IMG-LOGO
Güncel

Londra Kraliyet Sanat Akademisinde: Türkler (2)

23 June 2020

     Gelelim sadede, görmeye gelenleri ilk karşılayan ucubeye, tuhaflığa ve onları sukût-u hayâle uğratıcı heyûlâya.

     İşte göze batan korkunç ve korkutucu, çocukların rüyalarına girecek olan dehşeti resmeden kahverenkli iki afişteki silüet:

     Tahminen iki metre uzunluğunda, bir metre kadar genişlikte fakat korkunç ve dehşetli görünümüyle kapının iki yanından sarkıtılan iki Şeytan tasviri.

     Ana kapının iki tarafında, yukarıdan aşağıya doğru sarkıtılmış o iki bez afişte ucube birer canavar, birer yaratık, ürkütücü iki Şeytan resmi bulunuyor!

     Başlarının iki yanlarından, üstlerinde ikişer küçük boynuz çıkıntısı daha bulunan, uçları sivri, geyik boynuzları gibi ikişer siyah boynuz uzanıyor.

     Alnı altında kaşları çatık, kızgın, düşmanca bakışlı iki göz!

     Çocukların düşlerine girecek birer heyûlâ, gençleri ürküten birer manzara, yaşlıları şaşırtan bir karşılama!

     Sol elleriyle tuttukları bir asaya dayanmış vaziyette ayakta duruyorlar!

     Sağ el parmaklarından biri hâriç diğerleri yumulu.

     Sol bacakları bükülerek sağ dizlerine konulmuş durumda.

     Belden aşağıya doğru sarkan uzun kuyrukları var!

     Uçlarında korkunç bir ejderha başı bulunuyor.

     Karınları kırış kırış, katmer katmer desek daha doğru.

     Vücutları çıplak, bellerinde sanki dışı siyahımsı içi / astarı kırmızı bir peştemal / önlük var.

     El bileklerinde, omuza yakın kollarında ve ayak bileklerinde halkalar var.

     Ağızları yarı açık biçimde. Alt üst çenelerde keskin dişler.

     Alt çenelerde ikişer diş, sivri ve iri olarak diğerlerinden büyük ve uzun. Kesici ve parçalayıcı.

     Üst sağ çenelerden de bir sivri uzun diş kendisini gösteriyor.

     Üst dudak üstünden yani bıyık yerlerinden göğüslerine doğru siyah kıllar uzanıyor.

     Tehditvâri / tehdit edercesine bir şeyler söylüyor şeklinde resmedilmişler.

     Vasıf ve niteliklerini belirtmeye çalıştığım, bez afişlerdeki bu korkunç Şeytan silüetleri; daha evvel söylediğim hâlde şaşkınlıktan yine “Nerede?” diye sorarsanız değerli okur; nerede mi?

     Aylarca reklamı yapılan, dünya âleme ilân edilen Türklerin M. S. 600 - 1600 tarihleri arasındaki 1000 yıllık serüvenlerinin tarihe vurduğu damganın somut kalıntılarının sergilendiği, Türkler hakkında tertip edilen sanat fuarının kurulup teşhir edildiği yerde!

     Evet, vasıf ve niteliklerini verdiğim ve Şeytanı tasvir eden bu ikiz silüet; binanın cephesine iri harflerle yazılan: “Royal Academy of Arts: TURKS” şeklindeki takdim yazısının altına düşen iki tarafında yer alıyor: Yani Kraliyet Sanat Akademisi’nin Türk girişimcileriyle birlikte hazırlamış olduğu TÜRKLER hakkındaki, sergiyi belirten yazının hemen iki tarafında yer alıyor.

     Böylece, sergiyi / fuarı âlâyı vâlâ ile dünyaya duyuranlar, asıl amaçlarına ulaşmış bulunuyor.

     TÜRKLER kelimesinin alt iki tarafında yer alan bu Şeytan sembolleriyle; “TÜRKLER” deyince “Şeytan” akla gelmeli demek isteniyor. Yani “Türkler eşit Şeytandır!”

     Türklerin Şeytandan farkı yoktur! “Türk” deyince, aklınıza “Şeytan” gelmeli demek isteniyor!

     “Türkleri tanıtalım” derken, gizli ve asıl amacın ne olduğu da böylece anlaşılmış oluyor.

     Benim asıl üzüldüğüm nokta; Türklerle müştereken hazırlanan bu serginin bu şekilde afişe edilmesine Türklerin itiraz etmeyişidir!

     Bu kadar saflığa ve iyi niyete pes doğrusu!

     Ya Türk Konsolosluğunun bunu görüp de mesele etmemesine ne demeli?

     Ya orayı gezen Türk vatandaşlarının; Türkler karşısında yapılan bu ince taşlamayı sezmemelerine ne demeli?

     Derken Türkler için “Cehlin bu mertebesi sehl / kolay olmaz!” diyor.

     İngilizler için ise “Sehlin bu mertebesi cehl olmaz!” diye durumu hükme bağlıyorum.