IMG-LOGO
Güncel

Bedel Ödemeden Olmuyor

04 01 2021

Tarihin derinliklerine göz attığımızda, gelişmiş milletlerin bu günkü duruma gelmeleri için hangi badireleri atlattıklarını, nasıl bedeller ödediklerini kolaylıkla anlayabiliriz. Yani bedel ödemeden hiçbir ülkenin, hiçbir kimsenin başarısının altında imzasını göremeyiz.

Avrupa, Bin dörtyüzlü yıllarda matbaanın icadıyla, büyük bir uyanışa geçerken biz ancak yaklaşık üç yüz sene sonra mücellitlerin işsiz kalacaklarını düşünerek karşı çıkmalarına rağmen 3. Ahmet’ten müsaade alan İbrahim Müteferrika tarafından kurulan ilk matbuat makinasıyla tanışıyoruz.

Bu üç yüz sene gibi geçen uzun zaman içerisinde Avrupa, Kilisenin baskılarından kurtulmuş, dünyanın döndüğü Galile’nin hayatına mal olsa da onun tarafından ispatlanmış, pusulanın icadı gerçekleşmiş, İncil dâhil dünyada basılı ne kadar kitap varsa Avrupa’nın çeşitli dillerine çevrilmiştir. Hatta Kur-anı Kerimi dahi kendi dillerine çevirdiler(Biz halâ Türkçe Kur-an tartışması içindeyiz). Bu arada İtalya’da Machiavelli, Tasso, Rafael, Ronsard, Leonardo da Vinci, Mikelanjelo, Monteigne, Aristo, Jean Bullant, Pierre Locot, Rabelais gibi isimler, Almanya da insan ve düşünce üzerine çalışmış ilim ve sanat adamları, Erasmus, Röklen, Luther, Elbrecht Dürer. Tiyatro alanında, William Shakespeare, Cervantes, Velasguez, Rembrandt, Kopernik gibi sanatçılar ve daha birçoğu bulunmaktadır. İşte bunlar Avrupa Rönesans’ının dünyaya kazandırdığı isimler ve eserleri.

Şunu da itiraf etmeliyim ki, Türkler olarak bizim de bilim ve sanatın birçok dalında Avrupa’ya örnek olmuş bilim adamlarımız çoktur.

Bunlar: Felsefe dalında Farabi, Gökbilim ve uzay çalışmalarında Biruni, Astronom ve Matematikçi Ali Kuşçu, Mekanik biliminin kurucusu El-Cezeri,  Tıp adamı Ak Şemsettin, Astronomi ve matematik bilgini Takiyyudin Raşit, Modern kimyanın kurucusu Cabir Bin Hayyan, 500 Yıl önce dünya haritasını çizen Piri Reis gibi âlim ve bilginlerimiz vardır.

Özellikle imparatorluğun son yıllarında devlet, ilim ve sanattan kopmuştur. Ülkede ilim ve eğitimin şart olduğunu gören 3. Mustafa, Fransız bilim adamı Baron de Tott ve Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa öncülüğünde 1776 yılında Kasımpaşa da Mühendishane Mektebi kurarlar. Buna bizim bilginlerimiz çok içerler ve itiraz ederler. “Biz burada dururken padişahımız bir gayrimüslim görevlendirdi ” diye.  İstanbul’da işi bitip ülkesine dönen Baron de Tott hatıralarında bakın neler yazar:

Padişah büyük memurlardan seçilen iki mümeyyiz huzurunda bu itiraz edenleri imtihan etmemi emretti. Aralarında altı kişi imtihana girip eski eğitim sisteminin şeref ve haysiyetini savunmak için ayrıldılar. Bu imtihanda kısaca bir üçgenin üç açısının toplamının ne olduğunu sordum. İçlerinden en cesuru bana: “üçgenine göre” cevabını verince, imtihanı daha fazla uzatmaya hacet kalmadığını anladım.” (Taha Akyol: Bilim ve Yanılgı, s. 21-23)

Kurtuluş savaşından sonra devlet olmanın sorumluluğunu tekrar üstlenen Türkiye, bilim yönünde büyük atılımlar yapmıştır. Kısa zamanda birçok bilim adamımız yetişmiştir. Bunlardan bazıları: Ord. Prof. Tevfik Sağlam, Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman, Prof. Dr. Hulusi Behçet, Ord. Prof. Ali Fuat Başgil, Ord. Prof. Cahit Arf, Prof. Dr. Remziye Hisar, Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Dr. Gazi Yaşargil, Prof. Dr. Dilhan Eryurt, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Aziz Sancar gibi birçok isim dünya bilim adamları listesinde yerlerini almışlardır.

Buraya kadar anlatmak istediklerimin asıl amacı, belli aşamalardan geçip, bedeller ödemeden başarıya kolay ulaşılmıyor. Cumhuriyet dönemi son neslin evlatları olarak; İslamiyet’i hazır bulmuşuz, geliştirememiş, aksine yozlaştırmışız. Halâ Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını yiyor, onun çapında bir dahi, bir kahraman yetiştirememiş ve git gide onun ismini de yozlaştırıyoruz.

Eğitimde, adalet ve ekonomi de oldukça geriyiz. Bunlardan biri olmayınca ne medeni ne de gelişmiş ülkeler sıralamasında ismimizi göremeyiz.

O zaman, eğitim ve liyakate değer vermeliyiz hukuka değer vermeliyiz, güzel ahlaklı nesiller yetiştirmeliyiz, bunun ilk şartında liyakat önde geliyor. Eğer bunlar gerçekleşirse inanın ekonomimiz de kendiliğinden düzelecektir.

Sağlıklı, mutlu kalın.