IMG-LOGO
Güncel

Londra Kraliyet Sanat Akademisinde: Türkler (3)

24 June 2020

    Uzun uzadıya nitelediğimiz; ayakta direktif verir şekilde yapılan bu iki kara kalem Şeytan resmi, 14. asır Orta Asyası’na tarihlenmektedir.

     27. 3 x 15. 6 cm boyutlarındaki kâğıt üstüne donuk boya maddesi, mürekkep ve altın kullanılarak resmedilmiştir.

     Sonraları bu resim “Siyah Kalem Muhammed” adındaki bir ressama isnat ettirilip dayandırılmıştır.

     Aslı; İstanbul, Topkapı Sarayı Müzesinde H. 2153, fol 48 a’da kayıtlıdır.

     Siyah Kalem Muhammed’e isnat edilip, dayandırılan birçok resimler, çizimler ve tasvirler var.

     O günkü insanın hayal dünyasında yer eden şeylerin arasında,

     Şeytan tasvirlerinin de bulunması çok doğal...

     Bu tasvirlerin sergide yer alması tabii ki gerekli. Nitekim yer almış.

     Elbette Şeytan çizimi sergide belli yerde olacaktır. Ve olmalıdır da.

     Fakat bu Şeytan çiziminin girişte Türkler serlevhasının alt iki yanına yine “TURKS” başlıkları altına konulmasının te’vili mümkün değildir. Bunun iler tutar tarafı yoktur. Mantıkî açıklaması da olamaz!

     Çünkü zırva te’vîl götürmez. Bu bir düşüncesizlik eseri değildir. Olsa olsa hinoğluhinliktir.

     Dediğim gibi beni asıl şaşırtan, Türk ilgililerin bu kadar saf oluşlarıdır.

     Oysa “Hüsnü zan ademi itimad.” asıl olmalı. Yani güzel zan ve sanı da bulunmalı.

     Ama tedbiri de elden bırakmamalıdır.

     Biz AB için deli divane olurken,

     Biz AB’ye girmek için çırpınıp dururken,

     Biz AB’ye dâhil olmak, onun bir parçası; daha doğrusu bir uydusu, maalesef arkasında gezen bir kuyruğu olmak için yırtınıp dururken, her şeylerini iyiye yorup, ne derlerse eyvallah deyip, ne yaparlarsa bir hikmeti vardır sanıp, ne isterlerse verelim gitsin diye düşünürken...

     Adamlar; her şeyi, her faaliyeti nasıl Türklerin aleyhinde kullanabiliriz diye kafa yoruyorlar. Ve bulmuyor da değiller.

     Bunun son örneği: Gayet güzel ve yerinde düşünülmüş bir fuar, Türk Sanat Tarihi’nden, Türk Kültür Tarihi’nden büyük bir kesit sunarken ortaya konulmuş, en güzel bir sanat faaliyeti hem de resmî kanaldan yapılan güzel bir sanat hizmeti dünya insanlarına sunulurken; sinsi hedef, gizli gaye güdülmüş...Olmadık şey düşünülmüş. Ne yapıp edip tanıtıcı afişte Türkler kelimesinin alt iki yanına, sergide yer alan ve alması çok tabii olan Şeytan tasvirini koyarak; Türkler Şeytan’la bir tutulmuş!

     Türkler hakkında korkunç, yersiz ve şerefsiz bir harekette bulunulmuştur!

     Türk Hükümeti; bunun sorumlularının bulunmasını, derhal İngiliz hükümetinden istemeli.

     Türk Milleti’nden resmen özür dilemeleri sağlanmalıdır.

     Ben, inanıyorum ki, iyi niyetle tasarlanan bu faaliyetten,

     Nasıl Türkler aleyhinde istifade edebiliriz diye düşünen Türk düşmanı kimseler çıkmış;

     Bu yakışıksız olarak hazırlanan tanıtıcı afişleri;

     Galeri binasının ön cephesinin iki yanında, el âleme karşı günlerce sallandırmasını bilmişler...

     Bizleri uyutarak, dünya milletlerini de kandırmayı başarmışlardır.

     Bu, asla geçiştirilecek bir mesele değildir. Muhakkak açıklığa kavuşturulmalı.

     Türk Milleti’ne ve Türk Tarihi’ne vurulmak istenen bu kara lekeden kurtulmanın,

     Mutlaka bir çaresine bakmalıdır.

     Bir milletin şeref ve haysiyetiyle bu kadar oynanamaz.

     Bir millet asla Şeytan’la bir tutulamaz.

     Ayıptır, günahtır.

     Bu vebal altında, önce bu şenaati işleyenler kalır.

     Sonra da, bunun hesabını sormayan Türk resmî makamları.