IMG-LOGO
Güncel

Portreler - 1: Nihal Atsız ve Ordinaryüs Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan

26 01 2021

İnsanoğlu ne tuhaf; sadece tuhaf değil oldukça da vefasız desem fazla abartmış sayılmam herhalde. Çocukluk çağından başlayarak, bizlerin yetişmesinde anne ve babalarımızın haricinde büyük emekleri olan öğretmenlerimiz, gazetelerdeki köşe yazılarını ve kitaplarını okuyup kişiliğimizi kazanmamızda bize yön veren yazar ve düşünürlere karşı ilgisiz kalmak, vefasızlıktan da öte bir şey olsa gerektir.

Kocaeli Aydınlar Ocağımızın değerli yazarlarından Sayın Oğuz Çetinoğlu, Ordinaryüs Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan’ın vefatının 11. Yılında bir vefa örneği olarak hem kendisini anıyor, hem de son kitabının tanıtımını yapıyor. Yazının giriş bölümünden kısa bir alıntı: “  Tanınmış Türk Milliyetçisi, 3 Mayıs 1944 Hâdiselerinin mağdurlarından Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, Türkçülüğün Yeni Esasları isimli kitabının ikinci cildine, alt isim olarak Hedefe Doğru ibâresinin tercih edilmesini; “Birincinin adı ‘Yükselen Milliyetçilik’ idi, ikincisi daha çok 21. Yüzyıl milliyetçiliğini anlattığı için, ‘Hedefe Doğru’ oldu” sözleriyle açıklıyor.”(Oğuz Çetinoğlu)

Hâlbuki bizler daha henüz gençliğimizin ilk çağlarında Nihal Atsız’ın “Bozkurtlar” ve Reha Oğuz Türkkan’nın “Tabutluktan Gurbete” kitaplarıyla tanıştık. Nihal Atsız’ın “Bozkurtların Ölümü” romanı, Tokat’ın en küçük ilçelerinden Artova Ortaokulu kütüphanesinden rasgele seçip okuduğum ilk romandı.(O yıllarda Artova’da lise yoktu, lisede okumak isteyenler, Tokat’a gitmek zorunda kalıyorlardı.)

Reha Oğuz Türkkan’ın “Tabutluktan Gurbete” isimli kitabını ise, Turhal’da liseli yıllarda okumak kısmet oldu. Burada ifade etmek isterim ki, gerek Nihal Atsız’ı gerekse Reha Oğuz Türkkan’ı bir köşe yazısına sığdırmanın imkânsızlığının tabii ki idrâki içindeyim bu iki koca dev adam, ancak romanlara sığar.

Reha Oğuz Türkkan: “Nihal Atsız ismini ilk defa Türkiye Büyük Millet Meclisi kütüphanesinde Atsız Mecmua koleksiyonuyla tanıdım. O yıllarda Türklük ve Türkçülükle Ziya Gökalp ve Atatürk’ten başka ilgilenen kimse yoktu.” Diyor ve devamla: “Mecmua koleksiyonunu inceledikten sonra baktım güzel yazılar ve şiirler var tanımak istedim kendisini. Şiirlerini, Ergenekon dergisinde yayınlamak istedim kabul etti.”

Reha Oğuz, Atsız’la tanışmadan Fransa’ya Sorbonne Üniversitesi’ne tahsile gider. Ancak 1944 Türkçülük hareketi vesilesiyle tanırlar birbirlerini. O arada Ergenekon dergisi bazı yazılar dolayısıyla kapatılır. Daha sonra, Nihal Atsız’ın yazı ve şiirleri Reha Oğuz Türkkan’ın ağabeysinin çıkardığı “Bozkurt” dergisinde yayınlanmaya başlar. Dergiye son yazısını gönderdiğinde zamanın içişleri bakanı Faik Öztrak’ı hedef seçer Atsız: “Ey tek ciğeri alınmış bakan! Sen kendini şahin sanıyorsun ama bir sürüngenin tekisin, biz adamın gözünü çıkarırız.” Diye bir sürü hakaret ve tehdit dolu yazısı yayınlanır. Bu yazıdan sonra Bozkurt dergisi de kapatılır. Sonra dergi, araya hatırlı adamlar girer tekrar yayın hayatına başlar. Reha Oğuz Türkkan, Atsız’a gider ve ricada bulunur: “Yazıları önce bana gönder biraz yumuşatayım sonra yayınlayalım.” Dediğinde Atsız birden köpürür: “sen kim oluyorsun ki benim yazılarımı denetliyorsun” der ve bir daha Bozkurt dergisine yazı göndermez ve sonra: “Hesap öyle görülmez böyle görülür” başlığı altında Reha Oğuz Türkkan’ı kasteden köşe yazısıyla daha önce kapatılmış olan Orhun Dergisini tekrar yayın hayatına başlatır.

Nihal Atsız Orhun dergisinde Reha Oğuz Türkkan’a “belaltı” vuruşlarıyla devam eder. Hele bir yazısında: Reha Oğuz Türkkan için: “Seni gidi Gürcü, Rum dölü, Yunan Tohumu, Selanik dönmesi, Arnavut p..i” gibi hakaretlerde bulunur. Buna cevaben Reha Oğuz Türkkan: “Yahu bu kadar hakaret yeter zaten bu yazdıklarına kimse inanmıyor, söyle ben bu saydıklarından hangisiyim?” demek zorunda kalır.

Daha sonra Nihal Atsız’ın hocası Zeki Velidi Togan bu ikisini yan yana getirir, barıştırır ve aralarındaki kavga son bulur.

Reha Oğuz Türkkan, yine de her fırsatta Nihal Atsız’ın roman, şiir ve çıkardığı dergiler konusunda hakkını vermekten kendini alamaz: “Biz, genellikle dergi köşelerinde fikri yazılar yazarken, Atsız roman ve şiirleriyle Türkçü gençlerin ruhuna hitap ederek etrafında toplamayı başardı.” Der.

Gene tarihçi Murat Bardakçı: “Nihal Atsız’ın tarihçiliğini aşan bu güne kadar başka kimse gelmedi.”

Reha Oğuz Türkkan hakkında bir Amerikan enstitüsü onu: “Müslüman-Türk, Fransız-Avrupa ve Anglo-Sakson, Amerikan gibi, tek kişide bulunması zor üç kültürle yoğrulmuş olan Dr. Türkkan, gerçekte katıksız bir Türk’tür. Rönesans’tan beri az görülen türde çok yönlü, fakat o yönlerinde derinliğe varabilmiş başarılı bir şahsiyettir.” Diye takdim etmiştir.(Alıntı: Oğuz Çetinoğlu)

Faydalanılan Kaynaklar:

1-      HT tv. Teke tek: https://www.youtube.com/watch?v=0WGx8RePTQ4

2-      Oğuz Çetinoğlu: http://www.kocaeliaydinlarocagi.org.tr/Yazilar/YaziDetay/11838