IMG-LOGO
Kültür - Sanat

Süleyman Demirel’li Yıllar

22 12 2020

Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız Rahmetli Süleyman Demirel, Türkiye’nin siyâsî hayatında, izleri silinmeyecek damgaları bulunan bir liderdir. 30 yaşında iken devlet kuruluşunda ‘en genç genel müdür’, 40 yaşında ‘en genç parti genel  başkanı’ ve 41 yaşında ‘en genç başbakan’ olarak ve devamında 6 defa gidip 7 defa gelen, dönemin bir ‘muktedir’i (?!) tarafından hakkında ‘muhtar bile olamaz’ hükmü verilmesine rağmen Cumhurbaşkanı seçilen, zekâ ürünü hazırcevaplığı ve güldürdüğü kadar düşündüren esprileri ile unutulmazlar listesinin ilk sıralarında yer almıştır. Milletvekili olmadığı halde; iktidar ortağı partinin genel başkanı ve başbakan yardımcısı olması sebebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde konuşabilen ilk ve tek kişidir.

Partili ve devlet görevlisi olmadığı halde Süleyman Demirel ile uzun yıllar boyunca yakın ilişkide bulunan ve gıpta edilecek dostluk bağları kuran Akkan Suver, kadim dostu için Süleyman Demirel’li Yıllar adı ile harikulâde bir kitap hazırlamış.

Pandemi döneminin ataletinden kurtulma arayışlarının meyvesi olan ve adını aldığı şahsın ihtişamına lâyık eser, düşündürücü, öğretici ve hatta eğitici siyâsetnâmedir.

Eser; Akan Suver imzâlı ‘Süleyman Demirel’i Anıyoruz’ başlıklı kısa bir takdim yazısı ile başlıyor. (s: 9-10) Sonraki yazıda Dr. Suver, Merhum Demirel ile olan yakın dostluğunun nasıl başladığını gelişerek ve derinleşerek devam edişini anlatıyor. Bu bölümde Demirel’in hayatından mühim kesitleri kısa ve çarpıcı cümlelerle naklediyor. Az bilinen ve fakat çok önemli hâdiselerin yer aldığı bülüm için en uygun târif, ‘müfit ve muhtasar’ olarak verilebilir. (s: 13-34)

Hâtırâ yazıları 34. sayfada Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile başlıyor, 11’i dost ve kardeş cumhuriyetlerden, 41’i Türkiye’den olmak üzere, 52 kişilik Demirelsever seçkin insanların yazıları, en sondaki 272. sayfaya kadar devam ediyor.

‘Süleyman Demirel hakkında yazılanları okumak, Türkiye’nin siyâsî târihini okumaktır. Büyük ölçüde de Türk dünyasını tanımaktır. ’ Düşüncesinin doğruluğunu ispat eden yazılar, imzâ sâhibini Süleyman Demirel ile aynı karede gösteren fotoğraflarla zenginleştirilmiştir.

Türkiye dışındaki Demirelseverler:

İlham Aliyev (Azerbaycan Cumhurbaşkanı), Nursultan Nazarbayev (Türk Dünyasının Aksakalı, Elbeyi, Kazakistan Kurucu Cumhurbaşkanı), lon Iliescu (Romanya Cumhurbaşkanı), Mladen Ivanic (Bosna Hersek Cumhurbaşkanı), Petru Lucinschi (Moldova Cumhurbaşkanı), Mircea Snegur (Moldova Cumhurbaşkanı), Petar Stoyanov (Bulgaristan Cumhurbaşkanı), Nedim Abaz (Makedonya), Constantin Grigorie (Romanya), Prof. Dr. Fatos Nano (Arnavutluk), Solomon Passy (Bulgaristan), Peker Turgud (Kıbrıs)

Türkiye’den yazı sâhipleri: ‘Soyadı alfabetik sıralamaya göre)

Kenan Akın, Fethi Akkoç, Ali Rıza Arslan, Tamer Atalay, Şâmil Ayrım, Patrik I. Bartholomeos, Nur Batur, Mehmet Ali Bayar, Taylan Bilgel, Aylin Cesur, Hüsamettin Cindoruk, Cavit Çağlar, Ahmet Çalık, Gürbüz Çapan, Yavuz Donat, Hasan Ekinci, Ali Naili Erdem, Ali Şevki Erek, Jak Kamhi, Murat Karayalçın, Hüsamettin Kavi, Orhan Keçeli, Ahmet Kılıçoğlu, Engin Köklüçınar, Ertuğrul Kumcuoğlu, Sümer Oral, Bensiyon Pinto, Rıfat Saban, Ahmet Samsunlu, Turan Sarıgülle, Ülkü Söylemezoğlu, Müjgan Suver, Leyla Emeç Tavşanoğlu, Necdet Timur, Yaşar Topçu, Hulûsi Turgut, Pınar Türenç, Ahmet Hamdi Üçpınarlar, Şevket Bülent Yahnici ve Erman Yerdelen.

