanlarda bulununca sosyal medyanın da tepkisi gecikmedi tabi. Son on yıldır göklerde dolaşan (!) yerli ve milli uçağımızı hatırlatan da oldu, Ay’da arsa almış diyen de, Ay’ın karanlık yüzünü Katarlılar’a satmış diyen de.. Cengiz-Limak-Kolin’e Ay’a gidiş garantisi verilmiş, Ay’a gidilmeyen her sene bu şirketere 20 milyar Dolar ödenecek diyen bile var. Bu şaka yollu yorumları yazanlara kulak asmamak lazım. Vizyonları Sayın Cumhurbaşkanımız kadar geniş değil. Sonuçta biz her gece Heybeli’de mehtaba çıkan bir milletiz, 2023’te içimizden birini Ay’a çıkarmaktan mı aciz kalacağız?!!

 

            Kaldı ki bundan dörtyüz (400) sene önce Lagari Hasan Çelebi’yi dünyanın ilk roketiyle gökyüzüne gönderen bir milletiz. Hatta Çelebimiz geri döndüğü zaman dönemin Padişahı IV. Murat’a “Padişahım İsa Peygamber sana selam etti” diyerek şaka bile yapmıştır. Dörtyüz sene önce başardığımızı 2023’te neden başaramayalım ki?!!

 

Astronot ve Kozmonot Demeyelim, Peki Ne Diyelim?

 

            Sayın Cumhurbaşkanımızın konuyla alakalı üzerinde durduğu konulardan biri de uzaya göndereceğimiz Türk vatandaşları için “astronot” ve “kozmonot” kavramlarının kullanılmaması, bunların yerine Türkçe bir karşılık bulunması.

 

            Bu konuda da muhtelif görüşler öne sürülüyor. “Uzay-adamı”, “Gök-Adam” gibi önerilerde bulunanlar da var, bu önerileri fazla eril bulup “Uzay-İnsanı”, “Gök-Birey”, “Uzay Yolcusu”gibi öneriler ileri sürenler de.

 

            Benim “astronot” ve “kozmonot” kelimelerine karşı kavramsal olarak iki önerim olacak. İlki “Gök-Türk” diyelim. Hem öz be öz Türkçe, hem Türk’ün elinin kolunun göklere uzandığının kavramsal ispatı hem de Göktürk atalarımıza yönelik bir yad-ı cemil.

 

            “Efendim Gök-Türk diye bir uydumuz var. Uzay yolcularımıza da Gök-Türk dersek karışıklık olur” diye itiraz edilecek olursa ikinci önerim “Gök-Men” veya doğrudan doğruya “Gökmen” kavramıdır. Astronot/kozmonot yerine “gökmen” kavramını kullanırsak hem Türkçe bir karşılık bulmuş oluruz hem de buradan sevgili dostum Dr. Gökmen Gündoğdu’ya selam iletmiş olurum.

 

            Nasıl olur, hoş olmaz mı?