IMG-LOGO
Güncel

Enis Berberoğlu Kararı ve Normlar Hiyerarşisinin İflası

15 10 2020

Hukuk kuralları arasında tıpkı organizasyonlarda olduğu gibi bir hiyerarşi yani ast-üst ilişkisi vardır. Bu ilişkiye “Normlar hiyerarşisi” denir. Bu hiyerarşinin en tepesinde Anayasa vardır. Anayasanın altında kanun, kanunun altında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin altında yönetmelik, yönetmeliğin altında ise genelge vardır. Bu hiyerarşi aşağıya doğru “amirin emri” ne kadar ilerler.

 

            Normlar hiyerarşisinin varlık sebebi ise şudur; hiyerarşi içindeki alt hukuk kuralları üst hukuk kurallarına uygun olmak zorundadır. Buna göre kanunlar Anayasaya, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri kanunlara, yönetmelikler Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine, genelgeler yönetmeliklere ve nihai olarak “amirin emri” bunların hepsine uygun olmalıdır. Anayasaya aykırı bir kanun hükmü, kanuna aykırı bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aykırı bir yönetmelik, yönetmeliğe aykırı bir genelge ve tüm bunlara aykırı bir emir söz konusu olamaz. Böyle bir aykırılığın söz konusu olması halinde ortada açık bir hukuksuzluk var demektir. Hukuksuzluğun denetimini ise yargı sistemi yapar.

 

            Yargı sistemi de kendi içinde bir hiyerarşiye sahiptir. Yargı sistemi, “adli yargı”, “idari yargı”, “uyuşmazlık yargısı” ve “Anayasa yargısı” olarak örgütlenmiştir. Adli yargı deyince Hukuk ve Ceza mahkemeleri ile bunların üst mahkemesi olan Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemelerini ve en en üst denetim yani temyiz mercii olan Yargıtay’ı; idari yargı deyince İdare ve Vergi mahkemeleri ile üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemelerini ve temyiz mercii olan Danıştay’ı; uyuşmazlık yargısı derken Uyuşmazlık Mahkemesi’ni; nihayet anayasa yargısından bahsederken de Anayasa Mahkemesi’ni kast ediyoruz.

 

Adli yargı, idari yargı ve uyuşmazlık yargısı birbirine denk yargı kolları olarak değerlendirilir ancak Anayasa yargısının statüsü farklıdır. Nasıl ki Anayasa, ülkedeki bütün hukuk kurallarının tepesindedir aynı şekilde anayasa yargısı da diğer tüm yargı kollarının üzerindedir. Yine buradan yola çıkarak Anayasa Mahkemesi de tüm diğer mahkemelerin ve yüksek mahkemelerin üzerindedir. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar ilk derece mahkemeleri ile istinaf mahkemelerini ve temyiz mercii olan yüksek mahkemeleri (Yargıtay ve Danıştay’ı) bağlar!

 

            Geçtiğimiz gün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin milletvekili Enis Berberoğlu hakkında daha önce verdiği hak ihlali kararına istinaden yapılan yeniden yargılama talebini reddetti ve bu red kararıyla Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararı hiçe saydı. Bu kararın farklı siyasi saiklerle alındığı aşikâr.

 

            Hukuk, bir ülkede yaşayan bütün insanların birlikte huzur içinde yaşamalarını amaçlayan ve bu amaçla var olan bir sistem. Bu nedenle hukuk kuralları herkesin uymak zorunda olduğu kurallardır. Bu herkesin içinde düz vatandaş kadar, devlet memurları, iş adamları, siyasiler, hâkim-savcı gibi yargı görevlileri ve hatta Cumhurbaşkanı bile vardır. Cumhurbaşkanı bile hukuk kurallarına uymak zorundadır.

 

            Kanun, devletin vatandaşına verdiği sözdür. Devlet kanuna aykırı bir fiil işlerse ve üstüne bir de bu kanuna aykırılığı hukuk yoluyla gidermezse vatandaşına verdiği sözde durmamış olur. O zaman da kanunu ihlal etme, kanuna uymama durumu vatandaş için adeta bir hak haline gelir. Devletin kendisinin koyup kendisinin uymadığı kurala vatandaş da uymaz. O zaman da kargaşa ve anarşi ortamı doğar. Bu kargaşa ve anarşinin tek müsebbibi, tek suçlusu devlet olur. Devlet, kendisine gelip hayatın her alanında hukuku hâkim kılmalıdır. Ekonomik sorunların getirdiği zararlar bir şekilde telafi edilir ama hukuksuzluktan doğan yaralar kolay kolay iyileşmez! Vesselam…