13,5 X 21 santim ölçülerindeki 272 sayfalık kitap, Ağustos 2020’de yayımlandı.

Görünümü mütevâzı, muhtevâsı dolgun kitap, pandemi döneminin imkânları kısıtlayıcı şartları olmasaydı şüphesiz sert kapak içerisinde kuşe kâğıda ve tamamı renkli olarak basılabilirdi. Tansu Çiller, İlhan Kesici ve siyâset dışından bâzı isimlere kitapta yer verilemeyişi de aynı sebepten olmalı.

BİLGEOĞUZ YAYINLARI:

Alemdar Mahallesi Molla Fenarî Sokağı Nu: 35/B Cağaloğlu, İstanbul. Tel: 0.212-527 33 65 Belgegeçer: 0.212-527 33 64 Whatsapp hattı: 0.553-129 86 86 E-posta: bilgekitap@gmail.com   WEB: www.bilgeoguz.com 

 

SÜLEYMAN DEMİREL’in hayatından kilometre taşları:

27 Mayıs 1960 askerî darbesinden sonra kurulan Adalet Partisi’nin Genel Başkanı Emekli Orgeneral Ragıp Gümüşpala’nın vefatı sebebiyle 28 Kasım 1964 târihinde yapılan seçimde, Saadettin Bilgiç, Tekin Arıburnu ve Ali Fuat Başgil ile yarışarak, kullanılan 1679 oyun 1072’sini alarak Parti’nin Genel Başkanlığına seçildi. Demirel’in başında bulunduğu Adalet Partisi, 10 Ekim 1965’te yapılan genel seçimlerde % 52 oy alarak tek başına iktidar oldu.

Seçimlerin ardından Süleyman Demirel, Türkiye’nin 12’nci Başbakanı olarak ilk hükümetini kurdu. ‘Cumhuriyet Kuşağı’ olarak adlandırılan 1920'lerde dünyaya gelmiş siyasetçilerin ilk örneklerindendi.

27 Ekim 1965 günü kurulan ve 3 Kasım 1969 târihine kadar sürecek bu hükümet 30. Hükümet’ti.

Bunu 3 Kasım 1969 günü kurulan ve 6 Mart 1970 târihine kadar süren 31. Hükümet tâkip etti.

 6 Mart 1970 günü 32. Hükümeti’ni kuran Süleyman Demirel 26 Mart 1971 günü görevinden istifa ederek ayrıldı. İstifa mektubunda şunları yazmıştı:

Cumhurbaşkanlığı Yüce Katına:

Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları tarafından Zât-ı Devletleri’nize, Cumhuriyet Senatosu Başkanlığı’na ve Millet Meclisi Başkanlığı’na tevdi edilip, bugün saat 13.00’de radyo haber bültenlerinde Türk kamuoyuna da duyurulan muhtıra ile anayasa ve hukuk devleti anlayışını bağdaştırmak mümkün değildir.

Bu durum muvacehesinde hükümetin istifasını saygı ile arz ederim.

Süleyman Demirel   Başbakan

***

İstanbul Boğazı’nın iki yakasını birleştiren Boğaziçi köprüsünün projesi Demirel’in başbakanlığı döneminde hazırlandı ve temeli atıldı, Cumhuriyetinin 50. Yıldönümünde, 29 Ekim 1973 târihinde hizmete açıldı. Ereğli Demir Çelik İşletmeleri ve Keban Barajı gibi büyük yatırımlara da bu dönemde başlandı. Bu dönemde Türkiye’de enflasyon %5, kalkınma hızı %7 idi. Bu kalkınma hızı Japonya’dan sonra petrol ülkeleri dışında, dünyanın ikinci yüksek kalkınma hızı oldu.

