IMG-LOGO
Güncel

Yalanlar Cumhuriyeti

03 01 2021

Bazı şarkılar vardır, doğrudan doğruya siyasi hiciv amacıyla bestelenip söylenmiştir. Rahmetli Barış Manço’nun “Süleyman” şarkısı böyledir mesela.

 

            Kendini yoksa sultan mı sandın?

Seninki sade isim benzerliği Süleymaaaan!!!..

 

Derken mesajını muhatabının alnının çatına çakmaktadır adeta! Antrparantez, rahmetli Manço öyle bir şarkı yazmış ki sözleri hem prototip Süleyman’ı vuruyor hem de postmodern Süleyman’ı. Şu sözlerin evrenselliğine, çağlar ötesine hitap ediciliğine bakar mısınız? Hangi Süleyman bu sözler karşısında teslim-i silah eylemez, hangi Süleyman bu sözler karşısında diz çöküp nedamet getirmez ki?!..

 

            Bu dünya kimseye kalmamış

Hele bir düşün, niye sana kalsın Süleymaaaan?...

 

Ama konumuz bu değil. Bizim konumuz diğer şarkılar. Hani öyle şarkılar vardır ki, dinlediğinizde onları sevgiliye söylenen güzel veya bazen sitemli sözler zannedersiniz. Hâlbuki o şarkının alt metinlerinde baya baya siyasi göndermeler vardır. Gurbetçi dünya starımız İsmail YK’nın “Allah belanı versin! Allah seni kahretsin!” şarkısı öyledir mesela. Bu şarkıyı, rakip siyasi parti liderinin görüntüleriyle zenginleştirilmiş bir klip eşliğinde dinlediğiniz vakit ortaya çıkacak olan görüntü son derece eğlendirici olacaktır. Fettah Can’ın “Yalanlar Cumhuriyeti” şarkısı da böyledir. Bu şarkının sadece adı bile 400’er sayfadan 10 ciltlik bir eser yazdırır ehline. Daha bu satırları okurken bile sahibinin sesinden “Camide içki içtiler”, “Kabataş’ta başörtülü bacıma saldırdılar” sözlerinin kulaklarınızın içinde duyulmaya başladığına adım gibi eminim. Şarkının adı öyle de, sözleri farklı mı sanki?

 

Vadesi doldu seni beklerken ümitlerimin

En vazgeçilmezi olmuşsun sevdiklerimin

 

            Bu sözler gönül verdiği parti bir türlü iktidar olamayan muhalif seçmenin sözleri değilse başka nedir? İlk mısrada seçim zaferine seslenen muhalif seçmen, ikinci mısrada ise bir türlü zafer kazanamayan partisine seslenmekte ve her şeye rağmen partisinden vazgeçme niyeti olmadığını vurgulamakta ve adeta tecdid-i iman tecdid-i nikâh eylemektedir.

 

            Dile kolay ne yapsam geçmek bilmez hayallerimin

Kapandım odalara seni bekledim de bekledim

 

            Bu sözleri tevil etmeye gerek var mı?

 

            Hani bir gelsen taş mı olurdun be mübarek

Bir daha bir sor hatırım varsa aşk öldü ölecek

 

Muhalif seçmen yorgun, muhalif seçmen sabırsız. Dile kolay, ülkeyi çok kötü yöneten bir partinin ilginç bir şekilde her seçimde zaferden zafere koşmasından bıkkın muhalif seçmen. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Yalanlar Cumhuriyeti’nin başındaki zat tarafından kendisine her gün hakaret ediliyor olmasından rahatsız. Kâh illet-zillet deniyor kendisine, kah hainlikle itham ediliyor. Biraz yorgunluğun, biraz sabırsızlığın, biraz da bıkkınlığın verdiği bir özgüvenle şarkının tam da bu yerinde muhatabını değiştiriyor muhalif seçmen. İktidar özlemini bir kenara bırakıp Yalanlar Cumhuriyeti’nin başındaki zata hitap etmeye başlıyor.

 

Hep sen iyi ol zaten ben en kötü olurum

Yalanlar cumhuriyetinde kendime bir yer bulurum.

 

Tam da nakaratta muhalif seçmen gündeme dair mesajını verir ve nakaratı tekrar ederek mesajını tamamlar. Der ki muhalif seçmen; “Aşı gelecek, geliyor, geldi dediniz. Sizin aşı aldığınız adamlar bile kendi aşılarını kullanmayıp başka yerden aşı alıyor. Bize reva gördüğünüz aşıyı siz kendiniz olmayacaksınız, bizi adeta kobay olarak kullanacaksınız. Peki öyle olsun, öyle olsun be Reis.”

 

Hep sen iyi ol zaten ben en kötü olurum

Yalanlar cumhuriyetinde kendime bir yer bulurum.