IMG-LOGO
Güncel

Yarın Artık Bugündür

01 02 2021

Devletimizin bu günlerde Hukuk ve Ekonomi konularında yapacağı reform çalışmalarını ilgiyle ve bazen de hayretle izliyorum. Özellikle hükümetimizin diyemiyorum zira Türkiye Büyük Meclisinin ve muhalefet partilerinin bu günkü sistemde hiçbir hükmü-şahsiyetleri kalmamıştır. Tek adam ve onun atadığı bakan ve bürokratlarla yönetiliyoruz. Bakanlar, valiler hukukçular ve medyanın gözü kulağı Cumhurbaşkanının üzerinde o ne derse o oluyor, en hayati konular o konuşmadan haber olmuyor.

Şu bir senedir içinde cebelleştiğimiz salgın hastalık sebebiyle kurulan ve bağımsız olarak çalışması gereken Bilim Kurulu dahi Tek adamın direktifleriyle görüş bildiriyor. İlim eğer politikanın vesayeti altında ise o ilimden ne ilim olur, nede ilimle iştigal edenlerden ilim adamı diye söz edilir.

Yıllar önce okuyup ayrıca ilgiyle dizi filmini izlediğim, Rahmetli Atilla İlhan’ın: “Yarın Artık Bugündür” eseri sanki bu günler için yazılmış bir eser. İstanbul’un bol ışıltılı ve dumanlı bar ve pavyonlarında viskilerini yudumlayan aydın görünümlü insanların saatler boyu Türk köylüsünü kurtarma konularını tartışırken hasbelkader yolu Anadolu’ya düşen birinin karşılaştığı gerçekler, hiçte İstanbul’daki vatan kurtarma tartışmalarına ve onların hayatlarına benzemiyordu.

Bugün Hükümetimizin, Ekonomi Reformu adı altında tarım ürünlerinin fiyatını düşürmek için adlandırdığı: “Acil Eylem Planı” bana yukarıda anlattığım olayları hatırlattı. Ne kadar cezbedici, şatafatlı kelimeler kullanırsanız kullanın “masabaşı” çalışmalarınızdan, ayağınıza çarığı giyip sahaya inmediğiniz müddetçe netice alamazsınız.

O saha:

Üreticinin ahırıdır,

Çiftçinin tarlasıdır.

Tarla dedim de hatırıma geldi. Sayın Cumhurbaşkanının Polatlı da bir tarladaki traktör tanıtımında o temiz mübarek topraklarda galoşla dolaşması toprağın değerini bilenlerce hayli yadırganmıştı.


Şu iki resme bakıp değerlendirmeyi sizlerin görüş ve vicdanına bırakıyorum. Birisi büyük bir zaferin sonucunda Türk Milletine bir vatan bağışlayan Mustafa Kemal Atatürk, diğeri 19 yıldır iktidardaki Recep Tayyip Erdoğan.

Birisi kalkınmak için tarım ve sanayide hamleler başlattı, tarım ürünlerinin dış satımından gelen gelirle fabrikalar kurdurdu, diğeri, kurulmuş fabrikaları satıp dışarıdan buğday aldı.

Son yıllarda yaz geldiğinde tatil niyetine memleketime gider, babadan kalma birkaç tarlayı ekip biçer etrafın atmosferini koklamaya çalışırım. En fazla tarla ve bağ-bahçede çalışılması gereken zamanda kahveler dolusu insan boş boş vakit geçiriyor. Tarım ilçeye gidiyorum, en fazla on kişilik kadronun olduğu kurumda, sahada köylünün eğitimiyle meşgul olması gereken altı tane ziraat mühendisi ortalama lise mezununun yapacağı sekreterlik görevi yapıyorlar.

1970’li yıllarda Türkiye nüfusunun %50’si köylerde yaşıyordu, şimdi %20’ye düşmüş. Gıdanın önemi bütün dünyaca biliniyorken, söyler misiniz Devlet Planlama Teşkilatı, 5 yıllık kalkınma planlarının dahi rafa kaldırıldığı bu dönemde %20 nüfus  %80’i nasıl doyurur? Üstelik köylerde yaş ortalaması 60 yaşına yükselmişken.

Devlet daireleri, okullar ve belediyelerde geçici olarak istihdam edilmek üzere partili köylü ailelerinden taşeron işçisi çalıştırılıyor. Hâlbuki köyden koparılan bu insanlara banka kanalıyla 2 inek veya 5 koyun verilse iki taraf içinde faydalı olacak. Hem köylü üretime katkı sağlar, hem de şehirde boş gezen işsizler iş sahibi olurlar.

Ama yok niyet o değil, bu millete balık tutmayı öğretirsen bir daha sana muhtaç olmazlar. Hep cahil kalsınlar ki, yaptığın yardım karşılığında oylarını alabilesin. Aksi takdirde şu söz başka nasıl izah edilebilir? “Ak parti hükümetleri olarak bizler geldiğimiz 19 yıldan beri 19 milyon insanımıza yardım yapıyoruz.” Şu soruyu sormak gerekmez mi bu muhteremlere:

19 yılda bu 19 milyon insanı nasıl yardıma muhtaç hale getirdin!”

Yine son bütçe tartışmalarında hükümet kanadından bir vekilin: “Millet kuru ekmek buluyorsa aç değildir.” Sözü geldiğimiz noktanın vahametini gösteriyordur sanırım. Bu yüzden Tarım reformuymuş, Acil eylem planıymış bunlar bu zihniyettekilerin yapacağı işler değil.

Sağlıklı kalın.