Süleyman Demirel 31 Mart 1975 târihinde yeniden başbakan oldu. Kurduğu 39. Hükümet ise 21 Haziran 1977 târihine kadar görevde kaldı.

 21 Temmuz 1977 târihinde, 5 Ocak 1978’e kadar görev yapacak 41. Hükümeti kurdu.

12 Kasım 1979 günü 12 Eylül 1980’e kadar sürecek 43. Hükümeti de Süleyman Demirel kurdu.

12 Eylül 1980 târihinde askerî darbe ile yönetime el koyan Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının oluşturduğu Millî Birlik Konseyi (MBK), bir kısım siyâsetçilere 5, Süleyman Demirel’in de aralarında bulunduğu diğer gruptaki siyâsetçilere de 10 yıl siyâset yapma yasağı koydu. Siyâsî partilerin kurulması serbestisi tanındığında, Süleyman Demirel, Doğru Yol Partisi’(DYP)ni kurdurdu ise de partinin seçime girmesi MBK tarafından veto edildi. Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde, 6 Eylül 1987’de yapılan referandumla siyâsî yasaklar kaldırılınca, Süleyman Demirel DYP’nin genel başkanlığına seçildi. 20 Kasım 1991 târihinde Süleyman Demirel, son defa başbakanlık görevini üstlendi. 17 Nisan 1993 târihinde Cumhurbaşkanı Turgut Özel vefat edince, 16 Mayıs 1993 günü yapılan seçimde Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığı’na seçildi. 5 yıllık görev süresini 1998 yılında tamamladı. 17 Haziran 2015 târihinde ebedî âleme intikal etti.

Mekânı cennet olsun, kabri nurlarla dolsun.

 

Kitap hakkında:

Akkan Suver, elli yılı aşan bir zaman periyodu içinde, Süleyman Demirel’le siyaset dışı dostluk etti. Hâlen Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanlığı görevine devam Akkan Suver, Süleyman Demirel’in benimseyip içinde yer aldığı Avrasya Ekonomi Zirveleri toplantılarının da kumcusudur. Akkan Suver’in Balkan cumhurbaşkanlarının, bakanlarının, büyükelçilerinin ve milletvekillerinin kurduğu bir prestij birlikteliği olan Balkan Politika Kulübü’ne sivil toplum önderi kimliğiyle üye olmasını öneren de Süleyman Demirel’dir.

Dr. Suver’in hazırladığı kitapta devletimizin ebediyete kadar akıp gidecek hayatında şan, şeref ve haysiyetle hizmet etmiş, köyden yetişmiş ve kabul görmüş bir lideri, tanıyanlarının farklı anlatımlarıyla bulacaksınız.

Okudukça medyadan tanıdığınız Süleyman Demirel’den farklı bir kişilikle karşılaşabilirsiniz. O’nun yaşanan günü değil, yaşanacak yarınları görerek ısrarla yürütmeye çalıştığı demokrasi mücâdelesine ve insanlığa yaklaşımındaki derin felsefeye şâhit olacak ve takdirle hatırlayacaksınız.

Azerbaycan -Türkiye ilişkilerinde oluşturduğu mes’ut birlikteliği ve samîmi dostluğu devam ettirebilme azmini İlham Aliyev'den öğrenecek, Nursultan Nazarbayev'in ufuk turunda o günün Türk dünyasında yaratılan itimat ve güveni, Mehmet Ali Bayar’ın hatıralarında ise, Türk Dünyası’nın Sokrates’ini bulacaksınız.

Bulgaristan Cumhurbaşkanlarından Petar Stoyanov’un O’ndan edindiği barış ve güven anlayışının yanı sıra Gagauzların Moldova ile bir arada yaşamalarına yaptığı rehberlik ve katkıyı Moldova'nm önceki Cumhurbaşkanlarından Mircea Snegur ve Petru Lucineshi’den öğreneceksiniz.

Romanya’da iki defa Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunmuş olan İon Iliescu’nun, Demirel ile birlikte çalışırken O’ndan duyduğu güçlü, yapıcı ve güven verici işbirliğini, Bosna Hersek’te genç yaşta Cumhurbaşkanlığına gelen Mladen Ivaniç’in ‘Yaşlandığımda O’nun gibi olmak isterim’ deyişini gene bu kitapta okuyacaksınız.

