IMG-LOGO
Güncel

Sıra Dışı Bir Ülkücü; Aren Manuel Bırkalayan

26 11 2020

Tanışma hikâyemiz epey uzundur. Onu başka zaman anlatırım. Aren Manuel’in ailesi 1915’deki tehcir esnasında Van’da yaşamaktadır. Büyük dedesi Agop Efendi, İttihat ve Terakki’nin kudretli lideri Cemal Paşa’ya olan yakınlığını kullanarak aileyi tehcirden kurtarır ve yine Cemal Paşa’nın himayesinde İstanbul’a göç eder. Son derece mahir bir kuyumcu olan Agop Efendi Kapalıçarşı’da dükkân açıp mesleğini burada devam ettirir. Kapalıçarşı’daki bu dükkân tevarüs yoluyla Aren’in babası Artin Bey’e geçer. Şu an 60’larının sonunda olan Artin Bey hala her sabah 4:00’te kalkıp Kapalıçarşı’ya gitmekte ve işlere bizzat nezaret etmektedir.

            Aren, Artin Bey ve Maria Hanım’ın tek çocuğudur. Ailesi Aren’in yüksek tahsil yapmasını çok istemesine rağmen Aren’in o taraklarda bezi yoktur. Akrabalarının ve arkadaşlarının tamamına yakını Galatasaray Lisesi, Robert Kolej gibi okullardan mezun olup, yurt dışında lisans ve lisansüstü eğitimi almış kişilerdir. Aren ise Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nin bitirdikten sonra açık öğretim işletme fakültesine kaydolmuştur. Eğitimine devam etmektedir. Son yıllarda çıkan öğrenci aflarından yararlandığı için okuldan kaydı silinmemiştir.

            Aren’in okumaya pek hevesli olmaması üzerine, babası Artin Bey “hiç olmazsa zanaat öğrensin, esnaf olsun, hem işleri de artık oğluma devrederim” diye Aren’i Kapalıçarşı’ya götürmek ister. Ancak, hayatı boyunca ekmek elden su gölden yaşamaya alışmış olan Aren için iş hayatı pek de cazip gelmemektedir. Bir evin tek çocuğu olması bu durumu daha da tetiklemektedir.

            Aren’in dünya görüşü ise bir hayli ilginçtir. Cemal Paşa’nın vakti zamanında dedesine yardımcı olması nedeniyle koyu bir İttihat ve Terakki hayranıdır. Bu İttihat ve Terakki hayranlığı zaman içinde koyu bir Türk milliyetçiliğine dönüşmüştür. Odasının bir duvarında altın işlemeli bir Osmanlı arması (Bu armayı Artin Bey bizzat kendisi yapmıştır), diğer duvarında ise Alparslan Türkeş posteri asılıdır. Ailesi değişen konjonktüre göre merkez sağ veya merkez sol partilere oy verirken, 2015 Kasım seçimlerine kadar Aren sadece MHP’ye oy vermiştir.


            7 Haziran 2015 akşamı, seçim sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra Devlet Bahçeli’nin “bu işin sonu erken seçimdir” çıkışı yapması Aren’i fevkalade öfkelendirir. “MHP’nin başında Bahçeli olduğu sürece bir daha asla MHP’ye oy vermeyeceğim” diye büyük yemin eder. 1 Kasım 2015’de yapılan “tekrar seçimde” oyunu CHP’ye verir.

            Devlet Bahçeli'ye neden kızdığını sorduğumda "Bahçeli MHP'yi iktidar yapmak istemiyor, o yüzden kendisine öfkeliyim" diye cevaplamıştı. Bahçeli'nin anne tarafından uzaktan akrabası olduğunu, ancak ilkelerinin akrabalık bağından daha önemli olduğunu da eklemişti. Aren'in yalan söylediğine hiç şahit olmadım, ancak Bahçeli'yle akraba olduğu yönündeki iddiasını inandırıcı bulduğumu söyleyemem.


            CHP’ye oy vermek Aren’in iç dünyasında büyük fırtınaların kopmasına sebep olur. Ülkücü kimliğine aykırı hareket ettiğini düşünmekte ve CHP’ye verdiği oydan pişmanlık duymaktadır. Bu pişmanlığın bedelini ödemek için bir çeşit “tövbe” etmeye karar verir. Annesi Maria Hanım’dan 10 bin Dolar alır. 5 bin doları Ortaköy’deki Ermeni Yetimhanesi’ne, 5 bin doları da (Diyanet’e güvenmediği için) Fatih Çarşamba’daki Mahmut Efendi Cemaati’ne bağış olarak verir. (Arkadaşları arasında o paranın tamamını gece hayatında tükettiğini iddia edenler varsa da, şu ana kadar bu iddiayı ispatlayacak bir delil ortaya konamamıştır)


            15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde, askeri protesto etmek için Boğaziçi Köprüsü’ne giden kalabalığın içinde Aren de vardır. Askeri sadece protesto ettiğini ancak askere dayak atan grubun içinde yer almadığını söyler. "Vatani görevini yapan Türk askerine el kaldıramazdım" diye de ekler.


            Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milliyetçi çıkışları, Aren’i etkilemeye başlar ve kendisine bir şans verilmesi gerektiğini düşünür. 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumda, EVET oyu kullanır.


            2018 yılında erken seçim kararı alınması, Aren’de kafa karışıklığına neden olur. Bir yanda gönül verdiği ancak “Bahçeli başındayken oy vermeyeceğim” diye büyük yemin ettiği MHP, diğer yanda Afrin Harekâtı nedeniyle sempati duymaya başladığı Ak Parti, daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan vardır. Neyse ki bu iki parti seçim ittifakı yapar da Aren’in işi kolaylaşır.”Ha o ha diğeri” der. Oyunu milletvekili seçimlerinde yine MHP’ye, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Recep Tayyip Erdoğan’a atar.


            Seçim gecesi, arkasında “Reis bizi Afrin’e götür” yazan arabasıyla kutlamalara katılır.

            Yukarıda bahsettiğim arabasındaki yazıyı gördüğümde kendisine “sen askerlik yaptın mı?” diye sormuştum. “Bir önceki bedellide 18 bin lira verdim” diye cevaplamıştı.

            Aren Manuel Bırkalayan, sadece benim tanıdığım değil dünya tarihinin görüp görebileceği en ilginç kişilerden biridir. Aren’le alakalı ilginçliklere ilerideki yazılarımda yeri geldikçe değinmeye devam edeceğim.