Beraberinde çalışan bakanların, milletvekillerin, bürokratların yanı sıra muhaliflerinin ve O’nu tanımış olanların farklı bakış açıları ile, farklı konulardaki tespit ve değerlendirmelerini okudukça O’na olan hayranlığınız artacak, dünya ile ilişkilerde Türkiye Cumhurbaşkanı olarak ülkemize kazandırdığı prestij ile gurur duyacaksınız.

(Akkan Suver’in kaleme aldığı Arka kapak yazısından iktibastır.)

Sözlerinden Seçmeler:

1967 yılında imzalanan anlaşmalar gereği; bedelini tütün, fındık, kuzu üzüm, kuru incir olarak vermek üzere Sovyetler Birliği bize; İskenderun Demir Çelik Fabrikası, Seydişehir Alüminyum Tesisleri, Aliağa Rafinerisi, Samsun Bakır Tesisleri, Artvin Lif Levha Fabrikası gibi tesisleri kuruyordu. Sağ görüşlü olduğu bilinen Süleyman Demirel’e soruldu:

Antikomünist görüşlerin hâkim olduğu NATO üyeliğimize rağmen dünyaya komünist rejimi benimsetmeye çalışan Rusya’ya çok sayıda tesis kurdurmak fazlaca cür’et değil mi?

Demirel’in cevabı şimşek gibi âni ve parlaktı:  

Ben bu tesisleri parayla değil, mal karşılığında kurduruyorum. Anlaşmaları imzalarken de ‘Ben sizden ideoloji değil, teknoloji satın alıyorum’ diyerek kendilerini uyardım. Onlar da bu fabrikaların montajı sırasında ideolojik propaganda yapılmayacağına dâir söz verdiler. Allah için sözlerinde durdular. Fabrikaların montajı sırasında tek bir ideolojik olay yaşanmamıştır.  

***

Süleyman Demirel anlatıyor:

‘1949 yılında, ihtisas için bir yıllığına Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildim. ABD'de, Batı ve Doğu eyâletlerine gittim; mesleğimle ilgili çalışmaları inceledim. Orada gördüklerim beni hem çok şevklendirdi, hem de hasta etti.

Gördüğüm her medenî eser, ‘Benim memleketimde niye yok?’ diye beni üzüntülere soktu.

Hiç unutmuyorum, Las Vegas civârında, Colorado Nehri üzerinde kurulu Boulder Barajı, o zaman Amerika'nın çok övündüğü en büyük tesisti; 1930'lu, 1940’lı yıllarda yapılmıştı. O tesisi üç gün seyrettim. Her sabah gidiyor ve bir taşın üzerine oturarak, barajı seyrediyordum. O büyüklükteki bir tesisi, Keban Barajı'nın, temelini 1966 yılında atarak biz yaptık. Ne zaman Keban Barajı'nın üzerinden uçsam ve oralara yolum düşse, aradan yaklaşık 50 sene geçmiş olmasına rağmen, bunları birbirine bağlarım.

 

 

 

Dr. AKKAN SUVER:

     İstanbul, 1942 doğumludur. Sent Benoit Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Bünyesindeki Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun oldu.

     Gazeteciliğe 1962 yılında Son Saat Gazetesinde başladı. Daha sonra Falih Rıfkı Atay’ın sâhibi olduğu Dünya Gazetesi’ne geçerek burada Editör Yardımcısı olarak çalıştı. Askerlik görevini 1966-1968 yıllarında Genelkurmay Başkanlığı’nda yedek subay olarak tamamladı.

     1968-1971 yılları arasında Engin Köklüçınar ile birlikte Yenigün Gazetesi’ni yayınladı.

     Çok iyi derecede Fransızca bilen Dr. Akkan Suver, 1971-1976 yıllarında İstanbul’da Fransızca olarak günlük yayınlanan ‘La Gazetta’nın Baş Editörlüğü’nü yaptı. 1976-1980 yıllarında Hergün, Güneş, Ortadoğu, Tercüman, Türkiye ve Dünya gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. 1980-1987’de Haftalık Yeni Düşünce Dergisi’ni yayınladı. 1987-1995 yıllarında Milliyetçi Hareket Partisi Sözcüsü, 1995-1997 yıllarında Genel Sekreter Yardımcısı olarak aktif politika ile ilgilendi.

     1990-2000 yılları arasında Türkiye Boks Federasyonu Başkan Yardımcılığında ve Dünya Boks Federasyonu İlmî Komite Üyeliğinde bulundu. 2000 yılında Beyaz Rusya’da, 2001 yılında Özbekistan’da, 2002, 2003 ve 2005 yıllarında Azerbaycan’da, 2007 yılında Kazakistan ve Özbekistan’da yapılan seçimlere gözlemci olarak katıldı.

     1997 yılında Türkiye’nin en prestijli, dünyanın ise itibarlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Marmara Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın başkanlığına seçildi. Hâlen bu görevi yürütmektedir.

     Bakû Üniversitesi Milletler Arası İlişkiler Fakültesi tarafından kendisine ‘Fahri Doktor’  unvanı verilmiştir.

     26 Mayıs 2008 târihinde Montenegro Devleti tarafından İstanbul’a Fahri Başkonsolos olarak tâyin Dr. Akkan Suver bu görevi 12 yıl îfa etti.

     2011-2012 yıllarında Karadeniz Hazar Denizi Uluslararası Vakfı (BSCIF) dönüşümlü Başkanlığını yaptı.

Türk sivil toplumu adına Azerbaycan’da, Özbekistan’da, Bulgaristan’da, Kırgızistan’da, Gürcistan’da çeşitli zamanlarda gerçekleştirilen seçimlerde ‘Gözlemci’ statüsünde yer almıştır.

     Geride bıraktığımız yıllarda, Türkiye’de başlattığı daha sonra milletlerarası barış alanında gerçekleştirdiği kültürlerarası diyalog çalışmalarından dolayı 2007 yılında Papa 16. Benedict tarafından Papalık Madalyası ile onurlandırılan Dr. Suver’e bugüne kadar Azerbaycan Devleti tarafından Terakki Madalyasi (2006) ile Dostluk Ordeni (2011), Moğolistan Devleti tarafından Cengiz Han Madalyası (2006), Gümüş Yıldızı Madalyası (2009) ve Kutup Yıldızı Madalyası (2012) verilmiştir.

Kültürlerarası Diyalog çalışmaları ile uluslararası alanda kabul gören Dr. Akkan Suver’e 14 Şubat 2013’de Balkan Barış Kulübü tarafından Balkan Barış Madalyası verilmiştir.

     Dr. Suver’e takdim edilen diğer armağanlar:

14 Ekim 2014 târihinde Moldova Gagavuzya Yeri’nin en yüksek Nişan’ı olan "Gagavuzya Yeri Ordeni"

20 Kasım 2014 târihinde Komünizm’in bitişinin 25. Yılı münasebetiyle, Bükreş’te Romanya Başbakanı Victor Ponta tarafından "Romanya Devlet Nişanı"

23 Kasım 2014 târihinde Viyana’da Viyana Ekonomi Forumu tarafından "Stratejik Partner Ödülü"

17 Aralık 2014 târihinde Romanya’nın Ankara Büyükelçisi Radu Onefrei tarafından sunulan "Türk-Romen İlişkileri Dostluk Ödülü"

21 Ocak 2015 târihinde Gagavuzya Başkanı Mihail Formuzal, Gagavuzya’nın Moldova Parlamentosunca 23 Aralık 1994 târihinde kabul edilen Özerkliği’nin 20. yılı münasebetiyle tertiplediği etkinlikler çerçevesinde "20. Yıl Hürriyet Madalyası" sundu.

     2016 yılında Azerbaycan Devleti tarafından "Enerji İşçisi", aynı yıl Slovenya'da bulunan Hayat Boyu Eğitim Akademisi tarafından "Bilge Büyükelçi" diploması,

     9 Haziran 2017 günü Arnavutluk Devleti, Cumhurbaşkanı Bujar Nishani eliyle sunulan "Devlet Sivil Liyakat Nişanı.

Dr. Suver Türkiye’nin tanınmış gazeteci ve yazarlarındandır. Kitapları Türkçenin dışında Azerbaycan Türkçesi, İngilizce ve Karadağca dillerinde de yayınlanmıştır. Halen İzmir’de yayınlanan Gözlem Gazetesi’nde yazmaktadır.

     Her yıl tertip ettiği Milletlerarası Avrasya Ekonomi Zirvesi toplantılarının 23 üncüsü, hazırlıkları tamam olmasına rağmen, 2020 yılında pandemi felâketi sebebiyle gerçekleştirilemedi.

    Dr. Akkan Suver evli ve 3 evlat babasıdır, Fransızca ve İngilizce bilmektedir.